1974 Kıbrıs Harekâtı’nın ardından ABD, Türkiye’ye silah ambargosu uyguladı. Türk askeri, kendi müttefikinin kapattığı cephanelikler önünde bekledi. O acı ders bir kararlılığa dönüştü ve 1975’te Aselsan kuruldu; tek hedefle: bir daha başkasının iznini beklemeden savunmayı sürdürebilmek.
2002’de listede tek bir Türk şirketi bile yokken bugün 5 Türk şirketi var. Aselsan 43., TUSAŞ 47., Roketsan 71., ASFAT 78., MKE 80. sırada. ABD’den 48 şirket var, İngiltere’den 6; Türkiye, Fransa ve Çin 5’er şirketle aynı sayıda.
2002’de yerlilik oranı yüzde 20’ydi, sektörün cirosu 1 milyar dolardı, yürütülen savunma projesi sayısı yalnızca 62’ydi. Aradan 20 yıl geçti; yerlilik oranı yüzde 83’e çıktı, ciro 20 milyar dolara ulaştı, 185 ülkeye 230 farklı savunma ürünü ihraç edilir hale gelindi. Türkiye, ambargonun tohumladığı bu kırılganlıktan İHA ve SİHA üretiminde dünya ilk 3’üne girerek çıktı.
Aselsan bu dönüşümün hem mimarı hem sembolü oldu. Şirket 2026 yılının ilk çeyreğinde 34,3 milyar TL hasılat ve reel yüzde 15 büyüme kaydetti; ihracat sözleşmeleri yüzde 69 artışla 629 milyon dolara yükseldi. Haziran 2026’da Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan 780 milyon Euro’luk ÇELİKKUBBE sözleşmesi ve EUROSATORY 2026 fuarında sergilenen DRONEDEF konsepti, Türk savunma sanayiinin artık tamamen başka bir ligde oynadığını dünyaya gösterdi.
Emtia piyasalarında değerli metaller bugün öne çıkan varlıklar arasında yer aldı. Ons altın (XAUUSD) 4.300,61 dolar seviyesinden yüzde 1,01 yükselerek günü güçlü kapattı. Gram altın (XAUTRYG) ise 6.421,07 TL ile yüzde 1,25 artış kaydetti. Ons gümüş fiyatı (XAGUSD) 68,7735 dolardan yüzde 1,23 prim yaparken gram gümüş (XAGTRYG) 102,64 TL ile yüzde 1,60 yükseldi.
Emtia cephesinde tek belirgin düşüş ham petrolden geldi. USOIL (ABD petrolü), yüzde 2,08 gerileyerek 73,44 dolar seviyesine indi.
BİST’te halka arz endeksi XHARZ 359.118,20 puanla yüzde 0,22 yükselişiyle olumlu ayrışan nadir isimlerden biri oldu.
BİST 100 endeksi (XU100) 14.421,15 puana gerileyerek yüzde 0,50 değer kaybetti. Küresel borsalarda da satış baskısı öne çıktı; Dow Jones Sanayi Endeksi (DJI) 507,03 puan düşerek 51.498,16 seviyesine indi ve yüzde 0,97 geriledi. Bu tablonun önemli bir göstergesi olarak volatilite endeksi VIX yüzde 12,24 yükselerek 18,43’e tırmandı (VIX’teki bu sert yükseliş, küresel borsalarda artan risk algısı ve belirsizliğe işaret eder).
Kripto para piyasaları bugün genel olarak baskı altında kaldı. Bitcoin (BTCUSD) yüzde 0,83 değer kaybıyla 63.898,27 dolar seviyesinde seyretti. Ethereum (ETHUSD) yüzde 1,13 düşerek 1.724,56 dolara gerilerken XRP (XRPUSD) yüzde 1,74 kayıpla 1,1645 dolarda işlem gördü. PEPE (PEPEUSDT) ise yüzde 2,71 ile günün en sert düşüşünü yaşayan kripto para oldu.
Döviz tarafında dolar endeksi DXY yüzde 0,11 gerileyerek 100,28 seviyesinde seyretti. EURUSD paritesi yüzde 0,14 artışla 1,1517’ye yükselirken dolar/TL (USDTRY) yüzde 0,38 artışla 46,44 seviyesine çıktı.
Grafik TradingView’den
Aselsan hissesi ASELS, 395 TL kapanışıyla günlük tabloda Buy (Al) ve hareketli ortalamalarda Strong Buy (Güçlü Al) sinyalini korudu. Fiyat, Ichimoku baz çizgisinin hemen altında (Baz Çizgisi Altı Kapanış) kapanarak kısa vadede kritik bir eşiği sınadı.
Haftalık +%10,6’lık yükselişe karşın günlük hacim -%26,2, haftalık hacim -%38,2 geriledi. Bu durum klasik bir (Zayıf Hacimli Ralli) tablosu oluşturarak yükselişin sağlamlığını sorgulatıyor.
Awesome Oscillator -19,1 ile negatif bölgede seyrederken RSI (14) 53 ile nötr üzerini koruyor. Fiyat artışına rağmen osilatörün düşük kalması (Boğa (Bull) Ayı Uyumsuzluğu) kısa vadede temkinli olmayı gerektiriyor.
Williams %R -26,6 ile aşırı alım (Overbought) bölgesine yaklaşmış durumda. 400 TL direnci civarında oluşabilecek bir (Ayı Yutan Mum) veya (Kayan Yıldız) formasyonu satış baskısını hızlandırabilir.
İlk destek 380 TL, ikinci destek 360 TL bölgesindedir; ilk direnç Fibonacci pivot seviyesi olan 400,25 TL, ikinci direnç önceki aylık tepe olan 415 TL’dir. Sonra 426 TL olabilir.
Yıllık %95,8 EPS büyümesi ve %107,5 net kâr artışıyla ASELS temel güçlü görünümünü sürdürüyor. PEG oranının 0,51 olması ve net borcun piyasa değerinin yalnızca %1,3’üne karşılık gelmesi finansal esnekliği ön plana çıkarıyor.
Yerli mühendislerimizin (dış mihraklar geçmişte çok suikast yaptı, onları korumalıyız) alın teriyle geliştirilen her sistem, Türkiye’nin savunma alanındaki bağımsızlık yolculuğunun somut bir adımıdır. AR-GE harcamalarının %41 artışla 357 milyon dolara ulaşması ve ihracat sözleşmelerinin %69 büyüyerek 629 milyon doları geçmesi bu yolun ne kadar kararlı sürdürüldüğünü gösteriyor. Aselsan yalnızca bir şirket değil; Türkiye’nin güvenliğe verdiği yanıttır.
Sonuç itibariyle, 1974’te silah alınamadığı için kurulan bir şirket, bugün o silahları dünyaya satıyor. Ambargonun sebep olduğu mecburiyet (“sizin şer bildiğinizde hayır vardır”), zamanla en büyük güce dönüştü. Türkiye bu yolda durmuyor; 2028 hedefi yüzde 85 yerlilik oranı ve savunmada küresel ilk 10. Kıbrıs’ta ödenen bedel, bugün milyar dolarlık ihracatlarla geri alınıyor. Şükürler olsun!
Okan Özdemir
