Aylık Yatırım Stratejisi
❑ Haziran ayı başında ABD-İran görüşmelerinin kesilmesiyle yükselen jeopolitik gerilim küresel piyasalarda dalgalanmayı artırırken, ilerleyen süreçte tarafların müzakere sürecine dair olumlu açıklamaları ve Hürmüz Boğazı’nda enerji akışının yeniden normalleşeceğine yönelik beklentiler risk iştahını destekledi. Bu gelişmelerle birlikte brent petrolün varil başına fiyatı 80 doların altına geriledi, aylık bazda %20,8 değer kaybetti. Jeopolitik gelişmelere ek olarak, ABD’de güçlü istihdam ve enflasyon verilerinin Fed’in faiz beklentilerini yeniden şekillendirmesi ve aşırı değerleme endişeleriyle teknoloji ile yarı iletken hisselerinde görülen satışların etkisiyle yatırımcıların defansif sektörlere yönelmesi, küresel piyasalarda dalgalı bir görünümün öne çıkmasına neden oldu. Haziran ayında ABD borsa performanslarında karışık seyir ön plana çıktı; Dow Jones endeksi aylık bazda %2,52 değer kazanırken, S&P 500 endeksi %1,1 ve Nasdaq endeksi %2,8 düşüş gösterdi. Avrupa tarafında ise gösterge endeks aylık bazda %4,6 yükseliş gösterdi. Haziran ayında ön plana çıkan makroekonomik veri akışına baktığımızda, ABD’de mayıs ayına ilişkin tarım dışı istihdam verisi 172 bin kişi artarak 85 bin kişilik piyasa beklentisinin üzerinde gerçekleşti. Beklentileri aşan istihdam verisinin ardından, Fed’in para politikasına ilişkin sıkı duruşunu daha uzun süre koruyabileceği beklentileri güçlendi. Diğer yandan, ABD’de mayıs ayı TÜFE verisi aylık %0,5 ve yıllık %4,2 artışla piyasa beklentilerine paralel gerçekleşirken, Fed’in enflasyon göstergesi olarak yakından izlediği çekirdek PCE fiyat endeksi, mayıs ayında beklentilere paralel olarak aylık %0,3 ve yıllık bazda ise %3,4 artış kaydetti. 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin PCE verisi de bir önceki çeyreğe göre %4,4 artarak piyasa beklentileriyle uyumlu gerçekleşti. Verilerin ardından, Fed’in ilave faiz artırımlarına ilişkin piyasa beklentilerinde sınırlı bir gerileme gözlendi. Ayrıca haziran ayı boyunca Fed ve Avrupa Merkez bankası faiz kararı toplantıları ve başkanların vereceği mesajlara odaklanıldı. Fed, yeni Başkan Kevin Warsh liderliğinde gerçekleştirilen ilk toplantısında politika faizini piyasa beklentilerine paralel olarak %3,50-%3,75 aralığında sabit tuttu. Karar metninde, Orta Doğu kaynaklı jeopolitik belirsizliklere rağmen ABD ekonomisinde büyüme ve istihdamın güçlü seyrini koruduğu vurgulanırken, önceki metinlerde yer alan gelecekteki faiz indirimlerine ilişkin yönlendirmelerin çıkarılması ön plana çıktı. Güncellenen makroekonomik projeksiyonlarda ise 2026 yılı büyüme beklentisi %2,4’ten %2,2’ye revize edilirken, enflasyon tahmini %2,7’den %3,6’ya ve yıl sonu politika faizi beklentisi %3,4’ten %3,8’e yükseltildi. Söz konusu revizyonlar, Fed’in 2026 yılı içerisinde ilave bir faiz artırımını değerlendirebileceğine yönelik beklentileri güçlendirdi. Bu gelişmelerin etkisi ile altın ons bazında fiyatı haziran ayında %11,7 düşüş gösterdi. Avrupa Merkez Bankası (AMB) ise haziran toplantısında, piyasa beklentileri doğrultusunda tüm politika faizlerini 25 baz puan artırdı.
❑ Borsa İstanbul performansında, haziran ayı genelinde jeopolitik gelişmeler öncülüğünde küresel piyasalardaki risk iştahındaki dalgalanmalar, yurt içi makroekonomik veri akışı ve para politikasına ilişkin beklentiler etkili oldu. Böylece BİST 100 endeksi aylık bazda %3,4 değer kazandı. Sektörel bazda bakıldığında ise bankacılık endeksi %15,9 yükseliş gösterirken, hisse bazlı görülen kar realizasyonlarının etkisi ile sanayi endeksi ise %2,1 oranında geriledi. Jeopolitik gerilimdeki azalmanın etkisi ile ulaştırma sektör endeksi geçtiğimiz ay %5,6 değer kazandı. Yurt içinde Haziran’da enflasyon verileri, 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin GSYH büyüme performansı ve TCMB Para Politikası Kurulu’nun (PPK) politika faizi kararları yatırımcıların odağında yer aldı. Mayıs ayı enflasyon verisi beklentilerin (%1,6) hafif üzerinde aylık %1,71 ve yıllık %32,61 seviyesinde açıklanırken, Türkiye ekonomisinin 2026 yılının ilk çeyreğinde çeyreklik bazda %0,1 ve yıllık bazda ise piyasa beklentisinin hafif altında %2,5 büyüme gösterdiği açıklandı. TCMB, haziran ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını piyasa beklentileri doğrultusunda %37,0 seviyesinde sabit bıraktı. Kurul, gecelik borç verme faiz oranını %40,0, gecelik borçlanma faiz oranını ise %35,5 seviyesinde korudu.
❑ Temmuz ayına İstanbul Ticaret Odası (İTO) tarafından açıklanan İstanbul TÜFE verisi ile başlandı; buna göre İstanbul’da perakende fiyatların haziran ayında aylık %1,14 oranında arttığı görüldü. Ayın devamında yurt içinde, 3 Temmuz’da TÜİK tarafından açıklanacak enflasyon verisi piyasaların yönü açısından kritik önemde olacak. Haziran’da TÜFE’de aylık bazda %1,0 civarında artış bekleniyor. Bunun yanı sıra 23 Temmuz’da gerçekleştirilecek TCMB Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı yakından izlenecek. TCMB’nin bu toplantıda haftalık repo ihalelerini yeniden başlatması beklentiler arasında yer almaktadır. Diğer yandan, 17 Temmuz’da Fitch’in ve 24 Temmuz’da Moody’s’in Türkiye için kredi notu değerlendirme raporlarını açıklaması bekleniyor. Yurt dışında ise bugün Avrupa Merkez Bankası (AMB), ABD Merkez Bankası (Fed) ve İngiltere Merkez Bankası (BOE) başkanlarının AMB Forumu kapsamında yapacakları konuşmalar yakından izlenecek. Veri tarafında, ABD’de 2 Temmuz’da açıklanacak tarım dışı istihdam verisi, 14 Temmuz’da yayımlanacak TÜFE rakamları ve 29 Temmuz’daki Fed faiz kararı öne çıkıyor. Fed Başkanı’nın faiz kararı sonrasında yapacağı açıklamalar da piyasalar tarafından yakından takip edilecek. Avro Bölgesi’nde 17 Temmuz’da TÜFE verisi ile 23 Temmuz’da ise AMB faiz kararı izlenecek. Bugün Avro Bölgesi için açıklanan haziran (öncü) ayı yıllık TÜFE artış oranı %3,2’den %2,8’e gerileyerek, aşağı yönlü sürpriz yaptı. Mevcut durumda Avrupa Merkez Bankası’nın Temmuz toplantısında faiz oranları sabit tutması genel piyasa beklentisi olarak şekillenmektedir. Ayrıca, İngiltere’de 30 Temmuz’da BOE faiz kararı, Japonya’da ise 31 Temmuz’daki BOJ faiz kararı küresel piyasaların odağında yer alacak. Temmuz ayı için yatırımcılara orta riskli fon dağılımı tercih etmelerini öneriyoruz.

Rapor için tıklayın.
Kaynak: Vakıf Yatırım Strateji Raporu
