Dünya Kupası final heyecanıyla dalgalanan bu eski Gezegen, aynı zamanda çoklu bir dengenin de tam göbeğinde amuda kalkıyor. Fed’in ne zaman faiz artıracağı, AB’nin resesyona girip girmeyeceği, TCMB’nin ne zaman faiz indireceği, hatta Trump’ın Cumhuriyetçi Partisi’nin Kasım ara seçimlerindeki performansı bile dünyanın çoklu dengeden hangi faza erişeceği sorusunun cevabına bağlı. Bu çoklu dengeyi yaratan da Hürmüz Krizi. Eğer çabuk biter, boğaz serbestçe seyrüsefere açılırsa, her şey güllük gülistanlık olur. Velakin, karşılıklı bombardıman ve blokaj tüm yaz boyunca sürerse, dünya 1970’lerden bu yana şahit olmadığımız bir stagflasyona girer. Hatta, yeni bir küresel finans krizi bile gündeme gelir.
Hürmüz Krizi’nin nedeni çok sarih: İran nükleer zenginleştirme programından daha kıymetli bir şantaj silahı edindi: Dünya petrolünün %20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nı kontrol etmek. Böylece hem milyarlarca dolar geçiş hasılatı elde edecek, hem diplomatik olarak kavgalı olduğu ülkelere ekonomik zarar verecek. ABD ve hemen tüm dünya devletleri ise Hürmüz’ün İran kontrolüne geçmesinin jeopolitik riskini çok iyi kavradığı gibi, buna izin verilirse yakında deniz trafiğinin sıkıştığı çok sayıda diğer dar geçiş yolunda da başka devletlerin aynı yönteme başvuracağını biliyor.
Çözümü zorlaştıran bir diğer unsur da, Tahran’da çok şiddetli bir iç çekişme yaşanması. Bir yanda Ateşkes Mutabakatı’yla büyük kazanımlar elde edildiğini savunan “ılımlılar” ki Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ve Dışişleri Bakanı Arakçi bunların başını çekiyor. Öte kampta ise ölümüne kadar savaşmak isteyen İran Devrim Muhafızları (İDM). Yeni dini lider Mücteba ya çok ağır yaralı, ya da daha ipleri eline alamadı, bu yüzden onun sözlerini pek dikkate almıyorum. Ayrıca, Tahran şunu da biliyor ki, eğer yaz boyunca bir bahaneyle petrol ve doğal gaz fiyatlarını yüksek tutabilirse, Cumhuriyetçiler ara seçimde en azından Temsilciler Meclisi’ni kaybedecek ve Trump topal ördek konumuna düşecek.
ABD çok şiddetli hava bombardımanıyla Tahran’ı yıldırmaya çalışırken, bir yandan da Umman rotasından geçecek tankerlere güvenli geçiş sağlayacağını iddia ediyor. Kısa vadede avantaj İDM’de. ABD ve İsrail bombardımanı Şubat’tan bu yana İran’ı dize getiremedi, bu turda da getireceği şüpheli. Zaten, ABD gerçekten Umman rotasını güvenceye alsa da, her an bombalanma tehdidi sürdükçe hiçbir armatör bölgeye gemi göndermez.
Yazının devamı için TIKLAYINIZ!
