Haftalık Bülten / Kuveyt Türk Yatırım – (18-22 Mayıs 2026)

Haftalık Bülten

ABD ile Çin arasında gerçekleştirilen görüşmelerin ardından Başkan Trump’ın, Çin’in ABD’den petrol alımını artıracağını ve İran müzakerelerine destek vereceğini açıklaması, küresel piyasalarda jeopolitik risk algısını bir miktar yatıştırdı. Ayrıca, Hürmüz Boğazı’nın açık kalacağına yönelik mesajlar da enerji arzına ilişkin endişelerin azalmasına katkı sağladı. Makroekonomik tarafta ise ABD’de açıklanan enflasyon verileri fiyat baskılarının sürdüğüne işaret etti. Nisan ayında ÜFE’nin aylık %1,4 ile Mart 2022’den bu yana en güçlü artışını kaydetmesi ve yıllık bazda %6’ya yükselmesi dikkat çekerken, TÜFE’nin yıllık %3,8 ile beklentilerin üzerinde gerçekleşmesi enflasyondaki yukarı yönlü risklerin korunduğunu gösterdi. Çekirdek enflasyonun da tahminleri aşması, fiyat baskılarının enerji dışındaki kalemlere yayıldığına işaret etti. Veri akışı sonrası Fed’in faiz patikasına yönelik belirsizlik artarken, piyasalarda ek faiz indirimi beklentileri zayıfladı ve yıl sonuna kadar faiz artırımı ihtimali güç kazandı. Fed’in 2025 raporunda da Amerikalıların en önemli finansal endişesinin enflasyon olmaya devam ettiği görüldü. Nisan ayı istihdam verileri ise iş gücü piyasasında yavaşlama sinyalleri görülmesine rağmen ABD ekonomisinin dirençli kalmaya devam ettiğini ortaya koydu. Tarım dışı istihdam beklentilerin üzerinde artarken, işsizlik oranının %4,3 seviyesinde sabit kalması büyümeye ilişkin kaygıları sınırladı. Enerji fiyatlarındaki yükseliş özellikle perakende, bankacılık ve döngüsel sektör hisseleri üzerinde baskı oluştururken, piyasalardaki yükseliş büyük ölçüde teknoloji ve yarı iletken şirketleri öncülüğünde gerçekleşti. ABD’de ilk çeyrek bilanço sezonunun sonuna yaklaşılırken, S&P 500 şirketlerinin %80’den fazlasının beklentilerin üzerinde kâr açıklaması endeksleri destekledi. Özellikle teknoloji tarafında Nvidia ve Micron öncülüğünde güçlü sonuçlar öne çıktı. Tüm zamanların rekor seviyelerinin tazelendiği haftada S&P 500 %2,2, Nasdaq 100 endekslerinde %3,6’lık değer kazanımı görülüyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), artan jeopolitik riskler ve enerji fiyatlarındaki sert yükselişlerin etkisiyle orta vadeli enflasyon tahminlerinde yukarı yönlü revizyona gitti. Bu kapsamda yıl sonu enflasyon beklentileri 2026 için %26, 2027 için %15 ve 2028 için %9 seviyesine güncellendi. Bu güncelleme, Kuveyt Türk Yatırım Araştırma olarak %28,8’lik beklentimize ve piyasa konsensüsü olan %29–%30 bandına daha yakın bir patikaya işaret ederken, TCMB’nin iletişim açısından daha gerçekçi ve güvenilirliği destekleyen bir çerçeveye yöneldiğini gösteriyor. Ayrıca, Enflasyon Raporu’nda sıkı para politikasının uzun süre korunacağı mesajının daha net şekilde vurgulanması, mevcut temkinli duruşun sürdüğüne işaret ediyor. Makroekonomik görünümde cari işlemler dengesi Mart ayında 9,7 milyar dolar açık vererek beklentilerle uyumlu gerçekleşti. Ancak geçen yılın aynı dönemine göre (4,9 milyar dolar açık) belirgin bir bozulma söz konusu. Bu gelişmede enerji fiyatlarındaki artış ve dış ticaret dengesindeki genişleme etkili olurken, Kuveyt Türk Yatırım Araştırma olarak yıl sonu cari açık beklentimizi 41,9 milyar dolar seviyesinde koruyoruz. Öncü verilerde Nisan ayında ihracatın %22 artması ise cari açığın kısa vadede 5,5–7 milyar dolar bandında şekillenebileceğine işaret ediyor. İç talep tarafı güçlü seyrini korurken, üretim cephesinde zayıflama sinyalleri öne çıkıyor. Mart ayında perakende satış hacmi aylık %2,6 ve yıllık %21,2 artışla tüketim tarafının canlı kaldığını gösterdi. Buna karşılık sanayi üretimi aynı dönemde aylık %0,8 ve yıllık %1,1 gerileyerek üretim tarafında ivme kaybına işaret etti. Bu ayrışma, Şubat ayındaki toparlanmanın kalıcı olmadığını ve jeopolitik gelişmelerin ekonomik aktivite üzerindeki baskısının giderek daha belirgin hale geldiğini ortaya koyuyor. Diğer taraftan 1Ç26 bilanço dönemi geride kaldı. Daha çok bankalar ve ihracatçıların öne çıktığı, iç talep odaklı sektörlerin geride kaldığı dengeli ama seçici bir bilanço sezonu yaşandı. Bu doğrultuda şirket ve sektör bazlı ayrışmaların ön planda kaldığı haftayı BIST 100 endeksi haftayı %4,80 ve Katılım 100 endeksi ise %1,50’lik düşüşle tamamlamaya hazırlanıyor.

ABD’de FOMC Toplantı Tutanakları ve PMI verileri, yurt içinde ise Dış Ticaret Dengesi takip edilecek…

Haftanın odağında ABD’de açıklanacak Fed toplantı tutanakları, PMI verileri ve Michigan tüketici güven endeksi yer alıyor. Tutanaklar tarafında Fed’in faiz patikasına ilişkin mesajlar ve enflasyon görünümüne dair değerlendirmeler yakından izlenecek. PMI verilerinde imalat ve hizmet sektörlerinde sınırlı bir toparlanma eğilimi öne çıkarken, Michigan tüketici güven endeksinin ise hanehalkı beklentilerindeki seyre dair önemli sinyaller vermesi bekleniyor. Jeopolitik ve dış ticaret cephesinde ise ABD–Çin görüşmelerinden gelen olumlu sinyaller risk iştahını destekleyen ana unsur olmaya devam ediyor. Taraflar arasındaki temasların sürmesi, küresel büyüme endişelerini sınırlarken, özellikle ticaret kanalı üzerinden piyasalardaki belirsizlik algısını azaltıyor. Ancak sürecin detaylarına ilişkin netlik olmaması nedeniyle fiyatlamalarda temkinli duruşun korunduğu görülüyor. Gelecek hafta piyasa fiyatlamaları açısından görüşmelerin etkilerinin devam etmesini bekliyoruz.

Haftanın yurt içi veri akışında tüketici güveni, imalat sanayi güven endeksi, kapasite kullanım oranı, işsizlik oranı ve dış ticaret dengesi öne çıkıyor. Tüketici ve imalat güven endeksleri, ekonomik aktiviteye ilişkin beklentilerin seyrini gösterirken, kapasite kullanım oranı sanayi tarafındaki üretim gücüne dair önemli bir sinyal seti sunacak. Dış ticaret dengesi (Beklenti: 8,51 milyar dolar – Önceki: 11,22 milyar dolar) tarafında ise ihracat–ithalat dengesinin gelişimi ve enerji fiyatlarının etkisi yakından takip edilecek. Bu veriler, cari denge görünümü ve büyüme dinamikleri açısından önümüzdeki dönem için yönlendirici olmaya devam edecek. BIST100 tarafında ise 15.000 üzerinde kalıcılığın sağlanamamasıyla birlikte satış baskısının arttığını gözlemliyoruz. Teknik açıdan 14.400/500’lü bölge üzerinde kalıcılığın önemli olduğunu düşünüyoruz. Haftalık kapanışın bu bölge üzerinde gerçekleşmesi durumunda ana trendi yukarı yönlü okumaya devam edeceğiz. Satış baskısının artması durumunda 14.200 ve 14.000 seviyeleri destek olarak izlenebilir. Olası tepki hareketlerinde ise ilk etapta 14.530 ve ardından 14.616 seviyeleri gündeme gelebilir. Ana temada, 15.000 en güçlü direnç adayımız olarak kalmaya devam ediyor. Gelecek hafta Salı günü (19 Mayıs) Gençlik Bayramı tatili dolayısıyla piyasaların bir gün işleme kapalı olacağını belirtmek isteriz.

Rapor için tıklayınız.

Kaynak: Kuveyt Türk Yatırım

@ParaBorsaNet'i X'te Takip Et!

ÖNEMLİ HABERLER VE GÜNCEL PİYASA YORUMLARINI KAÇIRMAMAK İÇİN BURAYA TIKLAYARAK HEMEN X'TE BİZİ TAKİP EDİN!