Dünya düzeni kurallı liberal sistemden, rekabetçi çok kutupluluğa doğru hızla evriliyor. Jeoekonomik araçlar artık jeopolitik silaha dönüşmüş durumda. Ticaret savaşları, teknoloji kısıtlamaları, yaptırım rejimleri ve sermaye akışlarına müdahaleler, küresel ekonomipolitik sistemi hızla kuralsızlaştırıyor. Aynı masada oturan devletler arasında normatif mutabakat değil; artık güç dengesi belirleyici hale gelmekte. Atlantik Hattı ağır bir güven krizi yaşıyor. Bu kriz askeri kapasite eksikliğinden değil; karşılıklı stratejik önceliklerin ayrışmasından kaynaklanmakta.
ABD öncelik eksenini Pasifik’e kaydırırken, Avrupa normatif söylem ile jeopolitik gerçeklik arasında ciddi manada sıkışmakta. Atlantik İttifakı sürüyor olsa da, psikolojik bütünlüğün aşındığı dünyanın gözünden kaçmıyor. Yeni dönem yalnızca güç üretme yarışı değil. Asıl rekabet güven üretme kapasitesi üzerine dönüyor. Çok kutuplu dünyada hegemonya zayıfladıkça, aktörler güvenilir ortak arayışını yoğunlaştırmakta. Güç caydırır; güven ise sistem kurar. Güç kısa vadeli üstünlük sağlar; güven ise uzun vadeli istikrar anlamına gelir. İşte, Türkiye Yüzyılı Vizyonu tam da bu küresel kırılma anında şekillenmekte.
Yazının devamı için TIKLAYINIZ!