Amerikan Merkez Bankası (FED) Ne Zaman ve Nasıl Kuruldu?

Ekonomi literatürüne 1907 Paniği ya da 1907 Banka Paniği olarak geçen ABD’nin 1907’de yaşadığı finansal kriz, ABD merkez bankası Fed’in kurulmasına neden olan kriz olarak görülür.

Öte yandan kendisini doğuran bu krizin çok benzerini 2008’deki krizin çok benzerini 100 yıllık tarihi içinde deneyimlemeyi muhtemelen tahmin etmemiş olan Fed, 2008 krizi esnasında 1907’de J.P. Morgan ve arkadaşlarının attığı adımlardan rehberlik almış olacak ki, 31 Ocak’ta görevine veda edecek olan başkanı Ben S. Bernanke, 8 Kasım 2013’te yaptığı konuşmasında 1907 ve 2008 krizi arasındaki paralelliklere dikkat çekmeyi ihmal etmedi.

İki aracı kurumun, piyasada tekel oluşturma planlarını yerine getirememesiyle patlak veren 1907 banka krizi, bir yandan birbirinden farklı düzenlemeler altında işlerken, diğer yandan sermaye piyasalarında kendilerine has görevleri olan birbirinden farklı birçok finansal aracıyı kapsadı. Düzenleme çerçevelerinin farklılığı paniği derinleştirerek, New York Borsası’nın zirveden yüzde 50 düşmesine neden oldu. ABD’de San Francisco’da 1906’da meydana gelen depremin ardından 1907 Mayıs’ında baş gösteren ekonomik resesyona rastlayan panik dönemi, halkın paralarını çekmek için banka ve 1900’lerin başlarında yüzde 244 büyüyen tröst şirketlerine akın etmesiyle meydana çıkarak, yaklaşık 6 hafta sürdü. Panik, New York şehrindeki birçok bankanın piyasadaki likiditeyi çekmesi ve mevduat sahiplerinin paralarını finansal kuruluşlardan çekmeye başlamasından kaynaklandı.

ABD’de o yıllarda hasat ve mahsüllerin ihracat dönemlerinde kredi taleplerinin artışıyla ortaya çıkan mevsimsel likidite dalgalanmaları ve San Franisco depremiyle, dünyanın para merkezlerinden altının uzaklaşması ve yeniden inşa için harcanan para Haziran 1907’de, 2008 krizindeki gibi likidite sıkışıklığına neden oldu.

Mevduat sahipleri bankalara akın etti

Bu gelişmeler devam ederken, F. Augustus Heinze, New York buz piyasasını tekelleştirmeyi başarmış olan ve birlikte birçok bankanın kontrolünü ele geçirdiği Charles W. Morse’un yardımıyla, kendi şirketi United Copper Company’yi tekelleştirerek piyasayı ele geçirme teşebbüsünde bulundu. Heinze ve Morse, New York’un en büyük 3. tröstü Knickerbocker Trust Company’nin başkanı Charles T. Barney’den fonlama konusunda yardım istedi. Ancak tekelleştirme girişiminin başarısız olmasıyla, United Copper’ın hisseleri dibe vururken, Heinze’ın sahip olduğu State Savings Bank of Butte Montana iflasını açıkladı ve Heinze’ın sahip olduğu bir diğer banka Mercantile National Bank’ta paraları olanlar, mevduatlarını çekti. Barney’nin şirketi Knickerbocker da bu hamlenin başarısızlığından nasibini aldı ve J.P. Morgan’ın baskın olduğu National Bank of Commerce’ın, şirketin takas daireliğini yapmasıyla halk 22 Ekim’de paralarını çekmek için Knickerbocker’ın kapısına dayandı. Knickerbocker’dan 3 saat içinde 8 milyon dolar çekildi ve tröst şirketi, tüm operasyonlarını durdurmak zorunda kaldı.

Haberlerin yayılmasıyla, diğer bankalar ve tröst kuruluşları da Knickerbocker’a kredi vermedi ve bunun üzerine borsadaki aracı kurumlara verilen kredilerde faizler yüzde 70 tırmandı; hisseler 1900 Aralık’ından bu yana en sert düşüşünü yaptı. Panik, önce Trust Company of America ve Lincoln Trust Company’ye, 24 Ekim itibariyle de birçok tröst şirketi ve bankaya yayıldı.

J.P. Morgan finansal piyasaları kurtarmak için harekete geçiyor

Merkez bankasının olmamasından ötürü, o dönemin ileri gelen işadamı J.P. Morgan, bugünkü Cit Bank’ın temelini atan National City Bank’ın başkanı James Stillman ve First National Bank’ın başkanı George Baker, resmi olmayan bir ekip oluşturarak, ulusal bankalara fon sağladı. Birçok finans uzmanı, hangi kuruluşlara yardım etmeye değeceğini belirlemek üzere sorunlu kurumların varlıklarını inceledi. İnceleme yapanlara,, New York Fed’in ilk başkanı olacak, Banker’s Trust Company’nin başkanı Benjamin Strong liderlik etti ve Trust Company of America’ya 8.25 milyon dolarlık kredi sağlanmasıyla, birbiri ardına devam eden kurtarma süreci başladı. Morgan ve arkadaşlarının arasına, Amerika’nın en varlıklı adamı John D. Rockefeller da katıldı. National City Bank’a 10 milyon dolar kredi veren Rockefeller, halkı sakinleştirmek ve güven kazanmak için, “servetinin yarısını Amerika’nın itibarını korumaya adayacağı” açıklamasında bulundu. ABD Hazine Bakanı George Cortelyou’nun devlet fonlarını kanalize etmeye başlamasıyla, kriz aşılmaya çalışıldı. 21 Ekim-31 Ekim arasında ABD Hazinesi, New York bankalarındaki mevduat hesaplarına 37.6 milyon dolar yatırdı ve banka akınlarını önlemek için 36 milyon dolar fon sağladı.

NEW YORK BORSASI İFLASIN EŞİĞİNDE

Ancak New York Borsası, nakit enjeksiyonuna rağmen şehirdeki bankaların, günlük hisse işlemleri için sağlanan kısa vadeli kredileri vermek istememesinden ötürü sert bir şekilde düşmeye başladı. J. P. Morgan tekrar devreye girerek, New York bankalarının başkanlarını bir araya topladı ve 10 dakika içinde 23.6 milyon dolar fon çıkarılarak, borsanın felakete sürüklenmesi önlendi.

Kreditörler tröstlerdeki krizleri önlemeye çalışsa da, likidite sıkışıklığının önüne çok fazla geçilemedi. Bunun üzerine New York Clearing House, geç de olsa, müdahale ederek, kredi sertfikaları kanalıya piyasadaki para arzını suni olarak artırmak üzere harekete geçti. Kredi sertfikalarıyla krediler ilk olarak 26 Ekim 1907’de 11 milyon dolar arttı ve sonraki 3 haftada 110 milyon dolarlık sertifika çıkarıldı.

New York’taki ulusal bankalardaki nakit rezervler 22 Ağustos 1907’deki 218.8 milyon dolarken, 3 Aralık itibariyle 177 milyon dolara düştü.

ABD Ulusal Ekonomi Araştırmaları Dairesi’ne göre 1907 Paniği, Mayıs 1907’den Haziran 1908’e kadar devam eden uzun süreli ekonomik daralmaya neden oldu. Ekonomik daralma, banka paniği ve borsadaki sert düşüş, ekonomiye ciddi zarar verirken, sanayi üretimi geriledi, ithalat yüzde 26 düştü ve işsizlik oranı da yüzde 3’ten yüzde 8’e sıçradı.

1907 Krizi, ABD’de ulusal bankaların yatırım türlerindeki kısıtlamalarının, finansal sistemin toplam riskini azaltmaya yetmediğini ve 2008 krizinde gölge bankacılığında rastlandığı şekilde, tröst ve bankalardaki değişken regülasyonların, riskli varlıkları birkaç kurumda toplanmasına neden olmasını ortaya koydu. Diğer taraftan Morgan ve arkadaşlarının, piyasaya fon sağlamak için devreye girmesi, kredi kaynaklarının yeterli boyutta kontrolünü sağlayacak bir merkez bankası ihtiyacını doğurdu.

Tuğçe Özsoy
Bloomberg HT.com Editörü

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir