Ekonomide geçen hafta açıklanan sanayi üretimi, perakende satışlar ve bütçe gibi veriler bize cari durum hakkında bilgi verse de, geleceğe yönelik çıkarımlar yapmamıza yardımcı olamaz; çünkü gelecek Hürmüz senaryomuza bağlı. İsviçre’de yaşanan fiyaskoya rağmen, yakında Hürmüz’ün seyrüsefere açılacağına bahse giriyorum. Bu senaryoda yeni ve gayet olumlu bir Türkiye hikayesi gündeme gelir.
Ama önce ekonominin halihazırdaki durumunu teşhis edelim:
2Ç’den gelen TÜİK verilerini incelediğimizde karşımıza çıkan manzara, kısaca ekonomik aktivitenin yılın ilk çeyreğine göre kayda değer ölçüde ivme kaybetmiş olması. Öte yanda TCMB’nin FX rezerv durumu, güçlü TL politikasının sıkıntısız şekilde yıl boyunca savunulabileceğini gösteriyor. Detayları verelim:
Türkiye ekonomisinde ikinci çeyreğe ilişkin öncü göstergeler büyümenin ivme kaybettiğine işaret ediyor. Nisan ayında hizmetler ve ticaret sektörlerine ait üretim endeksleri zayıf seyrederken, özellikle toptan ticarette belirgin bir gerileme yaşandı.
İnşaat sektörü aylık bazda toparlanma gösterse de, uzmanlar bunun önceki iki aydaki sert düşüşlerin ardından gelen teknik bir düzeltme olabileceğini değerlendiriyor.
Sanayi Üretimindeki Artışın Kaynağı Sınırlı
Nisan ayında sanayi üretimi aylık bazda yüzde 3,7, imalat sanayi ise yüzde 4,4 büyüdü. İlk bakışta güçlü görünen bu tabloya rağmen artışın büyük bölümünün birkaç alt sektörden kaynaklandığı belirtiliyor.
Özellikle “diğer ulaşım araçları” kategorisindeki yüzde 84’lük sıçrama, imalat sanayisindeki büyümenin önemli bölümünü oluşturdu. Gıda sanayi ile motorlu taşıt üretiminin katkısı da eklendiğinde, imalat sektörünün geri kalan kısmındaki büyümenin oldukça sınırlı kaldığı görülüyor.
Yazının devamı için TIKLAYINIZ!