Haftalık Bülten
Küresel piyasalarda haftanın ana gündem maddelerini ABD-İran arasındaki ateşkes süreci ile majör merkez bankalarının faiz kararları oluşturdu. Geçtiğimiz haftaya piyasalar, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in ABD ve İran arasında anlaşmaya varıldığını duyurmasının ardından güçlü yükselişlerle başladı. ABD Başkanı Donald Trump da İran ile yapılan barış anlaşmasının tamamlandığını, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılacağını ve ABD’nin uyguladığı deniz ablukasının derhal kaldırılacağını açıkladı. Bu çerçevede hafta ortasında ABD ile İran arasında savaşı sona erdirecek, Hürmüz Boğazı’nı yeniden açacak ve İran petrolüne yönelik ABD yaptırımlarının kaldırılmasını öngören geçici bir anlaşma imzalandı. Nihai anlaşmaya ulaşılması amacıyla 60 günlük bir müzakere süreci öngörülürken, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, İran’ın elindeki nükleer stokların tasfiye edilmesi ve yaklaşık 300 milyar dolarlık dondurulmuş fonların serbest bırakılmasına ilişkin görüşmelerin derhal başlatılacağı ifade edildi. Merkez bankaları cephesinde ise ABD Merkez Bankası (Fed), piyasa beklentilerine paralel olarak politika faizini %3,50-%3,75 aralığında sabit bıraktı. Kevin Warsh başkanlığında gerçekleştirilen ilk FOMC toplantısının ardından yayımlanan karar metninin önceki açıklamalara kıyasla belirgin şekilde kısaltıldığı dikkat çekti. Dot Plot projeksiyonlarında enflasyon ve faiz beklentileri yukarı yönlü, büyüme beklentileri ise aşağı yönlü revize edildi. Yıl sonu politika faizi beklentisi %3,4’ten %3,8’e yükseldi. Öte yandan Kevin Warsh, Fed üyelerinin faiz beklentilerini yansıtan noktasal grafikte kendi tahminine yer vermedi. Bu durum, Fed’in 2012 yılında iletişim politikasının bir parçası olarak uygulamaya koyduğu yönlendirme aracında değişikliğe gidilebileceğine yönelik ilk sinyallerden biri olarak değerlendirildi. Fed kararları ve jeopolitik risklerdeki azalışın etkisiyle ABD borsaları haftayı %1’in üzerinde yükselişlerle tamamlamaya hazırlanıyor.
Yurt içi piyasalarda ise bütçe dengesi, sanayi üretimi, konut satış istatistikleri ve TCMB Para Politikası Kurulu toplantı özet metni öne çıkan gelişmeler arasında yer aldı. Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre 2026 yılı Mayıs ayında merkezi yönetim bütçesi 298,2 milyar TL, faiz dışı denge ise 169,3 milyar TL açık verdi. Bütçe gelirleri yıllık bazda %18 düşüşle 1.086 milyar TL’ye gerilerken, bütçe giderleri %27 artışla 1.384 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Böylece yılın ilk beş ayı itibarıyla bütçe dengesi 1.057 milyar TL açık verirken, bu rakam geçen yılın aynı dönemindeki 650,3 milyar TL’lik açığın belirgin bir şekilde üzerinde gerçekleşti. Genel görünüm itibarıyla Mayıs’ta tahsilat takvimindeki değişiklik, bayram nedeniyle kısa çalışma gün sayısının artması vergi tahsilatının zayıflamasına neden olurken, faiz dışı harcamalardaki görece artış da açığın genişlemesinde belirleyici oldu. TÜİK verilerine göre sanayi üretimi, Mart ayında jeopolitik gelişmelerin etkisiyle görülen daralmanın ardından Nisan ayında aylık bazda %3,7, yıllık bazda ise %6 artış gösterdi. Türkiye genelinde konut satışları Mayıs ayında yıllık bazda %31,2 düşüşle 93,3 bin adet olarak gerçekleşti. Böylece Aralık 2023’ten bu yana en sert yıllık daralma kaydedildi. TCMB’nin 11 Haziran tarihli Para Politikası Kurulu toplantı özetinde, öncü göstergelerin enflasyonun ana eğilimindeki yavaşlamanın Haziran ayında da sürdüğüne işaret ettiği belirtildi. Mevsimsellikten arındırılmış verilerin aylık hizmet enflasyonunda yavaşlama, temel mal enflasyonunda ise görece yatay bir görünüm ortaya koyduğu vurgulandı. TCMB verilerine göre yabancı yatırımcılar 12 Haziran haftasında hisse senedi piyasasında 117,8 milyon dolar net satış gerçekleştirirken, DİBS piyasasında 428,8 milyon dolar net alım yaptı. Aynı dönemde brüt rezervler 7,3 milyar dolar azalarak 151,2 milyar dolara gerilerken, swap hariç net rezervler 29,4 milyar dolardan 29,1 milyar dolara düştü. Böylece yabancı yatırımcılar üç hafta aradan sonra tahvil tarafında yeniden alıma geçerken, swap hariç net rezervlerde yataya yakın bir görünüm izlendi. ABD-İran arasında sağlanan barış mutabakatının ardından BIST 100 endeksi haftayı %5’in, Katılım 100 endeksi ise %2’nin üzerinde yükselişle tamamlamaya hazırlanıyor.
ABD’de Büyüme Verileri, Yurt İçinde Güven Endeksleri ve Beklenti Anketleri İzlenecek…
Majör merkez bankaları faiz kararı ardından küresel piyasalarda önümüzdeki hafta makroekonomik veri gündemi ön plana çıkacak. Ayrıca ABD-İran mutabakatı sonrasında İsviçre’de planlanan programın iptal edilmesi nedeniyle taraflardan gelecek açıklamaların fiyatlamalar üzerindeki etkisini sürdürmesini bekliyoruz. Petrol fiyatlarının 80 dolar seviyesinin altında kalmasını küresel enflasyon ve büyüme görünümü açısından olumlu değerlendiriyoruz. ABD’de önümüzdeki hafta öncü PMI verileri, dayanıklı mal siparişleri, Fed’in enflasyon göstergesi olarak yakından takip ettiği Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) Fiyat Endeksi, büyüme verileri, konut satışları ve Fed yetkililerinin açıklamaları piyasaların odağında olacak.
Yurt içi piyasalarda ise bu hafta Haziran ayına ilişkin enflasyon beklentilerinin netleşmesini bekliyoruz. Mevcut görünüm altında aylık enflasyonun %0,8-%1,0 aralığında gerçekleşebileceğine işaret eden sinyaller alıyoruz. Öte yandan, hafta içinde hanehalkı beklenti anketi, sektörel enflasyon beklentileri, tüketici güven endeksi ve sektörel güven endeksleri takip edilecek veriler arasında yer alıyor. Borsa İstanbul’da 14.600-14.650 puan bandı üzerindeki kalıcılığın sürmesi halinde, psikolojik eşik olan 15.000 puana doğru yükseliş eğiliminin güç kazanmasını bekliyoruz. Olası geri çekilmelerde ise 14.500 ve 14.250 seviyeleri destek olarak izlenebilir.
Rapor için tıklayınız.
Kaynak: Kuveyt Türk Yatırım