Dalgalı seyir yaşayan piyasalar ABD-İran arasındaki anlaşma haberleriyle risk iştahı arttı ve olumlu havaya büründü.
Geçtiğimiz aylarda birçok defa anlaşma ve barış söylemleriyle benzer durumlar yaşandı. Anlaşma henüz onaylanmamakla birlikte savaşın durması ve Hürmüz Boğazı’nın açılması en önemli konu başlıkları. Piyasa bu gelişmelere doğal olarak olumlu tepki verdi. Petrol fiyatlarında sert düşüş, dolarda zayıflama, euroda güçlenme, ABD tahvil faizlerinde düşüş, borsalarda ise yükseliş gözlendi. Zayıflamaya başlayan dolar ve ABD tahvil faizlerindeki düşüşe bağlı olarak altın ve gümüş fiyatlarında toparlanma başladı. Brent petrolde 90 dolar desteği aşağı yönlü kırılırken altının ons fiyatında 4.000 dolar, gümüşte ise 60 dolar gibi kritik destek noktalarından yukarı yönlü tepki yükselişi geldi. Eğer anlaşma imzalanıp yürürlüğe girerse piyasalardaki iyimserliğin devamı beklenebilir. Ancak henüz “kırılgan” görünümün geride kaldığını söylemek için erken. Zira savaşın başladığı 28 Şubat’tan bu yana birçok defa ateşkesin ihlal edildiği görüldü. ABD-İran arasındaki anlaşma umutları Borsa İstanbul’a da banka hisseleri öncülüğünde sert yükseliş olarak yansıdı. Bir bakıma “bankasız çıkış olmaz” söylemini doğrulandı. Uzun süredir savaş ve yüksek petrol fiyatları baskısı altında kalan havayolları şirketleri de iyi tepki veren hisseler olarak dikkat çekti. Piyasaları hareketlendirecek en önemli gelişme ABD-İran anlaşması ve dışarıdan gelecek katkı olabilirdi. Yüksek faiz ve yavaşlayan ekonomi baskıya neden olmuştu. Borsanın en ciddi rakiplerinden biri olan faiz bir süre daha yüksek kalacak. Geçen hafta yapılan TCMB toplantısında beklendiği üzere faiz sabit bırakıldı. TCMB, %37 olan politika faizini işlevsel faiz olarak görülen ve %40 seviyesindeki borç verme faizine yükselmesi dillendirilen bir olasılıktı. Ancak, mayıs ayında enflasyonun gerilemeye başlaması, toplantı metninde işaret edildiği üzere zayıflayan talep ve ekonomideki düşük büyüme TCMB’yi böyle bir karara yöneltmiş olabilir. İleriye projeksiyon tutacak olursak; Mevsimsellik etkisiyle mayıs ayında gerileyen gıda fiyatları önümüzdeki aylarda da bu görünümünü sürdürebilir. Ayrıca petrol fiyatlarının düşmesi önemli bir avantaj sağlayacaktır. Bu durumda düşen enflasyon hızı ve buna bağlı olarak faiz indirim beklentilerinin güç kazanması piyasalar için fiyatlamaya konu olacak “çıpa” işlevi görebilir. Cuma günü bankalara gelen alımları daha geniş ölçekte biraz da bu açıdan değerlendirmek yerinde olacak.
TCMB’nin yabancı işlemleri ve parasal istatistiklere dair veriler yakından takip ediliyor. 5 Haziran haftasında toplamda 1.1 milyar doları bulan bir sıcak para çıkışı oldu. Yabancılar hisse senetlerinde 859 milyon dolar, tahvil ve bonoda 279 milyon dolarlık satış yaptılar. Hisse senetlerindeki satış miktarı son dönemin en yüksek tutarlarından biri olarak kayda geçti. Rakam olarak bu seviyelere ulaşmasını biraz da MSCI (Morgan Stanley Capital Index) Endeksi’ndeki hisse bazlı düzenlemelere yormak mümkün. Yabancı satışları üç haftadır hem hisse senedi, hem de tahvil ve bonoda devam ediyor. Yine 5 Haziran haftasında; TCMB brüt rezervlerinde 200 milyon dolarlık artış, yurtiçi yerleşiklerin yabancı para mevduatında ise 4.9 milyar dolarlık düşüş gözlendi. ABD-İran arasındaki anlaşma haberinin yansımalarını ise önümüzdeki hafta görebileceğiz. Cuma günkü banka hisselerindeki alımlar yabancı izlenimi verdi. Diğer yandan Türkiye’nin yabancı sermaye için çok önemli avantajlar içeren düzenlemeleri hayata geçirdiği haftada Çinli otomotiv şirketi BYD’nin Türkiye yatırımını askıya alması talihsizlik oldu.
ABD ile İran arasındaki anlaşmaya varılması dış piyasalarda olumlu algılandı. Altın ve gümüş fiyatlarına tepki alımları olarak yansıdı. Ancak bu aşamada tepki çıkışının henüz güç kazandığını söylemek için zor. Altında çıkışın başladığının ilk sinyali olarak ons fiyatının 4.500 doları geçmesi önemli olacak. Yükselişin güç kazanması için ise 4.700 seviyesinin geçilmesi gerekecek. Gümüşte ise 60 doların üzerinde kalıp tepki vermesi olumlu karşılanacak bir durum. Fakat gelen tepki çıkışının devamı için ise önce 70, daha sonra 80 doların geçilmesi yükselişin devamı açısından kritik görülüyor. Altın ve gümüş için en önemli referanslar ABD doları ve faizlerin seyri. Dolar son dönemde güvenli liman işlevi görürken Dolar Endeksi’nde 99.00-98.50 bandının aşağı yönlü kırılması altın ve gümüşteki yükselişi destekleyecek bir gelişme olacaktır. Ayrıca, ABD 10 yıllık tahvil faizinde %4.43’ün altına gelinmesi düşüşün sürmesi açısından kritik.
Borsa İstanbul’da artan risk iştahıyla birlikte ABD-İran arasındaki anlaşmadan güç alan olumlu havanın devamı beklenebilir.