‘Küresel Düzen’de ‘büyüme’nin anlamı

Küresel ekonomi-politik sistem tarihinin en çetrefilli, en esaslı değişim süreçlerinden birisini yaşıyor. 2. Dünya Savaşı’ndan sonra yeniden yapılandırılmış olan ‘Küresel Düzen’ önemli sınamalarla karşı karşıya. Küresel sistemde öne çıkan ‘güç merkezleri’ arasındaki jeopolitik ve jeoekonomik rekabet kıtaların, coğrafyaların ve önde gelen 40 ekonominin geleceğini, kaderini etkileyecek gelişmeleri tetiklemiş durumda. Bu nedenle, bu düzeyde bir ekonomi-politik rekabette, hatta savaşta iddialı bir ülkenin ayakta kalabilmesi mutlaka ‘büyüme’sini, büyümesini sürdürülebilir kılmasını gerektiriyor.

Bir an için, küresel ekonomi-politik düzeni Amazon ormanlarına benzetelim. Ormanda her bitkinin, ağacın güçlü olabilmesi adına büyümesi, güneş ve suya ulaşabilmesi gerekir. Eğer, bir bitki diğerlerine kıyasla yeterince büyüyemiyorsa, yeterince kök salamıyor, yapraklanamıyorsa, bir süre sonra kendisinden daha hızlı ve sürekli büyüyen bitkiler onun güneşini kapatarak ve daha fazla kök salmaları nedeniyle suya erişimini de kısıtlayarak o bitkiyi cılız bırakır ve sonunda ölümüne de sebep olurlar. Unutmayalım, 2000’li yılların başlarından bu yana gelişmiş ülkeler, başta 2008 küresel finans krizi, başlarını sıklıkla belaya sokarken ve ortalama yüzde 3’ün altında büyürken, yükselen gelişmekte olan ülkeler yüzde 5,5-6 büyüyerek küresel ekonomi-politik sistemde farklı bir konuma ulaştılar.

Yazının devamı için TIKLAYINIZ!

Google Play'den ücretsiz indirin
SİZ DE BİNLERCE YATIRIMCI GİBİ PARA & BORSA MOBİL UYGULAMASINI ÜCRETSİZ İNDİREREK GÜNCEL PİYASA YORUMLARINA ULAŞMAK İÇİN HEMEN BURAYA TIKLAYIN

@ParaBorsaNet'i Twitter'da Takip Et!

ÖNEMLİ HABERLER VE GÜNCEL PİYASA YORUMLARINI KAÇIRMAMAK İÇİN BURAYA TIKLAYARAK HEMEN TWITTER'DA BİZİ TAKİP EDİN!