Petrol Rafineri, Demir-Çelik, Savunma ve Perakende Sektörleri Bu Çeyrekte Ön Planda.
2Ç26 Finansal Sonuçları Türkiye Sigorta İle Başladı…
Borsa İstanbul’da 2Ç26 bilanço dönemi Türkiye Sigorta ile başlangıç yaptı. Finans dışı sektörde ise ilk sonuçları 28 Temmuz’da Tav Havalimanları ile almaya başlayacağız. Borsa İstanbul’da ilk çeyrek finansallarının son açıklanma tarihleri, konsolide olmayan şirketler için 10 Ağustos, konsolide olan şirketler ve bankalar için 19 Ağustos olarak belirlendi.
2Ç26’da Jeopolitik Riskler ve Sıkı Finansal Koşullar Şirketler Üzerindeki Baskıyı Korudu…
2026 yılının ikinci çeyreği, Borsa İstanbul şirketleri açısından jeopolitik gelişmelerin oluşturduğu maliyet baskıları, sıkı finansal koşullar ve ekonomik aktivitedeki zayıf seyrin birlikte hissedildiği bir dönem olarak devam etti. Çeyreğin hemen başında Orta Doğu’da başlayan gerilimin Hürmüz Boğazı üzerinden enerji arzı ve küresel ticaret akışlarına ilişkin riskleri artırması; petrol, doğal gaz, navlun ve sigorta maliyetlerinde oynaklığa, teslimat sürelerinde uzamaya ve işletme sermayesi ihtiyacında artışa yol açtı. Para politikası tarafında TCMB’nin likidite ve fonlama koşullarını sıkılaştıran adımları ile kredi büyümesine yönelik sınırlamalar finansman maliyetlerini yüksek tutarken, haziran başında TL ticari kredi faizlerinin %50,5’e, ihtiyaç kredisi faizlerinin ise %64,1’e yükselmesi şirketlerin finansmana erişimini zorlaştırdı. Reel aktivite tarafında imalat PMI’ın haziranda yeniden 47,1’e gerilemesi ve sanayi üretiminin mayısta aylık %2,9 düşmesi, üretim ve yeni siparişlerde kalıcı bir iyileşme sağlanamadığını gösterdi. Perakende satışlardaki güçlü seyir iç talebin belirli alanlarda dirençli kaldığına işaret etse de ihracattaki gerileme, yüksek kredi faizleri ve sıkı finansal koşullar ekonomik aktivite üzerindeki aşağı yönlü risklerin sürdüğünü gösteriyor. İkinci çeyrek enflasyonunun yaklaşık %7 ile ilk çeyreğin altında kalması, enflasyon muhasebesinin finansallar üzerindeki etkisini bir miktar azaltabilecek olsa da nominal satış büyümesinde yavaşlamaya neden olabilir. Genel değerlendirmemizde, Orta Doğu kaynaklı risklerin devam etmesi, finansal koşullardaki sıkılığın sürmesi ve talep görünümünün henüz istenen seviyelere ulaşmaması, ikinci çeyrek itibarıyla olumsuz senaryoların tamamen geride kaldığını söylemeyi zorlaştıran bir görünüm ortaya koyuyor. Bununla birlikte, bu çeyrekte banka dışı şirketlerde ertelenmiş vergi kaleminin geçen yılın aynı dönemine kıyasla daha olumlu katkı sağlamasının, net karda yıllık bazda artışları destekleyebileceğini öngörüyoruz.
Petrol Rafineri, Demir-Çelik, Savunma ve Gıda Perakende Sektörleri Yılın İlk Çeyreğinde Öne Çıkıyor…
Sektörel tarafta, üretim hacimlerindeki artış, kapasite kullanımındaki iyileşme ve HRC fiyatlarında beklediğimiz toparlanma nedeniyle Demir-Çelik şirketlerini ikinci çeyrekte olumlu değerlendiriyoruz. EREGL’de artan üretim ve satış hacimleri, yükselen kapasite kullanımı ve ton başına FAVÖK’teki iyileşmenin sürmesini bekliyoruz. HRC fiyatlarında yılın geri kalanında öngördüğümüz toparlanmanın satış fiyatları ve karlılığı desteklemesini bekliyoruz. Savunma sanayisinde artan jeopolitik risklerin hava savunma, radar, elektronik harp ve haberleşme sistemlerine yönelik talebi desteklemesi nedeniyle ASELS’i pozitif konumlandırıyoruz. Şirketin yüksek sipariş bakiyesi, yeni ihracat sözleşmeleri, döviz bazlı gelir yapısı ve kapasite yatırımlarının büyümeyi ve gelir görünürlüğünü desteklemesini bekliyoruz. Rafineri ve petrokimya da beğendiğimiz sektörler arasında yer alıyor. Özellikle savaş nedeniyle bölgesel ürün arzında ve tedarik zincirinde yaşanan aksamaların marjları desteklemesi, ikinci çeyrekte ortalamaların üzerinde seyreden ürün marjlarıyla birlikte TUPRS açısından olumlu bir görünüm oluşturuyor. Güçlü iç talep, yüksek kapasite kullanımı ve farklı ham petrol türlerini işleyebilme kabiliyeti şirketin karlılığını destekliyor. PETKM tarafında ise ithal ürün arzındaki azalma, iç piyasada ürün fiyatlarının yükselmesi ve etilen-nafta makasındaki toparlanmayı olumlu bulmakla birlikte, yüksek nafta ve enerji maliyetleri nedeniyle daha ölçülü bir iyileşme bekliyoruz. Gıda perakende tarafında, gıda enflasyonunun yüksek seyrini koruması sektör oyuncularının maliyet artışlarını fiyatlara daha hızlı yansıtmasına ve nominal ciro büyümesinin güçlü kalmasına katkı sağlıyor. Bu görünüm altında BIMAS’ın ikinci çeyrekte ilk çeyreğe benzer güçlü sonuçlar açıklayabileceğini düşünüyoruz. EBEBK tarafında ise artan müşteri trafiği, genişleyen mağaza ağı ve gelirlerde devam eden reel büyümenin operasyonel performansı desteklemesini bekliyoruz. Giyim perakendesi tarafında görünümü daha temkinli değerlendiriyoruz. KOTON’da yurt içi mağaza satışlarındaki indirim döneminin beklenenden erken başlaması, satış hacimleri ve brüt kar marjları üzerinde baskı oluşturabilir. Ayrıca, geçen yıl kur farkı gelirlerinin FAVÖK’e sağladığı olumlu katkının bu çeyrekte tekrarlanmasını beklemiyoruz. MAVI tarafında ise bayram döneminin satışlara destek sağlamasına rağmen, yurt içi operasyonların geçen yılın aynı dönemine kıyasla daha zayıf seyretmesini ve artan kampanya yoğunluğunun marj görünümünü sınırlamasını bekliyoruz. Sağlık sektöründe MPARK’ı olumlu değerlendiriyoruz. SUT düzenlemelerinin gelirleri desteklemeyi sürdürmesini, ayakta ve yatan hasta trafiğindeki artışın da ikinci çeyrekte FAVÖK’te çift haneli büyümeye katkı sağlamasını bekliyoruz. Hekimlerin bordroya geçişinin maliyet etkisinin ise ikinci çeyrekten çok 3Ç26 sonuçlarında daha belirgin olabileceğini düşünüyoruz. Havacılık sektöründe yükselen jet yakıtı fiyatlarının ikinci çeyrekte FAVÖK marjları ve net kar üzerinde baskı oluşturmasını bekliyoruz. Buna karşılık THYAO’yu, güçlü dış hat trafik performansı, kargo gelirlerindeki güçlü seyir, Orta Doğu uçuşlarının mayıs ortasından itibaren kademeli olarak yeniden devreye alınması, yolcu başına birim gelirlerdeki artış ve geniş Uzak Doğu ağı sayesinde olumlu değerlendiriyoruz. PGSUS tarafında ise dış hat yolcu büyümesindeki yavaşlama ve AKK verilerindeki gerileme nedeniyle operasyonel sonuçların THYAO’ya kıyasla daha zayıf kalmasını bekliyoruz. Otomotiv ve beyaz eşya tarafında ikinci çeyrekte baskının sürmesini bekliyoruz. Otomotivde yüksek kredi faizleri, finansmana erişimdeki zorluklar ve Avrupa’daki zayıf talep satış, üretim ve ihracat hacimlerini sınırlarken, ürün karması ve fiyatlama gücü karlılık açısından belirleyici olacak. Beyaz eşyada ise iç ve dış talepteki zayıflığın üretim ve kapasite kullanımını baskılamasını, yüksek girdi maliyetlerinin de marjları sınırlamasını bekliyoruz.
Rapor için tıklayın.
Kaynak: Kuveyt Türk Yatırım
