Ekonomi Açısından Siyasilerin Sorumlulukları

Utku Altunöz – 17.04.2018

Değerli Para&Borsa takipçilerim. Son zamanlarda gerek yurt dışı konjonktür, gerekse yurt içi gelişmelerden dolayı ekonomimizde sıkıntılı günler yaşamaktayız. İşsizlik, enflasyon, cari açık üçlemine kurdaki önlenemez yükseliş de eklenince durum içinde çıkılması bir hal aldı. Bu süreçte birçok kez yapılması gerekenleri yazdık, çizdik ve gerekli yerlerde söyledik. Türk lirasının tüm para birimleri nezdinde son 2 ayda en çok değer kaybeden para birimi olması, ülkedeki risk algısını da olumsuz yönde arttırmıştır. Bu duruma bağlı olarak Kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s TL’deki değer kaybının, ülkenin dış kırılganlıkları ve düşük döviz rezervi göz önüne alındığında Türkiye’nin kredi notu açısından olumsuz olduğunu belirtti. Moody’s ilgili açıklamasını şu şekilde sürdürdü:

*TL’deki değer kaybı Türk bankacılık sektörü için olumsuz; TL’de uzun süreli zayıflık, yüksek enflasyon ile bir araya geldiğinde sorunlu kredileri artırabilir.

*Türkiye’deki banka kredilerinin (2017 sonu itibariyle) yüzde 33’ü döviz cinsi; TL’deki değer kaybının devamı döviz geliri olmayan şirketlerin geri ödeme gücünü zayıflatır.

*TL’deki değer kaybının enflasyonu artırmasını, şirket kârlılıklarını ve tüketici satın alma gücünü azaltmasını ve nihai olarak sorunlu kredileri artırmasını bekliyoruz.

*TL’de devam eden zayıflık Türkiye’nin dış kırılganlıkları ve düşük döviz rezervleri nedeniyle ekonomi açısından sorunlu, kredi notu açısından negatif.

Ayrıca gelişmiş Ülkelerde Sıcak Para Durumu Küresel piyasalardaki risk iştahı özellikle Şubat 2018’de FED’in faiz arttıracağı yönündeki beklentilerin etkisi asgari düzeylere inerken bu durum yatırımcıların hem riskli varlıklardan hem de gelişmekte olan ülke piyasalarından çıkışları da beraberinde getirdi. Türkiye’de Kasım 2017’den bu yana ilk kez çıkış yaşandı. Yurtdışı ve yurtiçi dinamikler göz önünde bulundurulduğunda özellikle mart ayında Şubat ayındakine benzer şekilde portföy yatırımlarında çıkış yaşandığını görebiliriz.

Bu gibi dönemlerde ekonomiyi yönetenler ve siyasi sorumlulukları olanların konuşurken birkaç defa düşünmesi gerektiği kanaatindeyim. Ekonomiyi yöneten siyasi iradenin her fırsatta faiz indirimine gitme yönünde beyan açıklaması yaptığı ve ekonomiyi stabil hale getirmeyi hedeflediği bir dönemde Sn. Bahçeli’nin yapmış olduğu bugün erken seçim açıklaması piyasanın dengesini bir anda tersine çevirmiştir. Güne düşüşle başlayarak 4.0740 seviyelerine kadar inen dolar/TL, ‘erken seçim’in yeniden gündeme gelmesiyle hareketlendi. Kur, 4.13 seviyesine yaklaştı.Saat 12:10 itibariyle dolar/TL 4.1230 ve euro/TL 5.1015 seviyesinde yer aldı.

Borsada satışlar arttı

Yükselişle açılan ve 111.620 puana kadar çıkan borsada da satış tarafı ağırlık kazandı. BIST, yüzde 2’nin üzerinde kayıpla 108.274 seviyelerine kadar çekildi. Endişem doların 4 bandında çıpalanması ve daha yüksek fiyatlarda arayış içine girmesidir.

Unutulmamalıdır ki ekonomi politikalarındaki başarı sadece uygulamalarda değil, siyasi iradenin açıklamalarında da kendine yer bulur. Sn. Bahçelinin iktidar ile yapmış olduğu ittifak neticesinde, söylemlerinde daha dikkatli olması sadece ekonomimiz için değil Türkiye’miz için de zorunluluktur.

Doç. Dr. Utku Altunöz
E-mail: utkual@hotmail.com
https://twitter.com/utkualtunoz