Haftalık Bülten
Küresel piyasalarda ABD – İran gerginliği eksenindeki dalgalı seyir etkisini sürdürüyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın, haftanın ilk gününde İran ile müzakerelerde ilerleme sağlandığına yönelik açıklamalarıyla risk iştahında kısmı bir artış gözlendi. Trump, Hürmüz Boğazı açılmasa dahi askeri operasyonu sonlandırmaya açık olduğunu belirtti. Salı gününde ise hem İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan hem de Trump’tan gelen savaşın kısa süre içerisinde sonlanabileceği açıklamaları küresel piyasalardaki toparlanma beklentilerini artırdı. Devam eden günlerde Trump’ın savaşın 2-3 hafta içerisinde sonlanacağını ifade etmesi brent petrol tarafında düşüşe sebep olurken; haftanın kapanışına doğru Trump’ın sert tonda açıklamalarda bulunması piyasalardaki soru işaretlerini yeniden artırdı. ABD’nin Orta Doğu’ya üçüncü bir uçak gemisi göndermesi, bölgedeki tansiyonun henüz düşmediğine işaret ediyor. Diğer yandan ABD piyasalarında enerji fiyatlarındaki artış devam ederken, volatilite endeksinin 30 seviyesinin üzerine çıkması piyasalarda takip edilen bir diğer başlık oldu. Fed Başkanı Powell, enerji fiyatlarındaki artışa rağmen enflasyon beklentilerinin kısa vadede kontrol altında olduğunu vurguladı. Powell, uzun vadeli enflasyon görünümü için Fed’in bekle-gör tutumunu sürdüreceğini belirtti. Makro tarafta ise hafta genelinde dış ticaret açığı, PMI ve istihdam verileri yakından takip edildi. ABD’de dış ticaret açığı 57,3 milyar dolara yükselerek, büyüme tarafında temkinli bir tabloya işaret etti. Ayrıca PMI tarafında ISM imalat endeksi 52,7 seviyesine yükseldi. Açıklanan veriler girdi maliyetlerindeki artışın, enflasyonist baskıları artırdığını gösterdi. İstihdam tarafında ise JOLTS açık iş sayısı 6,882 milyon seviyesine gerileyerek iş gücü piyasasındaki soğumayı ortaya koydu. ADP istihdam verisi 62 bin kişi artarak beklentilerin üstünde, haftalık işsizlik maaşı başvuruları ise 202 bin kişi ile beklentilerin altında gerçekleşti. Tarım Dışı İstihdam Mart’ta 65 bin kişi olan beklentilerin üzerinde 178 bin kişi artış kaydetti. Söz konusu veri Aralık 2024’ten bu yana en güçlü artış olarak kayıtlara geçti. Conference Board tüketici güven endeksi ise Mart ayında 91,8’e yükseldi. Hafta başında satış baskıları gözlenen teknoloji şirketleri, hafta ortasında artan pozitif beklentiler ile güçlü toparlanmalar gösterdi. Küresel piyasalarda soru işaretleri ile dolu bir hafta daha geride kalırken, 3 majör endekste de olumlu bir seyir izlendi. Perşembe günü kapanışına göre haftalık bazda S&P500 %3,5, Nasdaq %4,5 ve Dow Jones %3 artış kaydetti.
Yurt içinde ise jeopolitik haber akışlarına paralel bir görünüm izlendi. Haftaya düşük risk iştahında başlayan BIST 100 endeksi, hafta ortasında artan pozitif beklentiler ile 13,000 seviyelerine geri döndü. Geride bıraktığımız haftanın ana gündem maddesi ise Cuma günü açıklanan Mart ayı enflasyon verileri oldu. TÜİK verilerine göre TÜFE aylık ve yıllık bazda sırasıyla %1,94 ve %30,87 seviyelerinde gerçekleşti. Kuveyt Türk Yatırım Araştırma olarak beklentimiz %2,49, piyasa konsensüsü ise %2,35 seviyelerinde şekillenirken, açıklanan veriler olumlu bir sürprize işaret etmiş oldu. Diğer yandan makro tarafta TÜİK verilerine göre Şubat’ta dış ticaret açığı %15,9 artışla 9,3 milyar dolara yükseldi ve 9,2 milyar dolar beklentisinin altında kaldı. Ticaret Bakanlığı’na ait öncü veriler, Mart ayında dış ticaret açığının 11,3 milyar dolar olmasına işaret ediyor. Dış ticaret açığındaki yükseliş cari denge üzerinde yukarı yönlü riskleri artırıyor. Ayrıca şubat ayına ilişkin olarak açıklanan mevsimsellikten arındırılmış işsizlik oranı 0,3 puan artışla %8,5 olurken, Mart ayında İmalat PMI 47,9’a geriledi. TCMB tarafından açıklanan verilere göre 27 Mart haftasında yabancılar 137,1 milyon dolarlık hisse alımı yaparken, 1,37 milyar dolarlık DİBS satışı gerçekleştirdi. Böylelikle yabancılar hisse senetlerinde 3 haftanın ardından alım tarafına geçerken, tahvildeki satışını sürdürdü. TCMB’nin brüt rezervleri 155,3 milyar dolara, swap hariç net rezervleri ise 20,2 milyar dolara geriledi. Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) ise haftaya 310 seviyelerinde sert bir başlangıç yaparken, hafta kapanışına doğru 280 seviyelerinde denge buldu. Endeks üzerindeki jeopolitik duyarlılığın yüksek seyrettiği haftada Perşembe günü kapanışına göre BIST 100 endeksi %2,8, Katılım 100 endeksi ise %3,2 artış gösterdi.
Piyasalar Barış Olasılığını Fiyatlarken, Enflasyonist Baskılara Dair Soru İşaretleri Artıyor
Makro cephede savaşın seyri ve barışa yönelik olarak atılacak adımların küresel piyasalar üzerindeki etkisi devam ediyor. Özellikle brent petrolün 105 dolaylarındaki seyri ve yüksek yakıt maliyetlerinin kalıcılığı enflasyonist baskıları artırıyor. Mevcut durumda istihdam piyasasındaki görünüm, yalnızca enflasyonist risklere değil, büyüme tarafındaki soru işaretlerine de ışık tutuyor olacak. Geride bıraktığımız haftada İşsizlik Maaşı Başvuruları 202 bin ile son iki yılın en düşük seviyelerine gerileyerek görece dirençli bir görünüm sergiledi. Dolayısıyla makro tarafta Pazartesi günü açıklanacak Confernce Board İstihdam Trend Endeksi, Salı günü açıklanacak ADP Haftalık İstihdam Değişimi, Perşembe günü açıklanacak Haftalık İşsizlik Maaşı Başvuruları ve Cuma günü açıklanacak TÜFE verileri ile dayanıklı mal siparişleri, piyasalar açısından önem arz ediyor olacak. Piyasalar ABD’de TÜFE’nin aylık ve yıllık bazda sırasıyla %0,9 ve %3,16 artış göstermesini öngörüyor. Diğer yandan Fed’in bir sonraki toplantıda faiz oranını sabit bırakması ihtimali %99,5 olarak gözleniyor.
Yurt içinde önümüzdeki haftada da birinci gündem maddesi ABD ile İran arasında devam eden çatışmalar olacak. 13,000 psikolojik direnci üzerinde kalıcılık arayan BIST 100 endeksinde, jeopolitik cepheden gelecek olumlu haber akışları endeksin kısa ve orta vadeli yönü açısından belirleyici olacak. Bugün açıklanan enflasyon verileri, piyasalardaki negatif beklentileri bir miktar sınırlandırdı. Bu kapsamda, 22 Nisan’da gerçekleştirilecek Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında TCMB’nin politika faizini %37 seviyesinde sabit tutmasını ve faiz koridoru aracılığıyla likidite yönetimini sürdürmesini bekliyoruz. Ayrıca, artan enerji maliyetlerinin ve enflasyonist baskıların öncü verilere yansımaları da göz önünde olacak. Makro tarafta Pazartesi günü açıklanacak Reel Efektif Döviz Kuru, Salı günü açıklanacak Hazine Nakit Dengesi ve Cuma günü açıklanacak Sanayi Üretimi verileri bu doğrultuda önem teşkil ediyor olacak.
Endeksin teknik görünümünde ilk olarak 13,000 psikolojik direnci üzerindeki kapanışların öneminin altını çiziyoruz. Kalıcılık sağlandığı takdirde 13,200 ve 13,400 seviyeleri direnç olarak karşımıza çıkıyor. Olası geri çekilmelerde ise 12,800, 12,600 ve 12,500 destek seviyelerini takip ediyoruz.
Rapor için tıklayınız.
Kaynak: Kuveyt Türk Yatırım