XAU/USD (Ons Altın/$)
Ons Altın geçen hafta gerçekleştirilen işlemlerde 4639 – 4773 dolar aralığında hareket etmiştir. Değerli metalde yükselişin devam etmesi durumunda 4690 (50 günlük AHO) ilk direnç, 4791 (100 günlük AHI) ve 4820 sonraki dirençler olarak takip edilebilir. Olası düşüşlerde ise 4669 (22 günlük AHO) ilk destek, 4600 ve 4575 sonraki destekler olarak izlenebilir. Teknik göstergelerden RSI’ın 49 seviyesinde bulunması piyasada satıcıların daha yoğun olduğuna ve yatay yönde hafif negatif momentuma işaret etmektedir.
Ons altın tarafında dün fiyatlamaların ana belirleyicisi ABD’de açıklanan Nisan ayı enflasyon verisi ve Orta Doğu kaynaklı jeopolitik riskler oldu. ABD’de yıllık TÜFE’nin beklentilerin üzerinde gerçekleşmesi ve çekirdek enflasyonda yukarı yönlü seyrin korunması, Fed’in faiz indirim sürecini öteleyebileceği beklentilerini güçlendirdi. Veri sonrası ABD 10 yıllık tahvil faizlerinde ve dolar endeksinde yükseliş görülürken, bu durum faiz getirisi bulunmayan değerli metaller üzerinde baskı yarattı. Özellikle piyasaların yılın ikinci yarısına yönelik agresif faiz indirimi beklentilerini azaltması, ons altındaki yükselişleri sınırlayan temel unsur olarak öne çıktı. Bununla birlikte piyasalar yalnızca ABD enflasyon verisine değil, aynı zamanda Orta Doğu kaynaklı jeopolitik gelişmelere de odaklanmayı sürdürdü. Gün içerisinde özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile ateşkes sürecine ilişkin yaptığı sert açıklamalar risk algısını artıran ana başlıklardan biri oldu. Trump’ın, ABD–İran ateşkesini “yoğun bakımda” ve “hayatta kalma mücadelesi veriyor” ifadeleriyle değerlendirmesi, piyasalarda diplomatik çözüm ihtimalinin zayıfladığı şeklinde yorumlandı. Özellikle İran tarafının Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünün güvence altına alınmasını istemesi ve ABD’nin bölgedeki deniz ablukasını kaldırmasını şart koşması enerji piyasalarında arz güvenliği endişelerini yeniden gündeme taşıdı. İran yönetiminin ayrıca savaş tazminatı, yaptırımların kaldırılması ve dondurulan varlıkların serbest bırakılması gibi taleplerde bulunması, taraflar arasındaki müzakere sürecinin daha da karmaşık hale geldiğine işaret etti. Bunun yanında Hürmüz Boğazı’nda ticari gemi geçişlerinin savaş öncesi döneme göre halen düşük seviyelerde seyretmesi, küresel enerji arzına ilişkin kırılganlığın devam ettiğini gösterdi.
Kaynak: Anadolu Yatırım Teknik Bülten