Aylık Yatırım Stratejisi
❑ Mart ayında Orta Doğu’da devam eden çatışma ve Hürmüz Boğaz’ından geçişlerdeki aksamalar, sert yükseliş gösteren petrol fiyatları küresel piyasaların seyrini belirleyen başlıca faktörler oldu. Mart ayı boyunca savaşın tarafı olan ülkeler arasındaki diplomatik görüşmelere ilişkin haber akışları piyasalarda sert hareketlere yol açtı. Mart ayının son işlem gününde, ABD Başkanı Donald Trump’ın, savaşı sonlandırmaya yönelik olumlu açıklamalarının ardından İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan da saldırıların tekrarlanmaması durumunda savaşı bitirmeye hazır olduklarını ifade etmesi piyasalara moral verdi. Ancak diplomatik söylemler kısa vadeli bir iyimserlik yaratsa da, petrolün zirve seviyelerde kalması küresel enflasyon ve arz güvenliği endişelerinin hala masada olduğunu göstermektedir. Mart ayı için borsa performanslarına baktığımızda, MSCI dünya endeksi aylık bazda %6,55 değer kaybederken, MSCI gelişmekte olan ülke endeksi ise %13,3 düşüş kaydetti. Ayrıca ABD’de bu dönemde S&P 500 endeksi %5,09, Avrupa’da STXE 600 endeksi ise %8 düşüş gösterdi. Geçtiğimiz ay Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanması, enerji arzına yönelik endişeler, İran’daki petrol depolama alanlarına yönelik saldırılar, petrol piyasasında fiyatları etkileyen önemli gelişmeler arasında yer aldı. Brent petrol fiyatı aylık bazda %63,3 artış gösterdi ve 110 $ seviyesinin üstünü test etti. Bu yükselişin enflasyonist etkilerine yönelik endişeler ve Fed başta olmak üzere merkez bankalarının para politikalarına dair belirsizlikler artış gösterdi. Değerli metaller tarafında ise, küresel enerji arzındaki büyük tehditin enflasyon beklentilerini yukarı çekmesi ve Fed tarafından bu yıl için faiz indirimi beklentilerinin azalmasıyla ons altın fiyatlarında %11,6 oranında düşüş görüldü. Mart ayı boyunca gelişmiş ülke merkez bankalarının faiz kararı toplantıları ve yetkililerin açıklamaları yakından izlendi. Fed 17-18 Mart tarihlerinde gerçekleştirdiği toplantıda, politika faizini beklentilere paralel olarak %3,5–3,75 aralığında sabit bıraktı. Fed Başkanı Jerome Powell, karar sonrası yaptığı açıklamada enflasyonun hala yüksek seviyelerde seyrettiğini vurgulayarak, enflasyonda belirgin ve kalıcı bir iyileşme görülmeden faiz indiriminin gündeme gelmeyeceğini ifade etmesi dikkat çekmişti. Ayrıca Powell’ın 30 Mart tarihinde bir etkinlikte yaptığı açıklamada, mevcut enflasyon görünümü altında faiz artışına gerek görmediği yönündeki mesajları piyasada bir miktar rahatlama yarattı. Avrupa Merkez Bankası (AMB) da mart ayı toplantısında, piyasa beklentileri doğrultusunda üç ana politika faizini sabit tuttu. Banka, artan enerji fiyatlarının enflasyon üzerinde yukarı yönlü etkisini dikkate alarak enflasyon tahminlerini yukarı yönlü revize ederken, büyüme beklentilerini aşağı çekti. İngiltere Merkez Bankası (BoE) ise mart ayında politika faizini beklentilere paralel şekilde %3,75 düzeyinde sabit tuttu.
❑ Yurt içinde, mart ayında Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimin etkisiyle negatif bir seyir hakimdi. BIST 100 endeksi mart ayını bir önceki aya kıyasla %6,76 düşüş ile 12.791 puan seviyesinden tamamladı. Bankacılık endeksi kasım ayında %23,75 değer kaybederken, ulaştırma endeksi %5,1 geriledi. Yurt içinin veri gündeminde geçtiğimiz ay büyüme ve enflasyon verileri yakından izlendi; Türkiye ekonomisinin yılın son çeyreğinde beklentilerin hafif altında kalarak %3,6 oranında büyüdüğü açıklanırken, şubat ayında TÜFE’nin aylık bazda %2,96 , yıllık bazda ise %31,53 artış göstererek, piyasa beklentileriyle uyumlu gerçekleşti. Mart ayının başlangıcında finansal piyasalarda yaşanan gelişmeleri dikkate alarak, TCMB 1 hafta vadeli repo ihalelerine bir süreliğine ara verileceğine ve ayrıca TCMB nezdinde Türk lirası uzlaşmalı vadeli döviz satım işlemlerine başlanacağını duyurdu. Ayrıca TCMB 12 Mart’ta gerçekleştirdiği Para Politikası Kurulu toplantısında, politika faizi olan bir hafta vadeli repo faiz oranını, piyasa beklentileri doğrultusunda %37 seviyesinde sabit tuttu. Karar metninde jeopolitik gelişmeler kaynaklı artan belirsizliğe ve enerji fiyatlarında yükselişe dikkat çekildi. Bu unsurların enflasyon görünümü üzerinde oluşturabileceği riskleri sınırlamak amacıyla, sıkı para politikasını destekleyen kararlar ve eşgüdüm içinde mali tedbirler alındığı ifadelerine yer verildi. TCMB’nin 12 Mart tarihli Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına ilişkin yayımladığı özet metinde de enflasyon beklentilerinde yukarı yönlü bir hareket gözlendiği belirtilirken, enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma meydana gelmesi halinde, para politikası duruşunun sıkılaştırılacağı vurgulandı.
❑ Nisan ayında jeopolitik gelişmeler ve petrol fiyatlarının seyri izlenmeye devam edilecek. Veri gündemine baktığımızda ise, yurt içinde Nisan ayına geçtiğimiz aya kıyasla düşüş gösteren ve 47,9 seviyesinde açıklanan mart ayı imalat PMI verisi ile başladık. Nisan ayının devamında bu hafta açıklanacak olan mart ayı enflasyon verisi ve 22 Nisan tarihinde gerçekleştirilecek olan TCMB PPK Faiz Kararı Toplantısı yakından takip edilecek. Açıklanacak enflasyon verisinin aylık %2,32, yıllık ise %31,43 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. Bu doğrultuda, yıllık enflasyondaki süregelen düşüş eğiliminin devam edeceğine yönelik beklentiler korunmaya devam ediyor. 17 Nisan’da ise S&P’nin Türkiye’nin kredi notuna yönelik değerlendirme raporunu açıklaması bekleniyor. Küresel piyasalar tarafında ise başta Avro Bölgesi, ABD ve diğer gelişmiş ülkelerde açıklanacak olan enflasyon ve büyüme verilerinin yanı sıra FED, BOE, AMB ve BOJ’un gerçekleştireceği faiz karar toplantıları ve bu bankaların başkanlarının faiz kararı değerlendirmeleri küresel piyasaların yönü adına belirleyici rol oynayacaktır. Ayrıca FED’in 29 Nisan’daki para politikası toplantısında faizi sabit tutması bekleniyor. Nisan ayı için yatırımcılara orta riskli fon dağılımı tercih etmelerini öneriyoruz.

Rapor için tıklayın.
Kaynak: Vakıf Yatırım Strateji Raporu