Haftalık Piyasa Beklentileri
Dış piyasalardaki dalgalanmalar iç piyasalara da yansıyor. İç gündemde dışarıdan gelen baskıyı absorbe edecek, dengeleyecek gündem ve beklenti olmayınca Borsa İstanbul’daki çıkış denemesi yerini düşüşe bıraktı. Borsanın en ciddi alternatiflerinden biri olan faizlerin halen yüksek seyrini koruması, yerli ve yabancı yatırımcıların mesafeli duruşları, Borsa İstanbul için MSCI Endeksi kapsamında gelen haber akışları zayıf görünüme neden olan gelişmeler. Enflasyon ile mücadele bağlamında devam eden parasal sıkılaştırma politikası çerçevesinde ekonomik aktivitenin yavaşlaması ve bu durumun şirketlerin kârlılık ile borç ödeme gücünü zayıflatmasına ayrıca dikkat çekmekte yarar var. Bunun yanı sıra borsa şirketlerinde görülen ortak satışları, bazı şirketlerle ilgili konkordato haberleri yine hisse bazında olumsuz algıya neden olan gelişmeler. Parasal sıkılaşma politikasının devamı bekleniyor. Bu zayıf büyümenin sürmesi demek. ABD-İran savaşıyla artan enerji fiyatları maliyet enflasyonunu beraberinde getirdi. Bu durum talep enflasyonunu hedef alan yüksek faiz politikasıyla sonuç alınmasını geciktirdi. ABD ile İran arasında kırılgan da olsa anlaşmanın sağlanmasıyla petrol fiyatları savaş öncesi seviyelere çekildi. Ayrıca mayıs ayında mevsimsellik etkisiyle gıda fiyatları düşmeye başladı. Bu durumun haziran ayında da devam edeceği beklentisi hakim. 3 Temmuz’da açıklanacak haziran enflasyonu (TÜFE) için beklentiler %1’in altında şekilleniyor. Eğer Türkiye tekrar dezenflasyon sürecine girerse TCMB’nin faiz indirimleri için eli rahatlayacaktır. 23 Temmuz toplantısında TCMB’nin bu yönde bir adım atması beklenebilir. Belki faiz indirim şeklinde olmayabilir. Haftalık repo ihalelerine başlama kararı alınırsa “örtülü faiz indirimi” anlamı taşıyacağından olumlu algıya neden olabilir. TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın geçen hafta Londra’da yaptığı sunumun ertesi günü banka hisselerine gelen satışlar piyasada biraz kafa karışıklığına neden oldu ve bu algıyı zayıflattı. Halbuki Fatih Karahan, basına yansıdığı kadarıyla “güvercin” tonda, dezenflasyonu çağrıştıran açıklamalar yapmıştı. Önümüzdeki süreçte piyasada beklenti oluşturacak en ciddi gelişme enflasyon olabilir. Bunun piyasalara yansımaları için ise biraz daha zamana ihtiyaç var gibi görünüyor. Borsa İstanbul’a çıkış için beklenti ve gündem kadar yeni para girişi gerekecek. Fiyatlamaya konu beklenti oluşursa para girişi de sağlanır. Bu noktada borsalarda çok bilindik “beklentiler alınır gerçekler satılır” sözüne bir atıfta bulunalım. Diğer yandan 7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılacak NATO zirvesi bekleniyor. ABD Başkanı Trump’ın “Türkiye’yi memnun edecek bir şey yapacağım ”söylemlerinin sonuçlarını bir görmek gerekir. TCMB’nin 19 Haziran ile biten haftaya ait verilerde; Yabancı yatırımcılar hisse senetlerinde 465 milyon dolar, tahvil bonoda 339 milyon dolarlık alım yaptılar. Toplamda 800 milyon doları aşan bir sıcak para girişi söz konusu. Hisse senetlerinde CHP’ye ilişkin “mutlak butlan” kararından sonra ilk defa alım yaptılar. Bu alımda ABD-İran anlaşmasıyla artan risk iştahı etkili olmuş görülüyor. Ortadoğu’da jeopolitik risklerin azalması tekrar “carry trade” girişlerine zemin hazırlayabilir. Faizler halen yüksek, döviz kurları sakin. Borsa da primli sayılmaz. Bunun ne ölçüde değerlendirileceği dış piyasa koşullarına da bağlı olacak. Yabancı yatırımcılar her ülke için önemlidir. TCMB’nin yayınladığı ödemeler dengesi tablosuna göre ocak-nisan döneminde sıcak para çıkışlarında girişleri aşan bir görünüm mevcut. Ayrıca cari açık ve net hata noksan kaleminden çıkışlar da rezervlerde son aylardaki gerilemenin nedenleri arasında görülebilir.
Dış piyasalarda ABD İran tekrar gündemde öne çıkmaya başladı. Çıkış trendindeki dış borsalarda kâr satışları gözleniyor. Özellikle G.Kore (Kospi Endeksi) ile Japonya (Nikkei Endeksi) borsalarında yapay zeka ve teknoloji hisselerine gelen satışlar ABD’de Nasdaq Endeksi üzerinde kendini gösterdi. Satışlar bu aşamada “teknik düzeltme” boyutunda ve çıkış trendleri korunuyor. Ancak satışların sıklık göstermesi ve çıkış denemelerinin satışlara maruz kalması güç kaybı olarak yorumlanabilir. Diğer yandan satışların yapay zeka ve teknoloji hisselerinde yoğunluk göstermesi bir süredir yapılan “balon” tartışmalarını akla getirdi. ABD-İran savaşının anlaşma ile sonuçlanması ve Hürmüz Boğazı’nın ulaşıma açılması bir rahatlama sağladı. Bunu savaş öncesi seviyelere çekilen petrol fiyatlarından görmek mümkün. Ancak Cuma akşamı ABD ile İran arasında karşılıklı saldırılar gerçekleşti. Bu durumun kırılgan olarak tanımlanan ateşkes ve müzakere sürecini, dolayısıyla petrol fiyatlarını nasıl etkileyeceği konusu takip edilecek. Daha önce de saldırılar olmuş ve ateşkes süreci korunmuştu. Muhtemelen son saldırılar da aynı çerçevede değerlendirilecek. Bu sabah itibariyle ABD-İran arasında 30 Haziran’da görüşmelerine tekrar başlayacağı haberi piyasalardaki gerginliği azalttı.
Dış piyasaların etkindeki borsada tepki alım denemeleri görülse de güç kazanması olasılığı zayıf.
Haftalık Hisse Önerileri
—
Kaynak: Meksa Yatırım Haftalık Bülten
