FÖŞ, “kur krizi kaçınılmaz” görüşüne karşı çıkarak, Merkez Bankası’nın mevcut araçlarıyla TL’yi savunmaya devam edebileceğini savunuyor. Jeopolitik risklere ve iç siyasi belirsizliklere rağmen, güçlü TL politikası sürdürülebilir.
Yüzyılın başından beri uykusuzluk çekiyorum; buna şimdi İran Savaşı da eklendi — ki ben buna gerçek adıyla Körfez Krizi diyorum. Gecenin bir yarısında, tıpkı yarım saat önce yaptığım gibi (Türkiye’de Cumartesi saat 02:00), aniden uyanıp Körfez Krizi’ndeki tüm gelişmeleri, ne kadar küçük olursa olsun, izliyor ya da okuyorum. Bu tür takıntılı davranışlara bugünlerde “doom scrolling” deniyor galiba; ben ise buna “war porn” diyorum. Çünkü tıpkı pornografi gibi bağımlılık yapıyor ve insanı tamamen ele geçiren bir tutkuya dönüşüyor.
Peki, Körfez Krizi üzerine saatler süren incelemelerimden ne sonuç çıkardım? Pakistan’daki görüşmeler kalıcı bir ateşkese yol açmayacak. Çatışmalar önümüzdeki Cumartesi yeniden başlayacak ve İran ile İsrail birbirlerini vuracak mühimmatları tükenene kadar sürecek. Bu zorunlu ara sona erdiğinde bile krizin nedenleri ortadan kalkmış olmayacak ve bunun tetiklediği arz şokları küresel ekonomik dayanıklılığı en az bir yıl daha zayıflatmaya devam edecek.
Aslında bu yazı, TCMB’nin rezerv yakımı ve Türk ekonomistlerin çoğunluğunun benimsediği “TL aşırı değerli, bu kuru savunmak boşuna” görüşü hakkında. Ya kur tamamen piyasa güçlerine bırakılmalı ya da TCMB, ödemeler dengesi krizinden kaçınmak için TL’yi dolar karşısında bir gecede yaklaşık %25 devalüe etmeli.
Şunu kabul ediyorum ki ben vasat bir ekonomistim ve Türkiye’de hâlâ tanınmamın nedeni finans eğitimi almış olmam ve 35 yıldır siyasi analiz yapıyor olmam. Tezim çok basit: Mevcut güçlü TL politikası, büyük bir dış ticaret hadleri şoku yaşanan bir dönemde TL’nin aşırı değerlenmesini artırarak ihracatı ciddi şekilde zedeliyor; bu kesinlikle çözülmesi gereken bir sorun. Ancak TL’nin dolar karşısında “denge seviyesine” bırakılmasıyla kıyaslandığında bu sorun daha küçük kalır. Çünkü böyle bir adım devasa bir enflasyon şoku yaratır ve Erdoğan’ın zaten zayıflamış olan siyasi desteğini ciddi biçimde sarsar.
Elbette siyasi gereklilikler ekonomik politika değildir. Asıl soru şu: Benim yazının başında kısaca çizdiğim Körfez Krizi senaryosunda — yani nisan sonuna kadar sürecek kinetik çatışma ve ardından bir yıl sürecek arz şoku ortamında — TCMB güçlü TL politikasını sürdürebilir mi?
Yazının devamı için TIKLAYINIZ!
