Ekonomi artık bir ‘Güvenlik Alanı’

1980’den 2020’ye, kırk yıl boyunca dünya ekonomisi, ülkelerin birbirleriyle maliyet, verimlilik ve ölçek üzerinden rekabet ettiği bir alan olarak kurgulandı. Kim daha ucuza üretirse, kim daha hızlı tedarik ederse, kim daha verimli olursa kazanıyordu. Kamu kesimi ekonomik alanda mümkün olduğunca geri çekiliyor, piyasa mekanizmasının kaynak dağıtımını en iyi şekilde yapacağı varsayılıyordu. Serbest ticaret, sermaye hareketlerinin serbestisi ve küresel tedarik zincirleri bu anlayışın temel sütunlarıydı.

2020’den itibaren böyle bir dünya ekonomisi fiilen sona erdi. Küresel pandemiyle başlayan arz şokları, Ukrayna savaşıyla derinleşen enerji ve gıda krizleri, yaptırımların ve karşı yaptırımların yaygınlaşması ve büyük güçler arasındaki teknolojik rekabet, ekonomiyi artık sadece bir refaha odaklı üretim alanı olmaktan çıkarıp; doğrudan bir ‘güvenlik alanı’na dönüştürdü. Bugün gıda arz güvenliği, enerji arz güvenliği, tedarik zinciri güvenliği ve lojistik güvenliği, askeri güvenlik kadar stratejik başlıklar haline dönüşmüş durumda.

Bu dönüşüm, küresel ekonomik düzenin temel kurallarını da tersyüz etti. Serbest ticaretin yerini giderek yüksek gümrük tarifelerine dayalı korumacılık almakta. Sermaye hareketlerinin serbestisi, ulusal güvenlik gerekçesiyle getirilen yatırım taramaları, lisans zorunlulukları ve finansal yaptırımlarla sınırlanıyor. Dijital teknolojinin ve ileri üretim bilgisinin paylaşımı, artık bir ticaret konusu değil, ‘stratejik varlık’ meselesi olarak ele alınmakta ve ihracat yasaklarına konu olmakta. Uzak coğrafyalardan ucuz tedarik mantığı, yerini nearshoring ve friendshoring gibi maliyet olarak göreceli daha pahalı olabilecek; ama, esas politik olarak güvenli modellere bırakıyor.

Yazının devamı için TIKLAYINIZ!

@ParaBorsaNet'i X'te Takip Et!

ÖNEMLİ HABERLER VE GÜNCEL PİYASA YORUMLARINI KAÇIRMAMAK İÇİN BURAYA TIKLAYARAK HEMEN X'TE BİZİ TAKİP EDİN!