Wagner Yasasından Yola Çıkarsak

Mahfi Eğilmez – 30.09.2015

Kamu Giderlerinin Artışı Yasası (Adolph Wagner)

Kamu giderlerinin sürekli arttığı ve bunun neredeyse evrensel bir durum olduğuna ilişkin gözlemler yapan Alman iktisatçı, kamu maliyecisi ve siyasetçi Adolph Wagner bu gerçeği kendi adıyla anılan bir yasa olarak açıklamıştır.

Wagner yasasına göre kamu giderleri hem nominal (görünürde) hem de reel olarak artış halindedir. Burada nominal ve reel artış biraz farklı bir durumu gösterir. Eğer kamu giderleri arttığı halde kamu hizmetlerinde bir artış yoksa bu artış nominal artıştır. Eğer kamu giderleri kamu hizmetleriyle birlikte artıyorsa bu reel bir artıştır. Kamu giderlerinde görülen nominal artışlar; enflasyon ve/veya paranın dış değerinin düşmesi nedeniyle satın alınan aynı mal ve hizmetlerin daha pahalıya alınmaya başlanması, ülke topraklarının savaşlar vb nedeniyle genişlemesinin gider artışlarına neden olması, geçmişte düşük ödemelerle yaptırılan bazı kamu hizmetlerinin bedellerinin artması (askerlere ödenen asker aylıklarında artışlar olması gibi nedenlerle ortaya çıkar. Kamu giderlerinde görülen reel artışlar ise devletin eğitim, sağlık gibi alanlarda daha kaliteli ve kapsamlı hizmet sunması, teknolojideki değişmelerin yarattığı altyapı değişikliklerinin adapte edilmesi, savunma gücünün artırılması için yeni silahlar, teçhizat alınması, nüfus artışına uyumlu olarak devlet hizmetinin yaygınlaştırılması gibi nedenlerle ortaya çıkar.

Aşağıdaki grafik dünyada giderlerinin 2001 – 2015 yılları arasındaki gelişimini sergiliyor (kırmızı çizgi gelişmiş ülkelerde, mavi çizgi gelişme yolundaki ülkelerde bütçe giderleri / GSYH oranlarının gelişimini, kırıklı çizgiler ise eğilimleri gösteriyor.)

butce-gsmh

Grafikten ve eğilim çizgilerinden görüleceği gibi bütçe giderleri, krizin etkisi gibi çeşitli nedenlerle dalgalanma içinde görünse de, genel olarak artış eğilimindedir. Bu artışın önemli bir bölümünün enflasyon ve kur artışı gibi nominal artışlardan, bir bölümünün sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılmasından kaynaklandığını söyleyebiliriz.

Kamu Gelirleri de Artıyor mu?

Kamu giderleri alt bölümünde Wgner yasasına değinmiş ve çeşitli nedenlerle kamu giderlerinin nominal veya reel olarak arttığını belirtmiştik. Kamu giderleri arttığına göre acaba bunları karşılamaya yarayan kamu gelirleri de artıyor mu?

Aşağıdaki grafik dünyada kamu gelirlerinin 2001 – 2015 yılları arasındaki gelişimini veriyor (kırmızı çizgi gelişmiş ülkelerde, mavi çizgi gelişme yolundaki ülkelerde bütçe gelirleri / GSYH oranlarının gelişimini, kırıklı çizgiler ise eğilimleri gösteriyor.)

butce-gsmh-2

Grafikten ortaya çıkan durum kamu gelirlerinin gelişme yolundaki ülkelerde, gelişmiş ülkelere göre daha hızlı arttığı sonucudur. Kamu giderlerinin artış yasasını incelerken gördüğümüz grafik kamu giderlerinin gelişmiş ülkelerde daha hızlı arttığını gösteriyordu. Buna göre bu ülkelerde bütçe açıkları ve kamu borçlanmasının artıyor olması gerekir.

Kamu Borçlanmasının Artışı

Kamu giderlerinin arttığını, bunları karşılayacak olan kamu gelirlerinin gelişmiş ekonomilerde giderlere göre düşük bir oranda, gelişme yolundaki ülkelerde ise giderlerle uyumlu biçimde arttığını önceki bölümlerde gördük. Şimdi de kamu borçlanmasında aynı gruplarda ve aynı yıllarda nasıl bir gelişme olmuş ona bakalım.

Aşağıdaki grafikte dünyada kamu borçlanmasının 2001 – 2015 yılları arasındaki gelişimi yer alıyor (kırmızı çizgi gelişmiş ülkelerde, mavi çizgi gelişme yolundaki ülkelerde kamu borç stoku / GSYH oranlarının gelişimini, kırıklı çizgiler ise eğilimleri gösteriyor.)

kamu-borclari-gsmh

Grafikten görüleceği üzere gelişmiş ülkelerde özellikle küresel kriz sonrasında artan kamu giderleri kadar gelir artışı olmadığı için kamu borçlanması da hızla artmış görünüyor. Buna karşılık küresele krizden daha az etkilenen gelişme yolundaki ülkelerde kamu giderleri, kamu gelirlerinden yavaş arttığı için kamu bor yükü de azalmış bulunuyor.

Türkiye’de Durum

Türkiye’deki durum da gelişme yolundaki ülkelerin durumuna paralel bir görünüm içindedir. Aşağıdaki grafik 2002’den bu yana Türkiye’de kamu gelir ve giderleriyle kamu borçlanmasındaki gelişmeyi özetliyor (kırmızı çizgi giderleri, mavi çizgi gelirleri, yeşil çizgi kamu borçlanmasını, kırıklı çizgiler de her bir göstergenin eğilim çizgilerini gösteriyor.)

kamu-gelir-gider-gsmh

Grafikten de açıkça görülebileceği gibi 2000’lere girerken kamu giderleri, gelirlerin oldukça üzerinde bulunduğu için kamu borçlanması da yüksekti. Zaman içinde kamu giderlerinin hızı kesilirken kamu gelirleri de artmaya başladı. Bunun yansıması olarak kamu borçlanması azalan bir eğilim içine girdi. Kırıklı eğilim çizgilerine barksak kamu giderlerinin hafif bir azalma buna karşılık kamu gelirlerinin artış eğiliminde olduğunu sonuç olarak da kamu borçlanmasının hızlı bir düşüş eğilimi içinde olduğunu görebiliyoruz.

Sonuç

Kamu giderlerindeki artış ya kamu gelirlerinde ya da kamu borçlanmasındaki artışla karşılanıyor. Kamu borcunu ödemenin bir başka yolu da özelleştirme vb gibi yollarla eldeki kamu mallarını satarak elde edilen geliri kullanmaktır. Bu yolla yapılan ödemede geleceğe ilişkin gelirlerden vazgeçildiği için sorun ileriye taşınmış olur.

İyi bir kamu yönetimi kamu giderlerinin kamu gelirleriyle orantılı olarak arttığı bir yönetimdir. Bununla birlikte iç talebin düştüğü, büyümenin düşmeye başladığı, ekonominin canlılığını kaybettiği bir dönemde kamu giderlerini artırarak uygulanacak bir maliye politikası uygun bir maliye politikasıdır. Tersine iç talebin hızla arttığı, enflasyonist eğilimlerin canlandığı bir dönemde ise kamu giderlerini kısarak kamu gelirlerini artırmaya yönelik bir maliye politikası izlenmesi doğru olur.

Türkiye, bugün iç talebin canlı olmadığı, büyümenin düştüğü buna karşılık enflasyonun arttığı bir ortam içinde bulunuyor. Türkiye’de enflasyon artışı iç talep canlılığından değil, TL’nin dış değer kaybından kaynaklanıyor. Eğer iç talep canlı olsaydı büyüme oranı düşmezdi. Bu durumda Türkiye’nin kamu harcamalarını, kalıcı etkiler yaratmaksızın, bir defalık artışlara dayalı olarak artırması doğru bir yöntem gibi görünüyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir