2Ç2021Ç620KAR TAHMİNLERİ 24 KAR TAHMİNLERİ
BANKACILIK SEKTÖRÜ

Tahminlerimizde Etkili Olan Faktörler
BDDK’nın açıklamış olduğu aylık verilere göre, Bankacılık sektörü karı 2026 yılı Nisan – Mayıs döneminde, bir önceki çeyreğin ilk iki ayına kıyasla %22 düşüşle 133 milyar TL seviyesinde gerçekleşmiştir. Öte yandan, aynı dönemdeki net dönem karı yıllık bazda %20 oranında artış göstermiştir.
Orta Doğu kaynaklı artan jeopolitik gerilim ve petrol fiyatlarındaki sert yükselişin etkisiyle nisan ayında gözlenen yüksek enflasyon, mayıs ve haziran aylarında daha ılımlı bir seyir izlemiştir. TCMB, son iki toplantısında sıkı duruşunu koruyarak politika faizini %37 seviyesinde sabit bırakmıştır. Gecelik vadede borç verme faizi %40, borçlanma faizi ise %35,5 olarak uygulanmaya devam etmiştir. Öncü veriler, iç talepteki zayıf seyrin sürdüğüne işaret etmektedir. Öte yandan, mevduat maliyetleri önceki çeyreğin yaklaşık 4 puan üzerinde gerçekleşmiştir. Alınan makro ihtiyati önlemler ve kredi sınırlamaları neticesinde YP krediler Dolar bazında sınırlı artarken, TL kredilerde yüksek tek haneli büyüme kaydedilmiştir. TL mevduatlarda kredi büyümesini aşan bir oranda artış görülürken, YP mevduatlarda Dolar bazında düşüş yaşanmıştır. Artan fonlama maliyetleri TL kredi-mevduat makasında daralmaya yol açsa da enflasyon tahminlerindeki yukarı yönlü revizyonlar, TÜFE endeksli tahvil getirileri üzerinden net faiz gelirlerini desteklemiştir. Önceki çeyrekte yavaşlayan net ücret ve komisyon gelirleri ise bu dönemde yeniden ivme kazanmıştır. Buna karşılık, trading gelirlerindeki düşüş ve artan karşılık giderleri karlılık üzerinde baskı unsuru olmuştur.
İkinci çeyrekte kredi mevduat makasında gözlenen baskı TÜFE endeksli tahvil getirileri ile dengelenmiştir. Garanti Bankası değerlemede kullanılan TÜFE tahminini 4 puan artırarak %27’ye çıkartmıştır. Yapı Kredi %27’den %29’a, Akbank %25’ten %30’a çıkartırken, Vakıfbank %20,9’da sabit bırakmıştır. İş Bankası TÜFE endeksli tahvillerinde enflasyon beklentilerini kullanırken, Halkbank faiz eğrisindeki yükselişten oldukça olumlu etkilenmiştir. Akbank ve Halbank’da TÜFE endeksli tahvillerin önemli katısıyla net faiz gelirlerinde artış yaşanırken, diğer bankalarda düşüş gözlenmiştir.
Önceki çeyrekte yavaşlama gösteren net ücret ve komisyon gelirleri ikinci çeyrekte bir miktar ivme kazanmıştır. İş Bankası’nın bu çeyrekte daha iyi bir ücret ve komisyon geliri büyümesi elde etmesini bekliyoruz.
Diğer faaliyet gelirlerinde, tahsilatlar, sorunlu kredi satışı, karşılık iptalleri vs. ile bankalar arasında ayrışmalar yaşanabilir. Vakıfbak’ta bu çeyrekte 8 milyar TL serbest karşılık iptali gerçekleşebilir.
Yılın ikinci çeyreğinde swap maliyetlerinde artış gözlenirken, trading gelirlerinde belirgin düşüşler yaşanmıştır. İlk çeyrekte Yapı Kredi’nin ticari zararı yüksek kalmaya devam edebilir. Tahminlerimiz kapsamındaki bütün bankaların ticari zarar yazmasını bekliyoruz.
Son çeyrekte risk maliyetlerinde genel olarak artışlar gözlenirken, iştirak gelirlerinin banka karlılıklarını desteklemeye devam etmesini öngörüyoruz.
Takibimizdeki bankalar arasında en yüksek kar daralmasının Yapı Kredi Bankası’nda gerçekleşmesini bekliyoruz. Vakıfbank’ta ise kar daralmasının sınırlı kalmasını öngörmekteyiz. Nominal anlamda en yüksek karın ise Garanti Bankası tarafından açıklanacağını tahmin ediyoruz.
İkinci çeyrekte bankalar arasında özellikle tahsilatlar, sorunlu kredi satışları ve serbest karşılık iptalleri gibi diğer faaliyet gelirlerinde ayrışmalar gözlenebilir.

Tüm bu gelişmelere bağlı olarak, 2026 yılının 2. çeyreğinde takibimizdeki bankaların toplam karlarının bir önceki çeyreğe göre %25 oranında daralarak 88,6 milyar TL’ye düşmesini öngörüyoruz. Söz konusu kar rakamı, bir önceki yılın aynı dönemine göre ise %5,7’lik artışa işaret etmektedir.
BANKACILIK DIŞI SEKTÖRLER

➢Yılın ikinci çeyreğinde yıllık enflasyon, önceki çeyreğinde hafif üzerinde %32’lerde seyretmiştir. Bu dönemde ihracattaki artış dikkat çekerken, tüketim malı ithalatı gerileyerek dış dengeyi desteklemiştir. İhracat tarafında savunma sanayisinin payı artarken, Avrupa kaynaklı ihtiyati alımlar özellikle kimya, ana metal, giyim ve tekstil sektörlerine ivme kazandırmıştır. Nitekim imalat PMI endeksi 50 eşik seviyesinin altında kalsa da Kimyasal, Plastik ve Kauçuk Ürünleri ile Giyim ve Deri Ürünleri gibi sektörlerin dönem dönem genişleme bölgesine geçtiği görülmüştür. Mayıs ayında sanayi üretimi yıllık bazda yatay seyrederken; kümülatif cari açık kısmen yükselse de Cari Açık / GSYH oranı %2,3 ile yatay seyrederek tarihi ortalamalarının altında kalmıştır.

➢ Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜRKBESD) verilerine göre, mayıs ayında Türkiye’de beyaz eşya toplam satışları %19 düşüş göstererek zayıf bir tablo sergilemiştir. Arçelik tarafında yıllık satışlarda daralma beklemekle birlikte faaliyet kar marjında toparlanma öngörüyoruz. Ayrıca, Whirlpool tarafında yapılan işlemin olumlu etkisiyle şirketin ikinci çeyrekte net dönem karı yazmasını bekliyoruz.
➢ Çimento sektöründe önceki yıllara göre daha yağışlı geçen mevsim koşulları ve deprem bölgesinde yavaşlayan aktivitenin yurtiçi talebi baskıladığı düşünülmektedir (sektör verileri gecikmeli açıklanmaktadır). Diğer yandan, ihracat geliri yüksek olan Çimsa’da yurt dışı tarafta artan hacminin dengelenme sağlayacağı öngörülmektedir. Satış gelirlerinde yıllık bazda hafif düşüş görülse de etkin maliyet yönetimi sayesinde marj ve karlılık tarafındaki güçlü performansın devam edeceğini öngörüyoruz.
➢ İhracattaki payı giderek artan Aselsan’ın, bekleyen iş miktarındaki güçlü seyir devam ederken ciro büyümesinde ciddi bir artış yakalamasını bekliyoruz. Şirketin marj hedeflerini bu çeyrekte de koruyacağını öngörüyoruz.
➢ Artan jet yakıtı maliyetlerine rağmen THY’nin kargo operasyonlarındaki hacim ve fiyatlama gücünün gelir büyümesini desteklemesi beklenmektedir. Körfez merkezli hava yollarından elde edilen geçici pazar payı ve Asya odaklı büyüme stratejisi yolcu gelirlerine olumlu yansımaktadır. Yakıt maliyetleri sebebiyle operasyonel marjlarda yıllık bazda normalleşme, çeyreksel bazda ise iyileşme öngörüyoruz. 2Ç2026 beklentilerimiz; 7.154mn USD net satış, 962mn USD FAVÖK ve 72mn USD net kar yönündedir.
➢ TAV Havalimanları tarafında ikinci çeyrekte güçlü TL, İran-İsrail gerilimi kaynaklı Orta Doğu trafiğindeki zayıflık ve artan jet yakıtı fiyatları dış hat trafiğini baskılamıştır. Buna karşın, portföyün çeşitlendirilmiş yapısı, Almatı ve Kuzey Makedonya operasyonlarının güçlü performansı jeopolitik riskleri önemli ölçüde dengelemiştir. 2Ç2026 beklentilerimiz; 497mn EUR net satış, 155,5mn EUR FAVÖK ve 33,9mn EUR net kar yönündedir.
➢ İkinci çeyrekte Orta Doğu kaynaklı jeopolitik gelişmeler ve ürün marjlarının (motorin, jet yakıtı, benzin) tarihsel ortalamaların üzerinde kalması Tüpraş’ın operasyonel performansını desteklemiştir. Planlı bakım olmaması ve yüksek kapasite kullanımı üretime olumlu yansımıştır. Artan navlun, sigorta ve tedarik maliyetlerinin net rafineri marjında sınırlı baskı yaratmasını beklesek de ertelenmiş vergi geliri net dönem karını destekleyecektir.
➢ Telekom sektöründe fiyatlama disiplininin korunması, faturalı abone bazındaki genişleme ve ARPU büyümesi sektörde gelirleri ve operasyonel karlılığı desteklemektedir. Ancak yüksek faiz ortamı, kur hareketleri ve altyapı yatırımlarına bağlı amortisman/finansman giderleri, net kar büyümesini operasyonel performansın gerisinde bırakabilir.
➢ Türk Telekom tarafında mobil segmentte güçlü abone kazanımı ve kurumsal veri gelirlerinin desteğiyle operasyonel performansın güçlü seyretmesini bekliyoruz. Ancak yüksek amortisman yükü ve finansman giderleri net kar artışını sınırlayabilir.
➢ Turkcell tarafında ise faturalı abone bazındaki büyümenin yanı sıra veri merkezi, bulut ve dijital servislerin gelir büyümesine katkısının sürmesi beklenmektedir. Devam eden 5G/altyapı yatırımları ve kur hareketleri net kar performansında belirleyici olacaktır.
➢ Türkiye Çelik Üreticileri Derneği verilerine göre, yılın ilk beş ayında ham çelik üretimi yıllık bazda %6,8 artarak 16,5mn tona, nihai mamul tüketimi ise %7,5 yükselişle 16,7mn tona ulaşmıştır. Çelik ihracatı ise miktar bazında %2,9, değer bazında %4,7 gerileyerek dış talepteki zayıflığa işaret etmiştir. Demir-Çelik sektöründe yer alan şirketlerden Ereğli Demir Çelik’te satış hacimlerinde artış ve görece güçlü ürün fiyatları ciroyu desteklerken, ton başına FAVÖK’ün ilk çeyreğe kıyasla iyileşmesini bekliyoruz. Kardemir tarafında ise satış hacmindeki toparlanmanın operasyonel karlılığı destekleyeceğini, geçtiğimiz yılın düşük baz etkisiyle ton başına FAVÖK’te güçlü bir artış yaşanacağını öngörüyoruz. Ayrıca, her iki şirkette de yeni vergi düzenlemesi kapsamında oluşacak ertelenmiş vergi gelirinin ikinci çeyrek net karını belirgin şekilde desteklemesini bekliyoruz.
➢ Türkiye otomobil ve hafif ticari araç pazarı, zayıf iç talep nedeniyle yılın ilk yarısında yıllık bazda %8,2 küçülerek 558.179 adet seviyesine gerilemiştir (Otomobil: -%9,8, HTA: -%1,7). Otomotiv sektöründe yer alan şirketlerden Tofaş’ta Stellantis Türkiye operasyonlarının konsolidasyonu ve güçlü hafif ticari araç satışlarının katkısıyla hasılatın yıllık bazda belirgin şekilde artmasını bekliyoruz. Ancak araç kampanyaları nedeniyle FAVÖK’te yıllık bazda sınırlı bir gerileme görülebilir. Ford Otosan tarafında ise yıllık bazda satış adetlerindeki daralma ve fiyatlamalardaki zayıflığın etkisiyle gelirlerde ve karlılıkta düşüş bekliyoruz. Şirketin düzeltilmiş FAVÖK’ünün ise 11,4 milyar TL civarında gerçekleşmesi öngörülmektedir.
➢ Takibimizde olan ve fonksiyonel para birimi TL olan banka dışı şirketlerin toplam karını 71,5 milyar TL olarak öngörüyoruz. (Geçen yılın ilk çeyreğinde söz konusu şirketlerin toplam karı 43,4 milyar TL idi).
➢ Finansal raporlama para birimi yabancı para (YP) olan banka dışı şirketlerde, toplam karın 2026 yılı 2. çeyreğinde 11 milyar TL seviyesinde gerçekleşmesini bekliyoruz. (Söz konusu şirketler geçen yılın aynı döneminde toplamda 28 milyar TL net kar kaydetmişti).
Rapor için tıklayın.
Kaynak: Ziraat Yatırım
