Yatırım Stratejimiz
Küresel piyasalarda haftaya, Asya seansında Japonya TÜFE verisinin beklentilerin altında kalmasıyla birlikte risk iştahının güçlendiği bir görünümle başlandı. ABD–İran hattında anlaşmaya yönelik diplomatik temasların sürmesi ve olası bir çerçeve taslağına ilişkin haber akışı da piyasalarda iyimserliği destekledi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise sürecin henüz anlaşma aşamasına gelmediğini, sınırlı ilerleme kaydedildiğini belirtirken, Hürmüz Boğazı’na ilişkin olası kısıtlamalara karşı net bir duruş ve alternatif plan ihtiyacına dikkat çekti. Hafta sonu gelen haber akışında, taraflar arasında 60 günlük ateşkes uzatımına daha yakın olunduğu yönündeki beklentiler öne çıkarken, bu gelişme jeopolitik risk algısını bir miktar yatıştırdı. Petrol fiyatlarında görülen sert geri çekilme enflasyon beklentilerini aşağı çekerken, tahvil faizlerindeki gerileme de küresel risk iştahını destekleyen ana unsurlar arasında yer aldı. Yeni haftaya girilirken ABD ve Avrupa vadeli endeksleri ile Asya-Pasifik piyasalarında pozitif görünüm korunuyor. Yurt içinde ise BİST100 endeksinde güne alıcılı bir başlangıç beklenmektedir. Ekonomik takvimde Ekonomik Güven Endeksi verisi izlenecek. ABD’de Memorial Day, Avrupa ve Körfez bölgesinde resmi tatiller nedeniyle sınırlı işlem hacmi beklenirken, jeopolitik gelişmelere ilişkin haber akışı fiyatlamalar açısından yakından takip edilmeye devam edilecektir.
Borsa İstanbul’da geçtiğimiz hafta CHP kurultayına ilişkin verilen “mutlak butlan” kararının ardından artan siyasi belirsizlik algısı, risk iştahı üzerinde belirgin baskı oluştururken, TL varlıklarda sert fiyat hareketleri izlendi. Özellikle bankacılık hisseleri öncülüğünde hızlanan satışlarla birlikte BIST 100 endeksi haftayı %4’e yakın güçlü kayıplarla tamamlarken, CDS primindeki yükseliş, tahvil faizlerindeki yukarı yönlü hareket ve yabancı yatırımcı tarafındaki temkinli duruş dikkat çekti. Piyasalarda bu hafta fiyatlamalarında yalnızca siyasi gelişmeler değil, aynı zamanda TCMB’nin sıkı para politikası ve makro ihtiyati çerçeveyi koruma eğilimi de etkili olmaya devam edebilir. TCMB’nin Cuma günü açıkladığı makro ihtiyari adımlar çerçevesinde kredi büyümesini sınırlayıcı adımlar, ticari kredi regülasyonları, likidite sterilizasyonu ve yüksek fonlama maliyetleri iç talep üzerinde yavaşlatıcı etki yaratacakken; bankacılık, GYO, otomotiv, dayanıklı tüketim ve perakende sektörlerinde finansman koşullarına duyarlı hisselerde baskının artabileceğini göreceğiz. Buna karşın savunma sanayi, ihracat ağırlıklı sanayi şirketleri ve döviz bazlı gelir üreten havacılık şirketleri görece daha az etkilenecektir. Siyasi tarafta oluşan belirsizliğin ekonomi yönetiminin dezenflasyon programı üzerindeki etkileri yakından izlenirken, piyasalarda TCMB’nin gerektiğinde ilave sıkılaştırıcı veya likidite yönetimi odaklı adımlar atabileceği beklentisi güçlenmiş durumda. Özellikle rezerv görünümü, swap maliyetleri, yabancı giriş-çıkış dengesi ve mevduat faizlerinde oluşacak yeni denge TCMB’nin faiz politikasında önümüzdeki süreçte piyasa yönü açısından belirleyici olacak. TCMB’nin kredi koşullarında sıkılaşma adımları, finansmana erişimi zorlaştırarak faktoring hizmetlerine olan talebi artırmaktadır. Bu kapsamda artan işlem hacmi ve sektörel momentum beklentisiyle VAKFA, LIDFA, GARFA ve SARKY hisselerine günlük önerilerimizde yer veriyoruz.
Günlük Hisse Fikirleri

Kaynak: Destek Yatırım Günlük Bülten