Dünyanın en çileli 10 yılına girdik vesselam

“Meslekte” 33cü yılımı tamamlarken, bir kez daha Yeni Yıl öngörüleri yapmanın dayanılmaz huzursuzluğu içindeyim. Biliyorum, yazdığım herşey takvim Şubat’ı göstermeden çöpe gidecek. Söylediği her şeyin tersi çıkan tek ben de değilim. Goldman Sachs’tan Kahin Baba Vanga’ya kadar herkes zortladı. Financial Times’a göre, S&P500 yılını takriben %25 kazançla kapatmaya hazırlanırken, $3.3 trilyonluk hedge fon endüstrisinin ortalama performansı yıllık %7!!!

Peki öyleyse, niye yapıyoruz bu tahminleri? Çünkü hepimiz “etkin piyasalar teoriminin” yılmaz neferleriyiz. Ne diyor etkin piyasalar kuramı? Piyasa kamuoyuna açıklanan tüm bilgileri doğru analiz eder ve mali varlık fiyatlarına yansıtır. İşte, o cümlede yeri geçen “kamuoyuna açık tüm bilgiyi” biz sağlıyoruz. Ne fedakarlık ama?

2024 yılına girerken, dot plota göre Fed’in 2024 yılında en az 3, vadeli işlem piyasalarındaki fiyatlamaya göre 6 kez 25 baz puan faiz indireceği görüşü bir türlü kafama yatmıyor. Ekonomi külliyatını tararsanız, 1990 yılında başlayan global dezenflasyon evresinin noktalandığı, artık enflasyonun belki de yıllık %3 civarında yeni bir uzun soluklu dengeye oturduğu tezinin hararetle savunulduğunu görürsünüz. Ben de o kamptayım. Ama, “dünya ekonomisini dengeleyen” enflasyon %3’se, “dünya ekonomisini dengeleyen faiz”, yani, fed funds oranı da %4’ün altında olmaz ve göreceli sıkı para politikası sittin sene devam eder. Ne yaman tezat ama?

Peki, global dezenflasyon süreci niye noktalandı? Size önümüzdeki onyılda dünya ekonomisini hallaç pamuğu gibi atacak dört trendi anlatacağım şimdi.

Bunlar

Büyük Güçler Rekabeti

Küresel ısınma

Tarihi olarak yüksek borç yükü; ve

Yeni başlayan hızlı teknolojik evrim çağı.

Bu dört trendden üçü enflasyonist. Sonuncusu ise bizi bekleyen acılı onyılı cennete çevirebilir, ama gerçekçi olalım: Bu ihtiyar gezegende iyi şeyler olmuyor, olsa da kalıcı olmuyor.

Yazının devamı için TIKLAYINIZ!