Haftalık Bülten
ABD ve İran arasında hafta boyunca dalgalı bir seyir izleyen diplomatik süreç, hafta sonuna doğru daha yapıcı bir zemine taşındı. Hafta ortasında yükselen jeopolitik tansiyonun ardından ABD Başkanı Trump, İran’a yönelik planlanan hava saldırılarının iptal edildiğini açıkladı. Trump, taraflar arasında prensipte uzlaşma sağlandığını ve anlaşmanın kısa süre içerisinde imzalanabileceğini belirtirken, İran cephesinden gelen olumlu mesajlar da müzakere sürecine yönelik iyimserliği destekledi. Makroekonomik veri tarafında ise ABD’de enflasyonist baskıların sürdüğüne işaret eden göstergeler öne çıktı. Mayıs ayında Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) aylık bazda %0,5 artarken, yıllık enflasyon %4,2 seviyesinde gerçekleşerek piyasa beklentileriyle uyumlu bir görünüm sergiledi. Böylece yıllık enflasyon son üç yılın en yüksek seviyesine ulaşırken, yükselişte enerji ve özellikle yakıt maliyetlerindeki artış etkili oldu. Üretici fiyatlarında da yukarı yönlü baskı devam etti. Mayıs ayında Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) %1,1 ile %0,7 seviyesindeki piyasa beklentisinin üzerinde gerçekleşti. Öte yandan iş gücü piyasasının güçlü görünümünü koruduğu izlendi. Tarım dışı istihdam verisi, 88 bin seviyesindeki beklentilerin oldukça üzerinde gelerek 172 bin kişi artış kaydetti. Açıklanan veriler, ABD ekonomisinde iç talep ve istihdamın güçlü kalmaya devam ettiğine işaret ederken, Amerika Merkez Bankası’nın (Fed) para politikasında temkinli duruşunu koruyacağı beklentilerini de güçlendirdi. Piyasalar, 17 Haziran’da gerçekleştirilecek toplantıda politika faizinin sabit tutulmasını neredeyse kesin gözüyle değerlendirirken, yüksek enflasyon görünümü nedeniyle yılın son çeyreğine doğru 25 baz puanlık ek faiz artışı ihtimali de fiyatlanmaya devam ediyor. Kâr satışlarının gündeme geldiği haftada S&P 500 %2,5, Nasdaq 100 endekslerinde %3,2’lik değer kaybı görülüyor.
Yurt içi piyasalarda haftanın önemli gündem maddesi, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Haziran ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı oldu. TCMB, piyasa beklentileri ve öngörülerimiz doğrultusunda politika faizini %37 seviyesinde sabit bırakırken, gecelik borç verme faiz oranını %40, gecelik borçlanma faiz oranını ise %35,5 düzeyinde korudu. Kararın piyasa beklentileriyle uyumlu gerçekleşmesi nedeniyle finansal varlıklar üzerinde etkisinin sınırlı olacağını düşünüyoruz. Bununla birlikte, Orta Doğu’da devam eden jeopolitik gelişmeler ve Hürmüz Boğazı kaynaklı olası arz kesintileri, enerji fiyatları üzerinden enflasyon görünümüne yönelik risk oluşturmaya devam ediyor. Hava koşullarının mevsim normallerine yakın seyretmesiyle birlikte yaz aylarında tarımsal üretimde gözlenebilecek toparlanmanın gıda fiyatları üzerindeki baskıyı hafifletebileceğini ve enflasyon görünümünü destekleyebileceğini değerlendiriyoruz. Mevcut koşullar altında TCMB’nin yaz döneminde para politikasında belirgin bir değişikliğe gitmeyerek temkinli duruşunu korumasını bekliyoruz. Enflasyondaki iyileşmenin kalıcılık kazanması ve beklentilerdeki düzelmenin sürmesi halinde ise faiz indirim sürecinin 10 Eylül tarihli PPK toplantısında yeniden başlayabileceği görüşümüzü koruyoruz. TCMB verilerine göre, Reel Efektif Döviz Kuru mayıs ayında bir önceki aya göre 0,44 puan gerileyerek 105,55 seviyesinde gerçekleşti. Küresel görünüm tarafında ise Dünya Bankası, artan jeopolitik riskler ve enerji arzına ilişkin belirsizlikleri gerekçe göstererek Türkiye ekonomisine yönelik büyüme tahminlerini aşağı yönlü revize etti. Buna göre kurum, 2026 yılı büyüme beklentisini %2,8’e, 2027 yılı beklentisini ise %3,7’ye çekti. Tüm gelişmeler ışığında BIST 100 endeksi haftayı %3,00 ve Katılım 100 endeksi ise %0,3’lük yükselişle tamamlamaya hazırlanıyor.
Küreselde Fed’in Faiz Kararı ve FOMC Basın Toplantısı, yurt içinde ise Bütçe Dengesi ve TCMB’nin PPK Toplantı Özeti takip edilecek.
Haftanın odağında küresel tarafta sanayi üretimi verileri ile ABD’de gerçekleştirilecek Fed faiz kararı ve FOMC basın toplantısı yer alıyor. Sanayi üretimi tarafında, finansal koşullardaki sıkılığa rağmen iç talepteki dengelenme ve ihracat görünümündeki kısmi iyileşmenin üretim faaliyetlerine sınırlı destek vermesi bekleniyor. Fed cephesinde ise politika faizinin mevcut seviyesinde (%3,75) korunması beklenirken, karar metni ve FOMC basın toplantısında verilecek mesajlar yakından takip edilecek. Özellikle enflasyon görünümü, büyüme dinamikleri ve yılın geri kalanına ilişkin faiz patikasına dair yapılacak yönlendirmeler piyasalarda oynaklığı artırabilecek ana unsurlar olarak öne çıkıyor. Faiz indirimlerinin zamanlamasına ilişkin verilecek olası sinyaller ise risk iştahı üzerinde belirleyici olmaya devam edecek. Jeopolitik tarafta ABD–İran hattındaki gelişmeler risk algısının seyrinde belirleyici olmaya devam ediyor. Son dönemde her iki tarafın da anlaşmaya yakın olduklarına yönelik açıklamalarda bulunması, diplomatik çözüm beklentilerini güçlendirirken, piyasalarda kısa vadeli risk algısında iyileşmeye yol açtı. ABD Başkanı Trump’ın planlanan askeri adımları askıya aldığını açıklaması ve müzakere sürecine işaret etmesiyle birlikte, taraflar arasındaki görüşmelerin daha yapıcı bir zemine taşındığı görülüyor. Buna karşın sürecin henüz nihai bir anlaşmayla sonuçlanmamış olması, belirsizliklerin tamamen ortadan kalkmadığına işaret ediyor. Genel olarak gelecek hafta piyasa fiyatlamalarında Fed kaynaklı mesajların ve ABD–İran hattında anlaşma ihtimalini güçlendiren haber akışının ön planda kalmasını bekliyoruz.
Haftanın yurt içi veri akışında imalat güveni, sanayi üretimi, bütçe dengesi (Önceki: -338,7 milyar TL) ve para politikası toplantı özeti öne çıkıyor. İmalat güven endeksi (Önceki: 103,3), reel sektörün mevcut koşullara ve önümüzdeki döneme ilişkin beklentilerini yansıtırken, sanayi üretimi verisi ekonomik aktivitenin seyrine dair kritik bir gösterge olmaya devam edecek. Üretim tarafında ivmenin korunup korunmadığı ve dış talep koşullarının etkisi yakından izlenecek. Para politikası toplantı özeti ise Merkez Bankası’nın son dönem politika duruşuna ve enflasyon görünümüne ilişkin verdiği mesajlar açısından yakından izlenecek. Özellikle sıkı para politikasının devamına yönelik vurgular ve geleceğe ilişkin olası yönlendirmeler, piyasa beklentilerinin şekillenmesinde etkili olacaktır. Genel olarak önümüzdeki hafta yurt içi fiyatlamalarda sanayi üretimi ve para politikası iletişimi belirleyici olurken, maliye politikası tarafındaki gelişmelerin de risk algısı üzerinde etkili olması bekleniyor. BIST100 tarafında ise 14.000 üzerinde kalıcılığın sağlanıp sağlanamayacağı kritik olacak. Teknik açıdan 14.000 üzerinde hacim destekli iki veya üç kapanış görülmesi durumunda ana trendi yukarı yönlü okumaya başlayacağız. Olası geri çekilmelerde ise 13.550 bölgesini ana destek noktamız olarak takip etmeyi sürdürüyoruz.
Rapor için tıklayınız.
Kaynak: Kuveyt Türk Yatırım