Türkiye’nin Jeostratejik Mücadelesi ve Türkiye Yüzyılı

Dünya siyaseti 2. Dünya Savaşı’ndan sonra, bir kez daha yeni bir güç dengesine doğru ilerliyor. 1990’ların başında Soğuk Savaş sona erdikten sonra oluşan ‘Tek Kutuplu Düzen’ çözülürken, çok kutuplu, çok merkezli ve çok katmanlı yeni bir uluslararası sistem yükseliyor. Bu yeni dönemde devletlerin küresel sistemdeki özgül ağırlığını yalnızca ekonomik büyüklükleri veya askeri kapasiteleri belirlemeyecek. Milli gücünü bütün unsurlarıyla koruyan, geliştiren ve değişen şartlara göre tahkim eden ülkeler yeni küresel düzende daha geniş bir stratejik hareket alanı kazanacaklar.

Türkiye’nin zorlu yüzyılı, 1916 ile 2016 arasındaki netameli süreç bu bakışla iyi okunmalı ve analiz edilmelidir. Türkiye’nin son yüzyılı, milli gücünü zayıflatmaya yönelik çok katmanlı tehditler ile milli gücü koruma, güçlendirme, geliştirme ve değişen uluslararası şartlara göre aralıksız tahkim etme iradesi arasındaki kesintisiz jeostratejik mücadelenin tarihidir. Bu zorlu süreçte kimi liderler tarihe önemli izler bıraktılar. Bugün, güçlü, kararlı ve vizyoner liderliği ile, Türkiye’nin Milli Güç mücadelesine tarihe geçen dokunuşlar yapan, müstasna katkılar sağlayan Cumhurbaşkanımız Erdoğan, uzunca bir süredir Türkiye’nin kesintisiz jeostratejik mücadelesine yönelik önemli tespitleri en net şekilde vurgulamaktadır.

Yazının devamı için TIKLAYINIZ!

@ParaBorsaNet'i X'te Takip Et!

ÖNEMLİ HABERLER VE GÜNCEL PİYASA YORUMLARINI KAÇIRMAMAK İÇİN BURAYA TIKLAYARAK HEMEN X'TE BİZİ TAKİP EDİN!