Yeni bakış ve özgün model arayışı
Varlık piyasası modellerinde, matematiksel gösterge sapması, fiyat “yoğunlaşmasının” (yoğunlaşma) yönü ile RSI, Bollinger Bantları ve MACD gibi teknik göstergelerin verdiği eşik sinyalleri arasındaki bir çelişki olarak tanımlanır.
Farklı değerlendirmeler olsa da bu olguyu aşağıdaki çerçeveler üzerinden özgün hale getirebiliriz:
-
“Enerji Birikimi” Mekanizması
Gösterge sapması, matematiksel olarak sadece teknik bir hata olarak değil, aynı zamanda bir tür “enerji birikimi” olarak da modellenmektedir. Teknik göstergelerden gelen sinyaller, fiyatın baskılandığı yönle çeliştiğinde, sistemde “enerji yoğunlaşması” meydana gelir. Bu durum, piyasa içindeki entropinin (belirsizliğin) anlık bir ifadesi gibi işlev görür ve nihayetinde “beklenmedik ve şiddetli fiyat hareketlerini” veya sürpriz yükselişleri tetikler.
-
Piyasadaki İstatistiksel Performans
1991-2026 dönemini kapsayan Türk Lirası bazlı varlık performanslarının nedensellik analizi, bu anormalliklerden kaynaklanan önemli bir performans farkını ortaya koymaktadır. Birkaç vaka değerlendirmesinin dikkat çekici sonuçları şu şekildedir:
- Sapma Dönemleri: Gösterge sapmasının doğrulanmasının ardından gelen üç ayda ortalama getiri %22,18 olmuştur.
- Normal Koşullar: Bu tür bir sapma olmaksızın standart piyasa koşullarında, aynı dönem için ortalama getiri yalnızca %5,63 olmuştur.
- Getiri Karşılaştırması: Bu trend hareketleri bazen risksiz varlık getirilerini (örneğin mevduat faizi) 2,3 katına kadar aşabilir ve bu da rastgele dalgalanmanın ötesine geçen bir örüntüyü gösterir.
-
“Erken Uyarı Sistemi” Olarak Uygulama
Türkiye piyasası (özellikle USD/TRY) bağlamında, bu özgün modeller portföy yöneticileri için “rasyonel bir eylem planı” görevi görmektedir. Yüksek oynaklık ve siyasi/jeopolitik şok dönemlerinde (örneğin %37’lik politika faizi savunması veya bölgesel enerji krizleri gibi) standart teknik analiz filtrelerine güvenmek yerine, model en derin sapmaların genellikle sürpriz yükselişler için en büyük fırsatları işaret ettiğini göstermektedir. Fırsat modellemeleri çift yönlü çalışabilmektedir. Bu bakışı “artık değer” üzerinden denge arayışı olarak görebiliriz: her iki yönde de değer üretimi söz konusudur.
Bu getirileri yıllık ölçekte “normalleştirerek”, model, yüksek oynaklığa sahip teknoloji hisseleri (örneğin Apple) ve USD/TRY gibi yapısal döviz çiftleri gibi birbirinden çok farklı varlıklar arasında tutarlı bir matematiksel karşılaştırma yapılmasına olanak tanır.
