Borsa Yorumu / Destek Yatırım – (6.07.2026)

Yatırım Stratejimiz

Küresel piyasalar geçen haftayı, ABD’de istihdam artışının belirgin biçimde yavaşlamasının Fed’in yakın vadede faiz artıracağı endişesini azaltması, buna karşılık yapay zekâ ve yarı iletken hisselerinde yoğunlaşan kâr realizasyonunun teknoloji endekslerini baskılamasıyla tamamladı. ABD piyasalarının 3 Temmuz Cuma günü Bağımsızlık Günü tatili nedeniyle kapalı olduğu haftanın son işlem gününde Dow Jones 594,83 puan ve %1,14 yükselerek 52.900,07 ile rekor kapanış gerçekleştirirken, S&P 500 7.483,24 seviyesinde yatay kaldı; Nasdaq Composite 207,36 puan ve %0,80 düşüşle 25.832,67’ye, Russell 2000 ise %0,5 kayıpla 2.996,11’e geriledi. Haftalık bazda Dow Jones yaklaşık %2,0, S&P 500 %1,8 ve Nasdaq %2,1 yükselirken, küçük ölçekli şirketler ile yarı iletken hisselerinin geride kalması piyasa içindeki belirgin rotasyona işaret etti. Haziran ayında tarım dışı istihdamın 110 bin kişilik beklentiye karşı yalnızca 57 bin artması ve önceki iki aya ilişkin verilerin aşağı revize edilmesi, iş gücü piyasasının momentum kaybettiğini gösterdi; işsizlik oranının %4,2’ye gerilemesi ise iş gücüne katılım oranındaki düşüş nedeniyle tek başına güçlü bir sinyal oluşturmadı. Veri sonrasında ABD tahvil faizleri ve dolar gerilerken altın %2’nin üzerinde değer kazandı; petrol fiyatlarının jeopolitik risklere rağmen savaş öncesi seviyelere yaklaşması ise enerji kaynaklı enflasyon baskısının hafifleyebileceği beklentisini destekledi. Gelecek haftanın en önemli gündem maddesi, çarşamba günü açıklanacak haziran FOMC toplantı tutanakları olacak. Piyasalar, Kevin Warsh başkanlığındaki ilk toplantıda üyelerin enflasyon, enerji fiyatları, zayıflayan istihdam ve olası faiz artırımının zamanlaması konusunda ne ölçüde ayrıştığını izleyecek. Bugün ABD ISM hizmet endeksinde özellikle fiyatlar ve istihdam alt kalemleri, perşembe günkü haftalık işsizlik başvuruları ve ECB toplantı tutankları yakından takip edilecek. in’in TÜFE ve ÜFE verileri deflasyon riskleri açısından önem taşırken, Delta Air Lines ve PepsiCo bilançoları tüketici harcamaları, seyahat talebi ve şirketlerin fiyatlama gücüne ilişkin ilk sinyalleri verecek. İleriye dönük görünümde zayıflayan istihdam ile gerileyen petrol fiyatlarının Fed üzerindeki sıkılaşma baskısını azaltması risk iştahını destekleyebilir; ancak tutanakların enflasyon konusunda şahin bir yaklaşım ortaya koyması uzun vadeli tahvil faizlerini yeniden yükselterek yüksek değerlemeli büyüme hisselerinde baskı yaratabilir. Bu nedenle yeni haftada endekslerin yönünden çok para akımlarının yarı iletkenlerden finansal, sağlık, sanayi ve ulaştırma hisselerine yayılıp yayılmadığı belirleyici olacak.

Borsa İstanbul, yeni haftaya Haziran enflasyonunun ardından para politikasında normalleşme beklentileri ve 7–8 Temmuz’da Ankara’da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi gündemiyle başlayacak. BIST 100 geçen haftayı %1,01 yükselişle 14.417 puandan tamamlarken, sınai hisselerdeki güçlü seyre karşı bankacılık endeksinin %3,69 gerilemesi, faiz beklentilerinin henüz bankalar lehine kalıcı bir fiyatlamaya dönüşmediğini gösterdi. Bugünün ana gündemi; TCMB’nin yayımlayacağı Haziran Ayı Fiyat Gelişmeleri Raporu oluşturacak. Haziran ayında tüketici enflasyonu aylık %0,99, yıllık %32,11 gerçekleşirken çekirdek C göstergesindeki aylık artışın %1,46 ile beklentilerin altında kalması, enflasyonun ana eğiliminde sınırlı bir iyileşmeye işaret etti. Bununla birlikte mevsimsellikten arındırılmış göstergelerin yaklaşık %2 civarında seyretmesi, dezenflasyon sürecinin sürdüğünü ancak henüz istenen hızda olmadığını gösteriyor. TCMB bugünkü raporunda hizmet enflasyonu, kira, işlenmiş gıda ve fiyat artışlarının genele yayılımına ilişkin değerlendirmeler yakından takip edilecek. Özellikle aylık ana eğilimdeki düşüşün kalıcı olduğuna yönelik güçlü ifadeler kullanılması, 23 Temmuz PPK toplantısı beklenmeden para politikasında operasyonel bir normalleşme adımı atılabileceği beklentisini artırabilir. TCMB, jeopolitik risklerin yükseldiği dönemde bir hafta vadeli repo ihalelerine ara vererek piyasa fonlamasını gecelik borç verme kanalına yöneltmiş ve ağırlıklı ortalama fonlama maliyetini politika faizinin üzerine taşımıştı. Bu nedenle piyasanın öncelikli sorusu, politika faizinde doğrudan bir indirimden önce bir hafta vadeli repo ihale penceresinin yeniden açılıp açılmayacağı olacak. Enflasyon raporunun tonu, rezervlerdeki görünüm ve TL’ye yönelik talebin istikrarlı seyretmesi durumunda TCMB’nin 23 Temmuz’dan önce haftalık repo fonlamasına sınırlı ölçüde dönmesi mümkün görünüyor. Böyle bir adım politika faizinde resmi bir değişiklik anlamına gelmese de efektif fonlama maliyetini düşürerek örtülü bir parasal gevşeme sağlayacaktır. Bu senaryo özellikle AKBNK, YKBNK, GARAN ve ISCTR öncülüğünde bankacılık hisselerinde geçen haftaki kayıpların telafi edilmesini destekleyebilir. Buna karşılık TCMB’nin enflasyon ana eğilimindeki katılığa vurgu yapması ve haftalık fonlamayı kapalı tutması, faiz indirimi beklentilerinin 23 Temmuz sonrasına ötelenmesine neden olabilir. Teknik olarak BIST 100’de 14.350 ilk destek, 14.550 ve 14.650 seviyelerini direnç olarak takip ediyoruz. Bankacılık hisselerinin yeniden yükselişe katılması halinde 14.650 üzerinde 15.000–15.200 bölgesine yönelim güç kazanabilir. TCMB’nin enflasyon ile ilgili temkinli tonu korunursa endekste 14.000–14.300 bandına doğru dalgalanma görülebilir.

Günlük Hisse Fikirleri

TCMB’nin ay içerisinde haftalık fonlamayı açabilme ihtimali ile AKBNK ve YKBNK’yi; jeopolitik risklerin açılması ve hava uçuşlarının normale dönüyor olması ile birlikte TAVHL’ı; Haziran ayında güçlü rafineri marjı açıklayan ve savaşın ardından satış baskısı altında kalan TUPRS’ı günlük öneriler listemizde yer veriyoruz.

Kaynak: Destek Yatırım Günlük Bülten

@ParaBorsaNet'i X'te Takip Et!

ÖNEMLİ HABERLER VE GÜNCEL PİYASA YORUMLARINI KAÇIRMAMAK İÇİN BURAYA TIKLAYARAK HEMEN X'TE BİZİ TAKİP EDİN!