Haftalık Piyasa Beklentileri
Piyasaların gündeminde İran savaşı ilk sıralardaki yerini koruyor. Fiyatlamalar savaşın seyrine ve ABD Başkanı Trump’tan gelen açıklamalara göre şekilleniyor. Petrol fiyatları ise en önemli göstergelerden biri. Savaşın şiddetinde belirgin bir azalmadan söz etmek zor. Ancak son günlerde gerek iç, gerekse dış piyasalarda savaşa ve ABD Başkanı Trump’ın açıklamalarına verilen tepkiler zayıflamaya başladı. Trump’ın, İran’ı çok sert vuracağız açıklamasına rağmen borsalar Perşembe gününü yükselişle kapattı. Altın ve gümüş fiyatlarındaki düşüşler de sınırlı kaldı. Petrol fiyatlarında çıkış trendi korunmasına rağmen yükseliş hareketi ivme kaybetti. İçeride ise, 27 Mart ile biten haftada yabancı yatırımcılar savaş başladığından bu yana ilk defa hisse senedi alımı yaptılar. Bir haftalık alımın tek başına bir referans olarak kabul edilmesi zor ama yine de bir sinyal olarak görmek mümkün. Ancak altını çizmekte yarar var, bir kara harekatı başlarsa piyasalar daha derin olumsuz bir fiyatlamaya da yönelebilir. Bu olasılık dahilinde. Mevcut durum itibariyle belli ölçüde fiyatlama yapıldı, buna bağlı olarak bir soluklanma görülüyor. Bununla birlikte sıkça görüş ve tutum değişikliğine alıştığımız Trump, 2-3 hafta diyor ama savaşı bitirdik derse çok da sürpriz olmaz. Zira ABD savaşta prestij kaybına uğradı. İran tüm dünyayı şaşırtacak şekilde dirençli çıktı. Kara harekatı olmadan sonuç alınamayacağı ortada. Kara harekatının özellikle ABD için çok riskli olacağı tahmin ediliyor. Ayrıca ABD’de Trump karşıtı gösteriler arttı ve kamuoyu desteği %30’lu seviyelere düştü, halkın çoğunluğu savaşa karşı. Kasım ayında ise ABD’de ara seçim var. Bu olayın çok uzaması ve ABD’nin itibar kaybı fazla sürdürülebilir gibi görülmüyor. ABD Başkanı Trump’ın zafer kazandık, rejimi değiştirdik, İran’da vurulacak hedef kalmadı gib i doğruluğu “çok tartışmalı” söylemlerle biraz da bu olaydan galip taraf imajı ile ayrılmak isteğini gösteriyor. Piyasaların savaşa duyarlılığının azalmasında biraz da savaşın sonuna yaklaştık öngörülerinin payı olabilir. Savaş bir süre sonra bitse de özellikle artan petrol fiyatlarının etkileri küresel ekonomi için sorun olmaya devam edebilir. Petrolün sadece fiyatı değil üretim altyapısı ve tedarik yolları ciddi yara aldı. Ancak savaş biterse beklenti fiyatlamasıyla piyasalar çok çabuk tepki verecektir. Yatırımcılarda bu aşamada genel tutum, yüksek faizle nakitte kalıp, ileriye yönelik net projeksiyonlar yapılabilir hale geldiğinde ona göre pozisyon almak şeklinde. Şartlar düzelsin o zaman hisse alırım düşüncesi bir tercihtir. Ancak bu hisseleri bu fiyattan bulmak zorlaşacaktır. Bunun yanı sıra, henüz savaş belirsizliği sürerken “savaş bitsin öyle alırım, pahalı alıp pahalı satarım” düşüncesi de bir yatırım tercihi. Borsa için olduğu kadar benzer şeyler altın ve gümüş gibi diğer yatırım araçları için de büyük ölçüde geçerli. Gerek borsa, gerekse altın ve gümüş gibi yatırım araçlarında geriye çekilmelerde artık alıcılar gelmeye başladı. Bu durum bir bakıma dip konusunda yatırımcıların kafasında bazı seviyelerin oluşmaya başladığını gösteriyor.
27 Mart ile biten haftada; Yabancı yatırımcılar hisse senetlerinde 137 milyon dolarlık alım, tahvil ve bonoda 1.370 milyon dolarlık satış yaptılar. Hisse senetlerinde İran savaşı başladığından bu yana satıcılı üç haftanın ardından ilk defa alım tarafında görüldüler. Tahvil ve bonoda ise yabancı satışları artarak devam etti. Bunu faiz artırım beklentilerine yormak doğru olacak. Aynı hafta TCMB rezervleri ve yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatında düşüş devam etti. TCMB brüt döviz rezervleri 22 milyar dolar azalışla 155,5 milyar dolara, swap hariç net rezerv de 22,6 milyar dolar azalışla 20.4 milyar dolara geriledi. Yabancı çıkışları ve TCMB rezervlerinde erimenin ciddiyet kazanması karşısında 22 Nisan toplantısında TCMB’nin nasıl bir hamle yapacağı merak konusu. Enflasyondaki yükselişi de dikkate aldığımızda ilk akla gelen ve dillendirilen hamle, faiz artışı şeklinde. Hatırlanırsa, savaşın başladığının ertesi günü TCMB haftalık repo ihalesinin iptaliyle örtülü bir faiz artırımı yapmıştı. Politika faizini gecelik faize yükseltebilir görüşünde olanlar çok fazla. Veya faiz koridorunda düzenleme olabilir görüşleri de mevcut. Çok düşük olasılık ama izlemede de kalabilir. Ancak sıkı para politikasının devam edeceği muhakkak görülüyor. Bu hamlelerin hangisinin tercih edileceği konusunda 22 Nisan tarihini görmek yerinde olacak. Diğer yandan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın geçen hafta Londra’da yaptığı sunum ve toplantıların sonuçlarını önümüzdeki günlerde yabancı yatırımcı tavrından görebileceğiz. Enflasyonun piyasa üzerindeki etkileri “sınırlı” kaldı. Fakat, son gelen elektrik ve doğalgaz zamlarıyla petrol fiyatlarındaki yükselişin devam ettiğini dikkate alırsak nisan ayı da enflasyon açısından kritik olacak. Savaş biter, petrol fiyatları düşerse önümüzün de yaz ayları olması nedeniyle enflasyonda daha rahat bir dönem oluşur. Öncelik savaşın bitmesinde.
Haftalık Hisse Önerileri

Kaynak: Meksa Yatırım Haftalık Bülten