Sabah 01, bendenizin de çalışma saatleri başladı. Şişenin beyin üzerindeki dumura uğratan etkilerinin yatıştığı saat ile yeni şişenin açılacağı saat arasındaki o kısa zaman zarfına mantıklı bir şeyler yetiştirme gayreti. Klavye başında tereddütlü anlar, çünkü çok teknik fakat hepimizin hayatını yakından ilgilendiren bir konuyu okuru rakamlara boğmadan anlatma zorluğu.
En iyisi Çarşamba gecesi faizleri sabit tutup uzun süre de indirme niyeti olmadığını açıkça beyan eden Fed’i, hepsi aynı durumda olan Merkez Bankaları için vekil tayin edip, ucuz para döneminin ebediyen kapandığını baştan söyleyip ilgi çekmek. Dünyanın borç krizine sürüklendiğini de ABD örneğinden yola çıkarak anlatmak. Yine Çarşamba açıklanan TÜİK Mart istihdam verilerindeki ufak bir detayın nasıl halen borç ödeme sorunu olmayan Türkiye’yi 10 yıl içinde kamu borcunda temerrüde sürükleyeceğini de ekleyerek sansasyona sığınmak. Sonunda da her FÖŞ makalesinde olduğu gibi “Babalara geldik, Gezegen’den inecek olanlar ön kapıya ilerlesin” uyarısıyla şanlı bir kapanış yapmak.
Bu hafta tüm G7 MB’larının faiz kararları var: BoJ faizi sabit bıraktı, yarın AMB başta olmak üzere hepsi benzer kararlar açıklayacak. Yılın ilerleyen aylarında faiz indiri bir hayal, hatta artık en azından 2026-2028 dönemini kapsayacak bir pahalı para dönemine girdiğimizi belirteyim. Çünkü bu gece Brent petrol $120/varil, bunun da enflasyonist etkisini, böbreklerinizde hissediyorsunuz zaten. Kuramsal olarak MB’ler böyle arz şoklarına faiz artırarak tepki vermek zorunda değil. ANCAK, manşet enflasyondaki tırmanış 3-5 yıl vadeli enflasyon beklentilerine sızarsa, faiz artırımı kaçınılmaz olur. Sızar mı? Hem de Riviera zeytinyağı gibi. Çünkü İran Savaşı ki aslında Körfez Krizi tanımı daha doğrudur (bakınız: BAE kafayı yiyip OPEC’ten ayrıldı), yarın Hürmüz Boğazı bedava ve ebediyen tanker trafiğine açık kalsa da Brent en az 1 yıl belki 1.5 yıl $100’ın altına düşmez. Söyleyen ben değilim, IEA Başkanı Fatih Birol, Baker Hughes, Petrol Ofisi CEO’su CNBC-E’ye verdiği röportajda. Link vermiyorum, çünkü dedim ya, haberleri okudukça yeni şişeye sarılma arzusu dayanılmaz boyutlara yükseliyor, zamanı tasarruflu kullanmak lazım. İnsanlar fiyat beklentilerini, geleceğin sağlam bir analizine yerine, yakın geçmişteki tecrübelerin tekrarlanacağı varsayımı üzerine inşa eder. Petrol fiyatı birkaç ay yüksek kalsa, orta vadeli enflasyon tahminleri değişmeyebilir. Ama bir hatta 1.5 yılı yeme-içmeden kesip benzin parası ödeyeceksiniz, bu durumun yıllarca süreceğine dair bir kanaat hasıl olur. İşte bu durumdayız.
Yazının devamı için TIKLAYINIZ!
