İnfo Yatırım Haftalık Makro Bülten – (4-8 Mayıs 2026)

Haftalık Gelişmeler

Jeopolitik Gerginlikler Eşliğinde Enflasyon

Türkiye gibi gelişmekte olan bir ekonomide enflasyon, yalnızca fiyatlar genel düzeyindeki artışı değil, aynı zamanda makroekonomik istikrarın, gelir dağılımının ve büyüme dinamiklerinin temel belirleyicisini ifade eder. Yüksek ve volatil enflasyon, hanehalkının alım gücünü aşındırarak tüketim kararlarını bozarken, firmalar açısından fiyatlama davranışlarını belirsizleştirir ve yatırım ufkunu daraltır. Bu durum, uzun vadeli sermaye birikimini zayıflatırken risk primini artırarak finansman maliyetlerini yukarı çeker. Ayrıca enflasyonun kalıcılığı, para politikasının kredibilitesini test eder, beklentilerin çıpalanamadığı bir ortamda kur geçişkenliği ve maliyet baskıları daha hızlı fiyatlara yansır. Sonuç olarak, Türkiye ekonomisinde sürdürülebilir büyüme ve öngörülebilir bir yatırım iklimi için enflasyonun düşük, istikrarlı ve öngörülebilir bir patikaya oturtulması kritik öneme sahiptir.

ABD–İran arasında halihazırda süren bir çatışma ve özellikle Hürmüz Boğazı’nın kapanması, küresel enflasyon üzerinde klasik bir arz şoku etkisi yaratırken. Bu etkinin şiddeti oldukça ses getiriyor: Hürmüz, dünya petrol ticaretinin kritik bir geçiş noktası olduğu için buradaki kesinti, enerji arzını fiilen daraltarak petrol ve doğalgaz fiyatlarında sert ve hızlı artışlara yol açabiliyor. Bu gelişme, başta ulaştırma ve sanayi olmak üzere tüm üretim zincirine maliyet enflasyonu olarak yansırken, küresel ölçekte manşet enflasyonu da yukarı itiyor. Türkiye gibi net enerji ithalatçısı ekonomilerde ise etki bu durum daha belirgin olabiliyor. Artan enerji maliyetleri cari açığı büyütürken, enflasyona da ivme kazandırıyor. Bu kapsamda savaşın kısa vadede maliyet enflasyonu dalgası yaratıyor.

Navlun ve taşıma maliyetlerindeki artış, enerji girdilerinin pahalanması ve arz ve tedarik zincirinde yaşanan aksaklıklar birlikte değerlendirildiğinde, gıda fiyatları üzerinde de maliyet enflasyonu baskısı oluşturabilir. Tarım sektöründe gübre, sulama, seracılık ve lojistik gibi alanlarda yoğun biçimde enerjiye bağımlı olduğu için enerji fiyatlarındaki yükseliş doğrudan üretim maliyetlerine yansıyabiliyor. Buna ek olarak nakliye maliyetlerindeki artış, ürünün tarladan sofraya ulaşana kadarki tüm aşamalarda fiyatların kademeli olarak şişmesine neden olabiliyor.

Bu gelişmeler ışığında bugün yurt içinde enflasyon verisi açıklanacak. TCMB’nin Nisan ayında enflasyonun Mart’a kıyasla daha yüksek seviye beklediği PPK’da yer almıştı. Piyasa beklentisi %3’ün üstünde yoğunlaşırken, bizim beklentimiz, %2,5 seviyesinde.

Kaynak: İnfo Yatırım

@ParaBorsaNet'i X'te Takip Et!

ÖNEMLİ HABERLER VE GÜNCEL PİYASA YORUMLARINI KAÇIRMAMAK İÇİN BURAYA TIKLAYARAK HEMEN X'TE BİZİ TAKİP EDİN!