BİST Moody’s’i Takmadı!

Aydın Eroğlu – 13.03.2018

Piyasa profesyonellerinin en eskilerinden birisiyim. Türkiye ve dünya ile ilgili çok sayıda kriz nedenine şahit oldum. Hatta bazıları direkt Türkiye ile ilgili olmasa da piyasalarımız, kur, faiz ve borsalarımız bunlardan ciddi olumsuz etkilenmişlerdi. Şimdi ise, direkt bizi ilgilendiren bir çok sayıda risk ve gelişme var. Ama BİST gördüğünüz gibi çok dinamik duruyor. Dün de BİST, Moody’s bankaların notlarını indirmiş olmasına rağmen, bu durumu hiç takmayıp ciddi bir toparlanma yaşadı.

Bu aslında normal. Çünkü verilen notlar gerçeği yansıtmıyor siyasi diye zaten ifade ediyoruz. Ama acaba yabancılar da bu notları dikkate almıyorlar mı bunlar hep muamma. Cari açığımız artıyor. Kurlarda ve faizlerimizde yükseliş sürüyor. Ama borsa yükselişine devam ediyor. Bu da normal çünkü, sonuçta bankalarımız, şirketler gayet karlı ve bu karları da sürüyor. Bu nedenle de bir çoğu için iskontolu diye görüş belirtiyoruz.

Kısacası aslında makro ile mikro arasında farklılıklar var. Ekonominin değişik nedenler yüzünden negatif riskleri varken, özelde şirketlerin durumu daha pozitif. Böyle olunca da endeks bazında tahmin oldukça zor oluyor. İşte bu yüzden bu dönemi hisse bazlı takip etmek daha doğru olur diyorum.

Bizlerin tecrübesinin sizlerden çok olması, bizim de bazı durumları yeni tecrübe etmemize mani değil :) Bir kaç yıldır bir çok konuya karşı piyasının tepkilerini ben de yeni tecrübe ediyorum.

Her neyse, dün güzel bir gün yaşadık. Bir çok açık teknik analiz öngörümüz kapandı. Bazıları daha kapanacaktır. Yine hisse bazlı takibe devam edeceğiz.

Bu arada açık bazı teknik analiz öngörülü hisselerimiz var ki, hatta bunlarla ilgili bir çok da teknik öngörü paylaşılmış. Aksa, alkım, netas, eczyt, orge, tuprs, soda vs gibi. Şimdi diğer kapanan hisselere sahip olanlar mutlu iken, açık duran hisseleri taşıyanlar doğal olarak aynı mutluluğa sahip değillerdir. Maalesef bunlar borsanın yaşanan durumları. Bazen gayet iyi beklediğiniz hisseler böyle takılabiliyorlar. Bu takılma önceki yükselişlerinin hazmetmesi ya da, yeni yükseliş potansiyelelerinin başlatacak olduğu yeni trendlerin ön hazırlık aşaması olabiliyor. Yapacak bir şey yok teknik öngörülerimi koruyorum.

Peki böyle hisselerde ne yapmalı? Verip diğer teknik öngörülerden mi almalı? Bu cevabı ben veremem. Sizlerin almanız gereken karar. Ama gerçekleşenler gibi, açık duranlar da benim öngörülerim olduğu için, beklentim değişmeden böyle değişim yapılması öngörüm olmaz. Çünkü benzer şekilde çok takıldım diyerek değiştireceğiniz hisselerde de benzer takılma olup-olmayacağının bir garantisi olabilir mi? İşte bu nedenle hisse değişiklikleri sizlerin alacağınız kararlar. Ki, zaten ben sadece temel ya da teknik öngörülerimi paylaşır ama sizlerin bire bir davranışlarına karışamam. Bu yöndeki taleplerinize de cevap vermediğimi biliyorsunuz.

Türkiye, sınırlarındaki ülkelerde süren savaşlar bitti dendiği zaman, inanılmaz bir bölgesel imarlaşma döneminin içine girecektir. Çimento, demir çelik, her türlü alt yapı, beyaz eşya, gıda, akla gelmeyen daha bir çok alanda bölgeye olan cirolar patlayacaktır. Ama ne zaman bu barış ortamı başlayacak bilemiyorum. Kısacası Türkiye kendi özelinde yine çok önemli bir potansiyel taşıyor.

Ama çok ciddi iç-dış siyasi risk ve belirsizliklerimiz de var. İşte tüm bunların içinde yolumuzu bulmaya çalışmak öyle düşünüldüğü gibi de kolay değil. Bunu hepinizin bilmesini isterim. Sonuçta piyasalarda yaşanacaklar öncesinde elimize liste olarak gelmiyor. Bunları bir çok gelişmeyi ve veriyi harmanlayarak tahmin etmeye çalışıyoruz.

Geçen ay çok sayıda teknik analiz öngörüsü vermiştim ve uzun süre bunların neredeyse hiç birisi Suriye operasyonu vs. gibi nedenlerle kapanmamıştı. Gördüğünüz gibi bir süredir yoğun bir şekilde bu teknik gerçekleşemeler yaşanıyor. Teknik analiz öngörülerimin çoğu gerçekleşti. Umarım en kısa zamanda diğerleri de gerçekleşir.

ABD, AB, Suriye, Yunanistan hepsi ile sıkıntılı süreçler yaşıyoruz. Bunları aştıkça potansiyelimizi daha da iyi kullanabileceğiz. Umarım bu çözümleri arka arkaya yaşamaya başlarız.

Evet, gerçekten de çok önemli risk ve belirsizliklerimiz var. Ama bunlar bizim sahip olduğumuz potansiyelleri görmezden gelmemize de mani olmamalı. Piyasa ve özellikle borsayı siyasi açıdan değerlendirmemeniz doğru olur. Yoksa muhalif bir siyasi bakışınız varsa her şeyin olumsuz tarafını görür yükselişleri kaçırırsınız. Ya da aynı yönde siyasi bakışınız varsa, bu sefer de her şeyi toz pembe görür, gereksiz ve zamansız riskler alır, ciddi zararlar edebilirsiniz. Bu nedenle lütfen değerlendirmelerinizi objektif yapmaya çalışınız.

Saygılarımla
Aydın Eroğlu – Stratejist / Finans Yazarı