Haftalık Strateji
Yeni haftada jeopolitik gelişmeler ve ABD’de İstihdam verileri takip edilecek…
Küresel piyasalarda yılın son haftasında yükseliş eğilimi korundu. ABD borsaları haftayı genel olarak düşüşle tamamlamasına karşın, yıllık bazda güçlü performansını korudu; 2025 yılı genelinde Nasdaq endeksi yaklaşık %20, S&P 500 endeksi yaklaşık %16 ve Dow Jones endeksi yaklaşık %13 değer kazandı. Veri ve politika cephesinde, Federal Reserve’in yılın son toplantısına ait tutanakları yayımlandı. Tutanaklarda, üyelerin Aralık ayındaki faiz indirimine genel olarak destek verdiği ancak ilave faiz indirimleri konusunda daha ihtiyatlı bir duruşun benimsendiği görüldü. Bazı üyeler, Aralık sonrasında bir süre politika faizinin sabit tutulmasının uygun olabileceğini belirtirken, ekonomik büyüme görünümünün Ekim toplantısına kıyasla ılımlı şekilde yukarı yönlü revize edildiği ifade edildi. Enflasyondaki düşüşün sürmesi halinde ek indirimlerin gündeme gelebileceği vurgulanırken, tahvil alımlarının yalnızca politika faizinin etkinliğini destekleme amacı taşıdığına dikkat çekildi.
Jeopolitik tarafta ise hafta sonu ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun yakalanmasına yönelik gerçekleştirdiği operasyon küresel piyasalarda yakından izleniyor. Operasyonun ardından Donald Trump, Venezuela’da güvenli bir geçiş süreci sağlanana kadar ülkenin yönetiminin ABD tarafından üstlenileceğini ve Amerikan petrol şirketlerinin Venezuela’daki tesisleri yeniden faaliyete geçireceğini açıkladı. Bu gelişmeler, jeopolitik risk algısını artırırken enerji piyasaları ve Latin Amerika varlıkları üzerinde de yakından takip edilen başlıklar arasında yer almaktadır.
Geçtiğimiz hafta Dolar Endeksi (DXY) haftayı 98,42 seviyesinde %0,41 değer kazancı ile tamamladı. ABD 10 yıllık tahvil getirileri haftayı %4,19 seviyesinde tamamladı. Geçtiğimiz hafta ABD borsaları negatif yönde seyretti. Haftalık bazda S&P 500 %0,76, Nasdaq %1,71, Dow Jones Industrial %0,67 değer kaybett. Ons altın geçtiğimiz haftayı %4,37 değer kaybı ile 4333 dolardan tamamlarken, Ons gümüş haftayı %7,22 düşüş ile 72,79 dolardan tamamladı. Brent petrol ise haftayı %0,50 değer kazancı ile 60,73 dolardan tamamladı.
Küresel piyasalarda ABD tarafında bu hafta veri gündeminin merkezinde istihdam piyasasına ilişkin veriler yer alıyor. Fed’in para politikasında enflasyonla birlikte en kritik belirleyici konumda bulunan istihdam göstergeleri, faiz indirimlerinin zamanlamasına dair beklentiler açısından yakından izleniyor. Haftanın ilk önemli verisi Kasım ayına ilişkin JOLTS açık iş sayısı olacak; beklenti açık iş sayısının 7,73 milyon seviyesine yükselmesi yönünde olup, Ekim ayında veri 7,67 milyon olarak açıklanmıştı. Aralık ayı işsizlik oranı için beklentiler işsizliğin %4,6’dan %4,5 seviyesine gerilemesi yönünde şekillenirken, tarım dışı istihdam artışının ise 55 bin kişi civarında gerçekleşmesi bekleniyor (Kasım: 64 bin). Açıklanacak veriler, iş gücü piyasasında sert bir bozulma olmaksızın kademeli bir soğuma sinyali vermesi halinde Fed’in temkinli faiz indirimi patikasını destekleyebilirken, beklentilerin belirgin şekilde altında kalacak istihdam verileri daha erken ve hızlı faiz indirimi beklentilerini yeniden güçlendirebilir. Öte yandan Kasım ayı dış ticaret dengesi verisi de takip edilecek; beklenti ABD’nin dış ticaret açığının 52,8 milyar dolardan 58,4 milyar dolara yükselmesi yönünde. Öncü göstergeler tarafında S&P Global hizmet ve bileşik PMI verilerinde sınırlı bir gerileme beklenmesine karşın, her iki endeksin de 50 eşik değerinin üzerinde kalarak ekonomik aktivitede genişleme bölgesini koruması öngörülüyor.
Yurt içinde geçtiğimiz hafta piyasalar yılbaşı tatili nedeniyle bir gün kapalı kalırken, buna bağlı olarak işlem hacimleri düşük seyretti. Hisse senedi piyasasında bankacılık endeksi 17244 puanla yeni TL bazlı tarihi zirvesine ulaşarak haftanın en dikkat çekici başlığı oldu. Veri tarafında TÜİK’in Kasım ayı Hizmet ÜFE verisi izlendi; endeks aylık bazda %0,70 gerilerken, yıllık artış %34,93 ile yüksek seyrini sürdürdü. Dış ticaret cephesinde Kasım ayı ticaret açığı 7,98 milyar dolar ile yıllık bazda artış gösterirken, ihracatın ithalatı karşılama oranının %73,8’e gerilemesi dış dengeye ilişkin kırılganlığın devam ettiğine işaret etti. İş gücü piyasasında Kasım ayı işsizlik oranı %8,6’ya yükselirken, işsiz sayısındaki artış istihdam görünümünün yılın son çeyreğinde bir miktar zayıfladığına işaret etti. Güven endeksleri tarafında Ekonomik Güven Endeksi 99,5 ile yatay seyrini korurken, reel kesim, hizmet ve perakende güveninde artış, tüketici ve inşaat güveninde ise zayıflama görülmesi sektörler arası ayrışmanın sürdüğünü gösterdi. Genel olarak hafta, düşük hacimli işlemler eşliğinde bankacılık hisselerinin öncülük ettiği pozitif fiyatlamalar ve karma makro sinyallerle tamamlandı.
Yurt içinde bu hafta veri gündeminin merkezinde, bugün TÜİK tarafından açıklanacak 2025 Aralık ayı TÜFE verisi yer alıyor. BloombergHT anketine göre aylık enflasyon beklentisi %0,97 seviyesinde bulunurken, Kasım ayında aylık enflasyon %0,87 olarak gerçekleşmişti; yıllık bazda ise beklenti %31,00, önceki veri %31,07 seviyesindeydi. Beklentiler, yıllık enflasyonda sınırlı da olsa gerileme eğiliminin sürdüğüne işaret ederken, aylık enflasyonun %1’in altında kalması dezenflasyon sürecinin devam ettiğine dair algıyı güçlendirebilir. Bu görünüm, TCMB’nin bu ayki toplantısında faiz indirimi beklentilerini destekleyen önemli bir unsur olarak öne çıkıyor. Öte yandan Aralık ayına ilişkin öncü ticaret açığı verisi de takip edilecek; Kasım ayında 8 milyar dolar seviyesinde gerçekleşen açığın seyri, yılın son ayında dış ticaretin cari denge üzerindeki etkilerini değerlendirmek açısından önemli sinyaller sunacak. Haftanın bir diğer verisi olan Kasım ayı sanayi üretimi, Ekim ayında aylık %0,3, yıllık %2,2 artış göstermişti; açıklanacak veri, imalat faaliyetlerinin yılın son aylarına girilirken ılımlı toparlanmasını sürdürüp sürdürmediğini göstermesi açısından yakından izlenecek.
Piyasalarda Bu Hafta
ABD’de bu hafta aralık ayına ilişkin tarım dışı istihdam verisi açıklanacak; piyasa beklentisi istihdam artışının 55 bin kişi seviyesinde gerçekleşmesi yönünde, kasım ayında ise istihdam 64 bin kişi artmıştı. Beklentilerin önceki aya kıyasla daha sınırlı bir artışa işaret etmesi, iş gücü piyasasında kademeli bir soğuma sürecinin devam ettiğini gösteriyor. Veri, Fed’in para politikası kararlarında istihdam tarafına verdiği ağırlık nedeniyle piyasalar tarafından yakından izlenecek.
ABD’de bu hafta aralık ayına ilişkin işsizlik oranı verisi açıklanacak; beklenti işsizlik oranının %4,5 seviyesinde gerçekleşmesi yönünde, kasım ayında ise oran %4,6 olarak açıklanmıştı. Beklentilerin sınırlı bir iyileşmeye işaret etmesi, iş gücü piyasasında kademeli bir dengelenme sürecinin sürdüğünü gösteriyor. Veri, Fed’in istihdam odaklı değerlendirmeleri açısından faiz beklentilerinin şekillenmesinde önemli bir rol oynayabilir.
ABD’de bu hafta ekim ayına ilişkin dış ticaret verileri açıklanacak; beklenti ticaret dengesinin 59,4 milyar dolar açık vermesi yönünde, eylül ayında ise dış ticaret açığı 52,8 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmişti. Açığın önceki aya kıyasla genişlemesi beklentisi, ithalat talebinin güçlü seyrettiğine veya ihracat tarafındaki zayıflığın arttığına işaret ediyor. Veri, net ihracatın büyümeye katkısı ve küresel talep koşullarının ABD ekonomisi üzerindeki etkilerini değerlendirmek açısından yakından izlenecek.
ABD’de bu hafta Ocak ayına ilişkin ISM İmalat PMI verisi açıklanacak. Piyasa beklentisi, endeksin 48,4 seviyesinde gerçekleşmesi yönünde. Aralık ayında ISM İmalat PMI 48,2 olarak açıklanmış ve imalat sektöründe daralmanın sürdüğüne işaret etmişti. Beklentiler, Ocak ayında daralmanın hız kesse de endeksin 50 eşik değerinin altında kalmaya devam edeceğini gösteriyor. Yüksek faiz oranları ve zayıf yeni siparişler imalat faaliyetleri üzerinde baskı oluştururken, maliyet baskılarındaki azalma sınırlı bir destek sağlayabilir. Verinin beklentilere paralel gelmesi, ABD imalat sektöründe toparlanmanın kademeli ve kırılgan bir seyir izlediğini teyit edecektir.
ABD’de bu hafta kasım ayına ilişkin JOLTS verisi açıklanacak; beklenti açık iş sayısının 7,73 milyon seviyesinde gerçekleşmesi yönünde, ekim ayında ise veri 7,67 milyon olarak açıklanmıştı. Beklentilerin önceki aya kıyasla sınırlı bir artışa işaret etmesi, iş gücü piyasasında talebin halen canlı kaldığını ancak dengelenme sürecinin devam ettiğini gösteriyor.
ABD’de bu hafta ocak ayına ilişkin öncü Michigan Tüketici Hissiyatı verisi açıklanacak; beklenti endeksin 53 seviyesinde gerçekleşmesi yönünde, aralık ayında ise endeks 52,9 olarak açıklanmıştı. Beklentilerin sınırlı bir iyileşmeye işaret etmesi, tüketici güveninde toparlanmanın zayıf ancak istikrarlı bir seyir izlediğini gösteriyor. Veri, hanehalkı harcama eğilimleri ve iç talep görünümünün yılın başında nasıl şekillendiğine dair önemli sinyaller sunacaktır.
Euro Bölgesi’nde bu hafta kasım ayına ilişkin perakende satışlar verisi açıklanacak; beklenti satışların aylık bazda %0,0 seviyesinde gerçekleşmesi yönünde, bir önceki veri aylık %0,1 artış göstermişti. Yıllık bazda ise kasım ayında perakende satışlar %1,5 artış kaydetmişti. Aylık bazda yatay seyir beklentisi, iç talepte ivme kaybının sürdüğüne işaret ederken, yıllık artışın korunması tüketim tarafında tamamen bir zayıflama olmadığını gösteriyor. Veri, yılın son çeyreğinde hanehalkı harcamalarının seyrine dair önemli sinyaller sunacaktır.
Euro Bölgesi’nde bu hafta aralık ayına ilişkin tüketici güveni verisi açıklanacak; beklenti endeksin -14,6 seviyesinde gerçekleşmesi yönünde, kasım ayında ise tüketici güveni -14,2 olarak açıklanmıştı. Beklentilerin sınırlı bir bozulmaya işaret etmesi, hanehalkının ekonomik görünüme ilişkin temkinli duruşunu sürdürdüğünü gösteriyor. Veri, iç talep beklentilerinin yılın son ayında nasıl şekillendiğine dair önemli sinyaller sunacaktır.
Euro Bölgesi’nde bu hafta kasım ayına ilişkin işsizlik oranı verisi açıklanacak; beklenti işsizlik oranının %6,4 seviyesinde sabit kalması yönünde. İş gücü piyasasında mevcut seviyelerin korunması, ekonomik aktivitedeki yavaşlamaya rağmen istihdam tarafında belirgin bir bozulma yaşanmadığına işaret ediyor. Veri, bölge ekonomisinin yılın son çeyreğine nasıl girdiğine dair önemli bir gösterge sunarken, ECB’nin para politikası değerlendirmeleri açısından da yakından izlenecek.
Euro Bölgesi’nde bu hafta kasım ayına ilişkin ÜFE verileri açıklanacak; aylık bazda beklenti üretici fiyatlarının %0,2 artış göstermesi yönünde, ekim ayında ise ÜFE aylık %0,1 artış kaydetmişti. Yıllık bazda ÜFE ekim ayında %0,5 daralma göstermişti. Üretici fiyatlarında yıllık bazda süren zayıf görünüm, maliyet baskılarının sınırlı kaldığına işaret ederken, kasım ayı verisi üretici maliyetlerindeki eğilimin tüketici fiyatlarına olası yansımaları açısından ECB tarafından yakından izlenecek.
Euro Bölgesi’nde bu hafta aralık ayına ilişkin öncü TÜFE verileri açıklanacak; yıllık enflasyon için beklenti %2,1 seviyesinde kalarak kasım ayı verisiyle sabit kalması yönünde. Aylık TÜFE ise kasım ayında %0,3 azalış göstermişti. Yıllık enflasyonun yatay seyretmesi, fiyat baskılarındaki dengelenmenin sürdüğüne işaret ederken, aylık bazdaki gerileme dezenflasyon sürecinin devam ettiğine dair sinyal veriyor.
Euro Bölgesi’nde bu hafta aralık ayına ilişkin Bileşik PMI verisi açıklanacak; beklenti endeksin 51,9 seviyesinde gerçekleşmesi yönünde, kasım ayında bileşik PMI 52,8 olarak açıklanmıştı. Hizmet PMI tarafında ise beklenti 52,6 seviyesinde bulunurken, kasım verisi 53,6 olarak gerçekleşmişti. Beklentilerin önceki aya kıyasla gerilemeye işaret etmesi, özellikle hizmet sektörü kaynaklı büyüme ivmesinde yavaşlamanın sürdüğünü gösteriyor. Endekslerin 50 eşik değerinin üzerinde kalması ekonomik aktivitenin genişleme bölgesinde seyrettiğine işaret etse de, momentum kaybı yılın son ayında Euro Bölgesi ekonomisinin daha ılımlı bir görünüm sergilediğine dair önemli bir sinyal veriyor.
Almanya’da bu hafta aralık ayına ilişkin işsizlik oranı verisi açıklanacak; kasım ayında işsizlik oranı %6,3 seviyesinde gerçekleşmişti. İş gücü piyasasında mevcut seviyelerin korunması, ekonomik aktivitedeki yavaşlamaya rağmen istihdam tarafında belirgin bir bozulma yaşanmadığını gösteriyor. Aralık verisi, yılın son ayında iş gücü piyasasının seyrine dair önemli sinyaller sunacaktır.
Almanya’da bu hafta aralık ayına ilişkin öncü TÜFE verileri açıklanacak; kasım ayında enflasyon aylık bazda %0,2 azalış gösterirken, yıllık bazda %2,3 artış kaydetmişti. Aylık bazdaki gerileme fiyat baskılarında zayıflamaya işaret ederken, yıllık enflasyonun %2’nin üzerinde seyretmesi Almanya’da fiyat istikrarının henüz tam olarak sağlanamadığını gösteriyor. Aralık verisi, enflasyon eğiliminin yılın son ayında nasıl şekillendiğini ortaya koyması açısından yakından izlenecek.
Almanya’da bu hafta aralık ayına ilişkin Bileşik PMI verisi açıklanacak; beklenti endeksin 51,5 seviyesinde gerçekleşmesi yönünde, kasım ayında ise bileşik PMI 52,4 olarak açıklanmıştı. Hizmet PMI tarafında ise beklenti 52,6 seviyesinde bulunurken, kasım verisi 53,1 olarak gerçekleşmişti. Beklentilerin önceki aya kıyasla sınırlı bir yavaşlamaya işaret etmesi, hizmetler öncülüğünde ekonomik aktivitede momentum kaybının devam ettiğini gösteriyor. Endekslerin 50 eşik değerinin üzerinde kalması genişleme bölgesinin korunduğuna işaret etse de, ivmedeki zayıflama Almanya ekonomisinin yılın son ayında daha temkinli bir görünüm sergilediğine dair sinyal veriyor.
İngiltere’de bu hafta aralık ayına ilişkin Bileşik PMI verisi açıklanacak; beklenti endeksin 52,1 seviyesinde gerçekleşmesi yönünde, kasım ayında bileşik PMI 51,2 olarak açıklanmıştı. Hizmet PMI tarafında ise beklenti 52,1 seviyesinde bulunurken, kasım verisi 51,3 olarak gerçekleşmişti. Beklentilerin önceki aya kıyasla toparlanmaya işaret etmesi, özellikle hizmet sektörü öncülüğünde ekonomik aktivitede ivme kazanımının sürdüğünü gösteriyor. Endekslerin 50 eşik değerinin üzerinde kalması, İngiltere ekonomisinde büyüme görünümünün yılın son ayında güçlendiğine dair önemli bir sinyal olarak değerlendirilebilir.
Yurt içinde bu hafta TÜİK tarafından Aralık ayına ilişkin enflasyon verileri açıklanacak. BloombergHT anketine göre aylık enflasyon beklentisi %0,97 seviyesinde bulunurken, Kasım ayında aylık enflasyon %0,87 olarak gerçekleşmişti. Yıllık bazda ise beklenti %31,00, Kasım verisi ise %31,07 seviyesindeydi. Beklentiler, enflasyonun yıllık bazda sınırlı da olsa gerileme eğilimini sürdürdüğüne işaret ediyor. Özellikle aylık enflasyonun %1’in altında gerçekleşmesi, dezenflasyon sürecinin devam ettiğine dair algıyı güçlendirebilir. Bu senaryo, TCMB’nin bu ayki toplantısında faiz indirimi beklentilerinin artmasına neden olabilir. Verinin seyri, para politikasına yönelik piyasa beklentileri açısından yakından takip edilecek.
Yurt içinde bu hafta aralık ayına ilişkin öncü ticaret açığı verisi açıklanacak; kasım ayında dış ticaret açığı 8 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmişti. Aralık verisi, yılın son ayında ithalat ve ihracat dengesinin nasıl şekillendiğine ve dış ticaretin cari denge üzerindeki etkilerine dair önemli sinyaller sunacaktır. Açığın seyrinde yaşanabilecek değişim, iç talep koşulları ve kur hareketlerinin etkisini değerlendirmek açısından yakından izlenecek.
Yurt içinde bu hafta kasım ayına ilişkin sanayi üretimi verisi açıklanacak; ekim ayında sanayi üretimi aylık bazda %0,3, yıllık bazda ise %2,2 artış göstermişti. Aylık ve yıllık bazda kaydedilen artışlar, üretim tarafında ılımlı toparlanmanın sürdüğüne işaret ederken, kasım verisi imalat faaliyetlerinin yılın son aylarına girilirken nasıl bir seyir izlediğini göstermesi açısından yakından izlenecek.
Haftalık Teknik Takip Listesi

Kaynak: Anadolu Yatırım Haftalık Bülten