Gelir Dağılımında Son Durumumuz

Mahfi Eğilmez – 23.09.2014

Gelir dağılımı araştırmaları, bir ekonomide yaratılan gelirin nasıl paylaşıldığını analiz etmek amacıyla birkaç şekilde yapılıyor. En çok kullanılanları kişisel gelir dağılımı analizi ve fonksiyonel gelir dağılımı analizi. Bir ekonomide yaratılan gelirin, o ekonomideki kişiler arasında ne şekilde dağıldığını ortaya koyan değerlendirmeye kişisel gelir dağılımı analizi deniyor. Gelir dağılımı analizleri fonksiyonel olarak yapıldığında; ücret, faiz, rant, kar gibi üretim faktörlerinin yaratılan gelirden ne kadar pay aldığını ölçmek mümkün olabiliyor. Toplumun daha çok ilgisini çeken konu kişisel gelir dağılımı.

Teorik bilgi

Gelir dağılımı eşitliğini ölçmek için kullanılan araçlar içinde en yaygın kullanılanı Gini katsayısıdır. Bir kare çizerek dikey eksene yüzde 10 ya da 20’lik bölümler halinde GSYH’dan alınan payları birikimli olarak, yatay eksene de yine yüzde 20’lik paylar halinde nüfusu birikimli olarak yerleştirelim. Her bir yüzde 20’lik nüfus payının gelirden ne kadar pay aldığını bu eksenlerin arasında kalan alanda işaretlersek karşımıza bir eğri çıkar. Buna Lorenz Eğrisi adını veriyoruz. Karenin köşegen çizgisine mutlak eşitlik çizgisi diyoruz. Yani bütün işaretlerimiz bu çizginin üzerine gelirse o toplumda gelir dağılımı eşittir. Lorenz eğrisi mutlak eşitlik çizgisinden ne kadar uzaklaşıyorsa gelir dağılımı o kadar bozuluyor demektir. Aşağıdaki şekilde hayali bir ülke için çizilmiş bir Lorenz eğrisi yer alıyor. Lorenz eğrisi ile mutlak eşitlik çizgisi arasında kalan alanın büyüklüğünü (şekilde A alanı) mutlak eşitlik çizgisinin altında kalan alanın tamamına (şekilde A + B alanı) bölersek karşımıza bir oran çıkar. Buna Gini Katsayısı diyoruz. Eğer gelir dağılımı tam anlamıyla eşitse, yani bütün değerler mutlak eşitlik çizgisi üzerindeyse o zaman Gini katsayısı sıfır çıkacak demektir. Gini katsayısı sıfır ile bir arasında değişen bir katsayıdır ve sıfıra yaklaştıkça gelir dağılımı eşitliğinin, bire yaklaştıkça gelir dağılımı eşitsizliğinin arttığını gösterir.

gelir-nufus

Türkiye Pratiği

TÜİK hafta başında 2013 yılı için yaptığı Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Açıklama sonuçlarına ilişkin tabloyu ve bu tabloya göre ortaya çıkan Lorenz eğrisini aşağıya aynen alıyorum.

Tablo: Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir gelire göre sıralı yüzde 20’lik gruplar, 2012-2013

gelir-dilimleri-turkiye

Sonuç

Tablodan görüleceği üzere gelir eşitsizliğini ölçen Gini katsayısı 2013 yılında 0,400 olarak çıkmıştır. Gini katsayısı, 2010 yılında 0,402, 2011 yılında 0,404, 2012 yılında 0,402 idi. Yani son dört yılda gelir dağılımında üzerinde durulabilecek bir değişme yok (kötü haber.)

Araştırmanın ortaya koyduğu iki sonuca daha dikkat çekmek gerekir: Dört yıllık panel verilerine dayanılarak yapılan hesaplamalar sürekli yoksulluk riski altında bulunanların oranının bir önceki yıla göre yüzde 16’dan yüzde 13’e düştüğünü gösteriyor (iyi haber.) Toplam gelirler içinde en yüksek pay maaş ve ücret gelirlerine (yüzde 48,3) ait bulunuyor (kimine göre iyi, kimine göre kötü haber.)

Ek: Dünyadan Gini Katsayısı Örnekleri (2013, Kaynak: Human Development Report)

Ülke Gini Katsayısı
İsveç 0,250
Norveç 0,258
Slovakya 0,260
Finlandiya 0,269
Romanya 0,274
Bulgaristan 0,282
Almanya 0,283
Macaristan 0,312
Polonya 0,327
Belçika 0,330
Hindistan 0,339
Yunanistan 0,343
İngiltere 0,360
ABD 0,408
Fas 0,409
Çin 0,421
Arjantin 0,445
Brezilya 0,547
Güney Afrika 0,631

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir