Haftalık Bülten / Kuveyt Türk Yatırım – (16-20 Mart 2026)

Haftalık Bülten

Geçtiğimiz hafta küresel piyasalarda ABD-İran ekseninde tırmanan sıcak çatışmalar ve petrol arzına yönelik derinleşen kriz haftanın seyrini belirleyen ana unsurlar oldu. Haftaya küresel piyasaların Trump’ın savaşın sona erdiğine dair mesajları doğrultusunda görece artan risk iştahı ile başlamasına karşın, İran ve İsrail cephesindeki karşılıklı rafineri saldırıları ve Hürmüz Boğazı’na yönelik tehditler sebebiyle risk iştahının düşük seyrettiği bir hafta izlendi. Brent petrol fiyatı kısa süreliğine 120 dolar seviyelerine kadar tırmanırken enflasyonist kaygıları yeniden alevlendirdi. Hafta ortasında ABD ve Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) stratejik rezervleri devreye sokma hamleleri doğrultusunda petrol fiyatları geçici olarak dengelendi ve 80 dolar bandına geri döndü. İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney’in boğazın kapalı kalacağına yönelik mesajları, Irak’ın limanlarını kapatması ve bölgedeki petrol üretiminin sert düşmesiyle kriz derinleşti. Makro tarafta ise ABD’de hafta içerisinde TÜFE verileri yakından takip edildi. ABD’de Şubat ayında enflasyon beklentilere paralel olarak aylık bazda %0,3 ve yıllık bazda %2,4 artış gösterdi. Ayrıca Ocak ayında dış ticaret açığı %25 daralma ile 54,5 seviyesinde gerçekleşti. İstihdam tarafında ise haftalık işsizlik maaşı başvuruları 215 binden 213 bine geriledi. Oracle’ın güçlü bilançosu gibi şirket bazlı pozitif ayrışmalar yaşansa da, artan petrol fiyatlarının yarattığı negatif beklentilerle birlikte birlikte 3 majör endeks hafta genelinde karmaşık bir seyir izledi. Perşembe günü kapanışına göre haftalık bazda S&P 500 %0,09, Dow Jones %1,7 ve Nasdaq Composite %0,03 değer kaybetti.

Yurt içinde ise BIST 100 endeksinin artan küresel jeopolitik riskler ve TCMB’nin faiz kararı ekseninde dalgalı görünüm sergilediği bir hafta geride kaldı. Hafta içerisinde 4Ç25 bilanço sezonunda sona gelinirken, Perşembe günü TCMB’nin politika faizini beklentilere paralel olarak %37’de sabit bırakması haftanın ana gündem maddesi oldu. Karar metninde jeopolitik gelişmelere ve enflasyon üzerindeki risklere vurgu yapılırken, Şubat ayında enflasyonun yataya yakın bir seyir izlediğine dikkat çekildi. Hafta genelinde petrokimya hisselerinin küresel arz krizinin etkisiyle endekste pozitif ayrıştığı gözlendi. Bankacılık tarafında ise sert dalgalanmalar dikkat çekti. Makro tarafta TCMB verilerine göre Ocak ayında cari işlemler dengesi piyasa beklentileri olan 5,1 milyar doların üzerinde gerçekleşerek 6,8 milyar dolar açık verdi. Diğer yandan yurt dışı yerleşikler 6 Mart haftasında hisse senedi piyasasında 756 milyon dolar, DİBS piyasasında ise 1,725 milyon dolar satış gerçekleştirdi. Böylelikle haftalık bazda hisse senedi piyasasından 13 Mayıs 2022’den bu yana, tahvil piyasasından ise 11 Nisan 2025’ten bu yana en sert çıkış gözlenmiş oldu. Türkiye’nin 5 yıllık Kredi Risk Primi (CDS) ise hafta içinde 268 seviyelerine kadar tırmanarak Ekim ayından bu yana en yüksek değerini test etti. Endeksin 13,000 puan seviyesi üzerinde kalıcılık aradığı haftada, Perşembe günü kapanışına göre BIST 100 endeksi haftalık bazda %3,9 Katılım 100 endeksi ise %4,4 değer kazandı.

Önümüzdeki Haftada Jeopolitik Riskler Belirleyici Olacak

Küresel piyasalarda önümüzdeki haftanın ana gündem maddesinin yine ABD – İran arasındaki gerginlikler ve artan enerji maliyetleri olmasını bekliyoruz. Bu noktada savaşın sürekliliği piyasalar üzerinde belirleyici olacak olup, özellikle ‘’enerji hassas’’ sektör ve şirketlerin gündem devam ettikçe yoğun risk altında olduğunun altını çiziyoruz. Mevcut durumda artan enerji maliyetlerinin küresel çapta enflasyonist baskıları artırdığını ve risk iştahının bu doğrultuda negatif seyrettiğini gözlemliyoruz. Bu doğrultuda Fed’in faiz indirimine ilişkin beklentiler en azından kısa vade için rafa kalkmış gözüküyor. Gelinen noktada stratejik rezervlerin petrol arzını sınırlı bir miktar rahatlatacak olmasına karşın, Hürmüz Boğazı’ndan gelebilecek haber akışları brent petrolün nihai yönünü tayin edecektir. Savaşın sona ermesi durumunda ise küresel çapta risk iştahının kademeli olarak toparlandığını izleyebiliriz. Öte yandan makro tarafta ABD’de Çarşamba günü Fed’in faiz kararı ve Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) verileri bekleniyor olacak. Artan yakıt maliyetlerinin üretim tarafına yansımaları açısından ÜFE verileri yakından takip edilecek. Euro Bölgesi’nde ise Çarşamba günü açıklanacak olan enflasyon verileri izleniyor olacak. Ayrıca Avrupa Merkez Bankası ile İngiltere ve Japonya merkez bankaları da Perşembe günü politika faizi kararlarını açıklayacak. Üç veri için de beklentiler faiz oranlarının sabit bırakılması yönünde.

Küresel piyasalarda olduğu gibi yurt içinde de jeopolitik gelişmeler endeksin yönü açısından büyük önem taşıyor. Ramazan Bayramı dolayısıyla haftalık kapanışın Perşembe günü 13.00’da olacağı haftada piyasalar; savaşın devam edip etmeyeceğinin yanı sıra, İran’ın komşu coğrafyalardaki ülkelere yönelik tutumunun Türkiye’ye yansımalarını da yakından takip ediyor olacak. Jeopolitik gerginliklerin sona ermesi ve brent petrolde geri çekilme izlenmesi koşuluyla, endeksin orta ve uzun vadeli yönünün pozitif olduğunu belirtiyoruz. Savaşın devam ettiği senaryoda ise petrokimya ve savunma şirketlerinin endeksin genel görünümünden pozitif ayrışmasını bekliyoruz. Öte yandan politika faizinin sabit bırakılması sonrası, Mart ayı enflasyon beklentileri şekillenmeye başladı. Takip ettiğimiz veriler Mart ayında enflasyonun %1,80 – %2,0 seviyesinde gerçekleşeceğine işaret ediyor. Makro tarafta Pazartesi günü Bütçe Dengesi, Çarşamba günü ise PPK Toplantı Özeti öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. Ayrıca takip listemizde bulunan Mavi’nin 4Ç25 finansal sonuçlarını Salı günü seans kapanışı akabinde takip ediyor olacağız.

Endeksin teknik görünümünde öncelikli olarak 13,000 üzerindeki haftalık kapanışı önemli bulmakta olup; 13,200 ve 13,400 seviyelerinin yukarı yönlü trend için önemli direnç seviyeleri olduğunu gözlemliyoruz. Aşağı yönlü hareketlerde ise 12,890 seviyesi güçlü destek seviyesi olarak öne çıkıyor.

Rapor için tıklayınız.

Kaynak: Kuveyt Türk Yatırım