ABD ile İran arasında diplomatik kanalların yeniden açılabileceği beklentisi, Hürmüz Boğazı’nın güvenliğine ilişkin umutları da beraberinde getirmişti. Temmuz başındaki gevşeme ile, petrol fiyatlarının yeniden 70 dolar bandına yaklaşacağı, küresel enflasyondaki normalleşmenin hızlanacağı ve 2026’nın ikinci yarısında dünya ekonomisinin daha güçlü bir büyüme patikasına gireceği yönünde iyimser bir hava oluşmuştu. Ancak son günlerde yeniden tırmanan gerilim, Hürmüz üzerindeki riskleri tekrar küresel piyasaların gündemine taşımış durumda. Brent petrolünün yeniden 88 dolar düzeyine yükselmesi, yatırımcıların yalnızca enerji arzını değil, küresel büyüme, enflasyon ve faiz beklentilerini de yeniden gözden geçirmelerine yol açıyor.
IMF’nin Temmuz güncellemesi, 2026 küresel büyümesini yüzde 3, 2027 büyümesini ise yüzde 3,4 olarak öngördüğüne işaret ediyordu. Ancak bu projeksiyonların temelinde enerji arzında kalıcı bir bozulma yaşanmayacağı varsayımı bulunmaktaydı. Hürmüz’deki her yeni gerilim, yalnızca petrol fiyatlarını değil, küresel büyüme tahminlerinin güvenilirliğini de sorgulatıyor.
Uluslararası yatırım bankalarının son değerlendirmeleri de benzer bir tablo ortaya koymakta. Goldman Sachs, JPMorgan, Morgan Stanley ve BlackRock’ın analizlerinde birkaç hafta öncesine kadar öne çıkan ’90 gün içinde diplomatik normalleşme’ beklentisi artık belirleyici (iyimser) senaryo olmaktan uzaklaşmış durumda. Piyasalar, Hürmüz’deki belirsizliğin bir süre daha devam edeceği ve jeopolitik risk priminin kalıcı olacağı baz senaryoya yeniden dönmüş durumda.
Yazının devamı için TIKLAYINIZ!
