Haftalık Borsa Yorumu – (27-31 Temmuz 2026)

Borsada dalgalı seyirle düşüş trendi ve destek arayışı devam ediyor.

Görülen tepki alım denemeleri satış fırsatı olarak görüldü. Geçen hafta TCMB toplantısı ve toplantı metninden piyasalar için olumlu fiyatlamaya konu olacak bir sonuç çıkmadı. Faizler sabit bırakılırken önceki toplantı metni korundu. Bu durum piyasalar üzerinde sınırlı bir etki yapmakla birlikte “şahin” tavrın devamı olarak görüldü ve borsaya hafif satış olarak yansırken gösterge tahvil faizinde yükselişin devamını sağladı. Toplantı metnindeki “Öncü veriler ana eğilimin temmuz ayında geçici olarak yükseleceğini ima etmektedir.” açıklaması dikkat çekti. Piyasalar olası bir faiz indirimi için 10 Eylül toplantısını öngörüyordu. Toplantıya kadar belirleyici konumdaki enflasyon takipte olacak. TCMB verilerine göre 17 Temmuz ile biten haftada; Yabancı yatırımcılar hisse senetlerinde 37 milyon dolar, tahvil ve bonoda ise 196 milyon dolar alım yaparak 5-6 haftalık kesintisiz alımlarına devam ettiler. Bu süre zarfında tahvil ve bonodaki alımların toplamı yaklaşık olarak 3 milyar doları, hisse senetlerinde 700 milyon doları buldu. Sıcak para girişleri sürüyor. Aynı hafta; TCMB brüt rezervleri 2.8 milyar dolar azalışla 160 milyar dolara, yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatı ise 3.3 milyar dolar artışla 220 milyar dolar oldu. ABD-İran savaşının tekrar şiddetlenmesiyle petrol fiyatlarındaki yükseliş ivme kazandı. Ayrıca Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalacak endişelerine son günlerde Kızıldeniz de eklenince brent petrol 100 doları gördü. Petrol bu aşamada piyasaların ve küresel ekonominin tam orta yerinde ve çok önemli bir referans. Piyasa savaşı petrol fiyatı üzerinden okumaya devam ediyor. Savaş ile ilgili belirsizlik ise devam ediyor. Ne zaman sonlanacak, çözüm nasıl olacak sorusunun bu aşamada cevabı yok. Diplomasinin bir anlamı ve önemi de kalmadı. Yapılan anlaşmalar, imzalanan mutabakatlar sonuçsuz kaldı. Şimdi kasım ayında ABD’de seçim var ve seçimden önce savaş biter görüşü öne çıkıyor. İki taraf da hava saldırılarıyla sonuç alamayacağını biliyor. O zaman bu ısrar neden? Biraz fikir jimnastiği yapmak yararlı olacak. İki taraf da kazandık diyerek olayı noktalama derdinde. İran’ın yaptığı meşru müdafaa. Ancak savaş öncesi protestolar ile rejim ciddi bir sarsıntı geçirdi. Savaş iç cepheyi müthiş kuvvetlendirdi. Prestij ve kamuoyu desteğini kaybeden Trump ise seçim için içeride satabileceği bir zafer hikayesi yaratma peşinde olabilir mi? Belki de ısrarın sebebi daha çok budur. ABD, Rusya ve Körfez ülkeleri petrol ihracatcısı konumunda. Petrol fiyatlarındaki yükselişten en fazla canı yanan ülkeler; Tüketiminin 2/3’ünü ithal eden Çin ve yine tüketiminin yaklaşık %90’ını dışarıdan ithal etmek durumunda olan Almanya ve Türkiye gibi ülkeler. Olayın ekonomik yönü siyasi tarafı kadar önemli. 2022 yılındaki Rusya-Ukrayna savaşı sonrası borsalar ile petrol, doğalgaz ve buğday ile başlayan dalgalanmalar geçen yıl altın, gümüş gibi kıymetli metaller yanında platin ve paladyum gibi emtialarla devam etti. Ciddi kazançlar elde edildi. Özellikle altın ve gümüşte geçen yılın kazananları eğer halen pozisyonlarını koruyor ise bu yılın mağdurları oldu. Büyük paranın oyun alanını doğru tahmin eden ve önceden pozisyon alan ciddi kazanç sağlıyor. Ticaret durmayacağına ve büyük para haklı olduğuna göre yeni oyun alanı konusunda projeksiyonu ve radarı biraz daha ileriye tutmak yararlı olacak. son günlerde özellikle Rusya-Ukrayna savaşının alevlenmesi ve liman gibi altyapılara yönelmesiyle buğday fiyatında belirgin bir hareketlenme olduğunu söylemek yerinde olacak. Rusya 90 milyon tonla buğday üreticileri arasında 3. sırada yer alırken Ukrayna ilk 10’da yer alıyor. Rusya-Ukrayna savaşı şiddetlenirse veya anlaşma olursa bu durum buğday fiyatını olumlu veya olumsuz etkileme potansiyeline sahip. Şimdi güncel konu petrol. Petrol fiyatlarının yükselmesiyle piyasalar ve reel ekonomiler önemli bir baskı altına girmiş durumda. ABD-İran arasında bir anlaşma olursa jeopolitik tansiyon ve petrol fiyatları düşer. ABD Başkanı Trump’ın savaşın en şiddetli günlerinde dahi sürpriz bir şekilde “anlaştık” açıklamalarına çok kez tanık olduk. Hafta sonu buna benzer bir gelişme oldu ve gerek ABD gerekse İran tarafından geri adım atıldığı ve ateşkes olabileceği yönündeki gelişmeler petrol fiyatının sert geri gelmesine neden oldu. Ama savaş devam ederse petrol fiyatları yüksek seyrini koruyacak. Tekrar 115-120, hatta 150 dolar tahminleri yapılmaya başlandı. Bu tahminler gündem değişince çok çabuk da yön değiştirebiliyor. ABD Başkanı Trump, “İran’a daha büyük saldırı için henüz karar vermedim” deyince Cuma günü brent petrol 100 dolardan 96 dolara gevşedi. ABD-İran arasında anlaşma imzalayınca temmuz ayının ilk günlerinde çok kısa sürede 70 dolara yani savaş öncesi seviyelere çekilmişti.

Borsada dalgalı seyirle destek arayışı sürmekle birlikte petrol fiyatlarındaki düşüşün dış borsalara olumlu yansımasının olumlu etkileri iç piyasalarda da hissedilebilir. Kalıcılığı konusu ise tartışmalı.

@ParaBorsaNet'i X'te Takip Et!

ÖNEMLİ HABERLER VE GÜNCEL PİYASA YORUMLARINI KAÇIRMAMAK İÇİN BURAYA TIKLAYARAK HEMEN X'TE BİZİ TAKİP EDİN!