CDS Primi Niçin Yükseliyor?

CDS, Credit Default Swap (kredi batma riskinin değiş tokuş edilmesi) deyiminin kısaltmasıdır. CDS, bir kişi ya da kuruluşun, kredi sahibinin karşılaşabileceği alacağın ödenmemesi riskini belirli bir miktar karşılığında üstlenmeyi kabul etmesinin bedelidir. Bu çerçevede bir anlamda kredi sigortası gibi çalışır. Bir ülkenin ya da şirketin CDS primi ne kadar yüksekse borçlanma maliyeti de o kadar yüksek demektir. Çünkü bu prim ister istemez faize yansımaktadır. CDS primi piyasada tıpkı döviz kurları gibi anlık arz ve talebe göre ortaya çıkar. O nedenle risk ölçmekteki en objektif ölçü olarak kabul edilir. 5 yıllık CDS primi; 5 yıllık ABD Hazine Tahvili verimine bağlı olarak geçmiş ve mevcut verilere dayanılarak belirlenir.

CDS primi 300’ün üzerinde olan ekonomiler aşırı kırılgan ekonomiler olarak kabul ediliyor.

Bu sabah (13.03.2020) itibarıyla Türkiye’nin 5 yıllık CDS primi 497 bp’ye gelip dayandı (bp ya da baz puan; faiz oranlarındaki değişimi ifade eden bir ölçüm birimidir. Noktadan sonraki 4. haneye karşılık gelir. Örneğin faiz oranının yüzde 10’dan yüzde 11’e yükselmesi 100 baz puanlık artış demektir.) Türkiye’nin 5 yıllık CDS priminin son bir aylık görünümü şöyle (kaynak: https://tr.investing.com/rates-bonds/turkey-cds-5-year-usd)

Türkiye, son dönemlerde, 5 yıllık CDS primini 400 bp’den 230 bp’ye kadar düşürmüştü. Son günlerde dış politika alanında ve orta doğuda yaşananlar ve korona virüsün ekonomide yaratacağı sorunlar beklentileri bozunca CDS primi yeniden hızla 497’ye yükseldi. Bu kez bizde iç etkenlerden daha ağırlıklı olarak dış etkenler baskın oldu.

5 yıllık CDS primi 300’ün üzerinde olan ekonomilerin görünümü aşağıdaki tabloda yer alıyor.

CDS Primi 13.03.2020
Venezuela 72.150
Arjantin 11.156
Ukrayna 650
Türkiye 497
Pakistan 475
Mısır 446
Güney Afrika 353

Ülke CDS priminin yükselmesi iki nedenle olur: (1) Dış nedenler. Dış nedenlere korona virüsün bütün dünyada yarattığı risklerin ülke ekonomilerinin riskini artırması örnek olarak verilebilir. Virüsün yayılması pek çok ekonomik aktiviteyi olumsuz etkiliyor. Turizm, dış ticaret, eğlence ve kültür sektörü, restoran, kafe vb gibi işletmeler en olumsuz etkilenenler. Ayrıca insanlar harcamaları kısarak ihtiyat konumuna geçiyorlar. Bu gelişme ekonomilerin canlılığını kaybederek yavaşlamasına neden oluyor. Bu gelişmeler bütün dünyada risklerin ve dolayısıyla CDS primlerinin yükselmesine yol açtı. (2) İç nedenler. İç nedenlere örnek olarak büyümenin düşmesi, enflasyonun yükselmesi, dış borçların artması, ülkede sosyal çalkantılar olması, savaş hali, afetler gibi örnekler verilebilir. Örneğin Türkiye’nin Suriye ve Libya’daki operasyonları, haklı ya da haksız, yabancı yatırımcı açısından savaş hali olarak görüldüğü için riskleri yükselten bir etkendir. Döviz kurlarının ve enflasyonun yükseldiği, CDS priminin en yüksek düzeylere ulaştığı bir ortamda faiz indirimi yapmak riskleri daha da artıracak bir iç nedendir. Çünkü risklerin yükseldiği ortamlarda faiz indirimi dış kaynak girişinin daha da düşmesine yol açar. Birçok kişi ABD, Euro Bölgesi, İngiltere gibi ekonomilerde merkez bankalarının faiz indirimi yapmasına bakarak TCMB’nin de faiz indirimi yapması gerektiğini savunuyor. Bu birçok açıdan yanlış bir yaklaşım. Her şeyden önce ABD, Euro Bölgesi ve İngiltere’de dolarizasyon diye bir sorun yok. İkinci olarak buralarda enflasyon çok düşük. Üçüncü olarak sosyal, siyasal açılardan çok daha az sorunla karşı karşıyalar. Türkiye açısından örnek grup Venezuela ve Arjantin dışında kalan yukarıdaki CDS grubudur.

Dış nedenler konusunda alınacak önlemler meselesi karışıktır. Mesela korona virüsün bulaşıcılığını önlemek için ülkeye giriş çıkış, ithalat kısıtlansa o zaman turizm ve ihracat gelirleri düşeceği için döviz sorunları gibi başka riskler ortaya çıkar. Buna karşılık mesela faiz politikası gibi iç nedenlerde rasyonel davranmak en azından daha ileri bozulmaları önleyebilir.

Son dönemde CDS primindeki hızlı yükselmenin temel nedeni bütün dünyada olduğu gibi korona virüstür. Virüsün görülme sayısının Türkiye’de başka ülkelere göre çok düşük olması çok olumlu olsa da alınan ve alınacak önlemlerin ekonomi üzerindeki bozucu etkileri CDS priminin yükselmesine yol açmaktadır.

Dış nedenler konusunda yapabileceğimiz şeyler sınırlıdır. Buna karşılık iç nedenli yönetmek bizim elimizdedir. İç nedenleri riskleri düşürecek biçimde yönetebilirsek dış etkenlerin etkisi de daha az olacaktır.