Haftalık Bülten
Küresel piyasalarda haftanın ana temasını; majör merkez bankalarının faiz kararları (Fed, ECB, BoE), ABD-İran ve İsrail ekseninde tırmanan sıcak çatışmalar ile petrol arzına yönelik artan endişeler oluşturdu. Orta Doğu’da artan jeopolitik risklerin ardından küresel ölçekte majör merkez bankalarının faiz indirim döngüsüne ara verebileceğine ilişkin beklentiler güç kazandı. Petrol fiyatlarında 90- 100 dolar üzerinde kalıcılığın sağlanması halinde enflasyon beklentileri üzerinde yukarı, büyüme beklentilerinde ise aşağı yönlü revizyonların gerçekleşebileceğini düşünüyoruz. Bu çerçevede ABD Merkez Bankası (Fed) piyasa beklentilerine paralel olarak federal fon oran aralığını %3,50-%3,75 bandında sabit bıraktı. Artan jeopolitik riskler sonrası piyasalar Fed’in 2026 yıl içerisindeki faiz indirimine gitmesini beklemiyor. Karar metninde Orta Doğu’daki gerilimin ABD ekonomisine etkileri konusundaki belirsizliğe dikkat çeken Fed, hem fiyat istikrarı hem de tam istihdam hedeflerine yönelik riskleri yakından izlemeyi sürdüreceğini vurguladı. Ayrıca Powell, yeni başkanın onaylanmaması halinde geçici olarak başkanlık görevini sürdürebileceğini ve Fed’e yönelik inceleme tamamlanana kadar yönetim kurulu üyesi olarak görevine devam etmeyi planladığını belirterek, kurum içi belirsizliklerin de tamamen ortadan kalkmadığına işaret etti. Ayrıca, ABD’de üretici enflasyonu şubat ayında beklentilerin belirgin şekilde üzerinde gerçekleşti. ÜFE aylık bazda %0,7 artarak son yedi ayın en güçlü yükselişini kaydederken, yıllık artış %3,4 seviyesine çıktı. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran, Hindistan ve Çin gemilerinin Hürmüz Boğazı’ndan geçmesinin sorun teşkil etmediğini belirtirken, Boğaz’dan giderek daha fazla yakıt gemisinin geçmeye başladığını söyledi. Ayrıca, son süreçte bazı ülkelerin Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için diplomatik temaslarını artırması dikkat çekiyor. Trump’ın, ABD’nin İsrail ile İran’a saldırıları nedeniyle Çin’den bu ayın sonunda yapmayı planladığı ziyareti bir ay kadar ertelemesini istediğini açıklaması ardından, Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Cien, Pekin’de düzenlenen basın toplantısında Başkan Trump’ın ziyaretine ilişkin, tarihi dahil, detaylar konusunda iletişimde olduklarını belirtti. İsrail’in Güney Pars gaz sahasına yaptığı saldırı sonrası Katar’daki dünyanın en büyük LNG ihracat tesisinin bulunduğu komplekse yönelik İran saldırısının “büyük hasar” oluşturduğunu bildirilmesiyle petrol fiyatları 112 doları aştı. Yapay zeka ile ilgili gelişmeler de yatırımcılar tarafından takip edilmeye devam edilirken, Nvidia Üst Yöneticisi (CEO) Jensen Huang, yıllık toplantıda şirketin gelişmiş yapay zeka çipleri Blackwell ve Rubin’den 2027 yılına kadar en az 1 trilyon dolarlık talep öngördüklerini açıkladı. Küresel piyasalarda bugün Avrupa (ECB) ve İngiltere (BoE) faiz kararları ön planda olacak. Bu gelişmeler ışığında ABD borsaları haftayı zayıf bir görünümle tamamlamaya hazırlanıyor.
Yurt içinde ise Ramazan Bayramı tatili nedeniyle kısa haftada makroekonomik veri akışı görece sakin seyretti. Hafta içinde merkezi yönetim bütçe dengesi, konut fiyat endeksi (KFE) ve Para Politikası Kurulu (PPK) toplantı özeti ile hazine ihaleleri takip edildi. Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre 2026 yılı Şubat ayında merkezi yönetim bütçesi 24,4 milyar TL, faiz dışı denge ise 208,1 milyar TL fazla verdi. Bütçe gelirleri yıllık bazda %87,1 artışla 1.354 milyar TL’ye yükselirken, bütçe giderleri %28,6 artışla 1.329 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Böylece geçtiğimiz yılın aynı ayında 310,1 milyar TL açık veren bütçe, Şubat 2026’da fazla vermiş oldu. Ancak yılın ilk iki ayı itibarıyla bütçe dengesi 190,2 milyar TL açık verirken, bu rakam geçen yılın aynı dönemindeki 449,4 milyar TL’lik açığın belirgin şekilde altında kaldı. Hazine nakit dengesi de Şubat ayında 92,4 milyar TL açık verdi. Genel görünüm itibarıyla vergi tahsilatındaki güçlü artış ve faiz dışı harcamalardaki görece kontrollü seyir bütçe performansını desteklerken, yüksek faiz giderleri bütçe dengesi üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Öte yandan Mart ayı başında yeniden uygulamaya alınan eşel mobil sisteminin bütçe dengesi üzerinde ek bir yük oluşturabileceğini değerlendiriyoruz. 2026 yılı genelinde merkezi yönetim bütçe dengesinin 2.713 milyar TL açık vermesi, faiz dışı dengenin ise yaklaşık 29 milyar TL fazla vermesi bekleniyor. Bu çerçevede bütçe açığının milli gelire oranının yıl sonunda yaklaşık %3,5 seviyesinde gerçekleşeceği tahmin ediliyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre Türkiye genelinde konut fiyatları aylık %1,8 ve yıllık bazda %26,4 arttı. Yıllık bazda reel olarak ise fiyatlar %3,9 düştü. Takas avantajı ile Salı günü tepki alımlarının geldiği Borsa İstanbul haftayı yatay görünümle tamamlamaya hazırlanıyor.
Jeopolitik Riskler Ön Planda Kalırken Öncü Göstergeler Takip Edilecek…
Majör merkez bankalarının faiz kararı ardından piyasalarda önümüzdeki hafta; ABD–İran ve İsrail hattındaki gelişmelerin fiyatlamalar üzerinde belirleyici olmaya devam etmesini bekliyoruz. Savaşın sürekliliği küresel ekonomik denge üzerinde belirleyici olurken, brent petrol fiyatlarının 90-100 dolar üzerinde kalıcılık sağlaması halinde enflasyon beklentilerinde yukarı yönlü, büyüme beklentilerinde ise aşağı yönlü revizyonların gelebileceğini düşünüyoruz. Bu çerçevede Hürmüz Boğazı’ndaki kesintileri yakından takip ediyoruz. Makro veri akışı ise görece sakin. Hafta içinde küresel ölçekte final PMI rakamları, ABD’de Michigan anketleri, öncü imalat endeksleri, İngiltere’de enflasyon rakamları öne çıkıyor.
Jeopolitik gelişmeler yurt içi piyasalar üzerinde de etkili olmayı sürdürüyor. Özellikle TCMB’nin faiz indirim döngüsü, cari denge ve bütçe üzerindeki etkileri yakından takip ediyoruz. Ramazan Bayramı sonrasında yurt içinde dikkatlerin Mart ayı enflasyon beklentilerine yönelmesini bekliyoruz. Önümüzdeki hafta içerisinde piyasa anketlerinin sonuçlanmasını beklerken, takip ettiğimiz öncü göstergeler, Mart ayında aylık TÜFE artışının bayram dönemine bağlı fiyat etkilerinin de devreye girmesiyle %2’nin bir miktar üzerine çıkabileceğine işaret ediyor. Makroekonomik veri akışı tarafında bu hafta ağırlıklı olarak öncü imalat göstergeleri ve güven endeksleri öne çıkıyor. Hafta içinde tüketici güven endeksi, kapasite kullanım oranı (KKO), reel kesim güven ve sektörel güven endeksleri ile hanehalkı beklenti anketi ile sektörel enflasyon beklentileri izlenecek. Piyasa katılımcıları anketinde yükselen enflasyon beklentilerinin reel kesim ve hanehalkı tarafında da yükselebileceğini düşünüyoruz.
Teknik görünümde ise BIST 100 endeksinde 12.800 ve 12.500 seviyeleri ilk önemli destek noktaları olarak öne çıkarken, yukarı yönlü hareketlerde 13.250 ve 13.500 seviyeleri kısa vadeli direnç seviyeleri olarak takip edilebilir. Mevcut konjonktürde kısa vadede temkinli ve seçici bir yatırım stratejisinin daha sağlıklı olacağı yönündeki görüşümüzü korurken, defansif özellikleriyle öne çıkan sağlık ve perakende sektörlerini; artan jeopolitik riskler çerçevesinde savunma sanayi ve petrol rafineri sektörlerini beğenmeye devam ediyoruz.
Rapor için tıklayınız.
Kaynak: Kuveyt Türk Yatırım