Haftalık Altın Raporu
Ahlatcı Yatırım Araştırma Departmanı olarak bayramınızı en içten dileklerimizle kutlar, şeker tadında huzurlu ve sağlıklı bir bayram geçirmenizi temenni ederiz.
Yurt içi piyasaların haftayı erken kapattığı bu dönemde, altın fiyatlamasının yönü tamamen küresel taraftaki petrol ve faiz dinamikleri tarafından belirlenmeye devam ediyor. Özellikle Orta Doğu’da artan gerilimin enerji arzına da sıçramasıyla birlikte petrol fiyatlarında sert yükselişler izlenirken, bu hareket altın fiyatları üzerinde dolaylı bir etki yarattı.
İran’da gerilimin enerji tesislerine yayılması ve Katar’daki LNG tesisine yönelik saldırı sonrası enerji fiyatları artarken Brent petrolün yeniden 110 doların üzerine tırmanması, küresel enflasyon beklentilerini yukarı çekerken, Suudi Arabistan’dan gelen‘’arzkesintileri devam ederse petrol 180 dolara gidebilir’’ uyarısı piyasalardaki risk primini daha da artırdı.
Son günlerde klasik fiyatlama davranışının dışına çıkıldığını görüyoruz. Jeopolitik risklerin arttığı bir ortamda altının yükselmesi beklenirken, mevcut konjonktürde altın fiyatlarının, riskten ziyade bu riskin yarattığı faiz baskısından etkilendiği bir süreç izleniyor.
Yükselen petrol fiyatlarıyla birlikte artan enflasyon beklentileri, merkez bankalarını faizleri daha uzun süre yüksek seviyelerde tutmaya zorlamaktadır. Bu durum dolar endeksi ve ABD 10 yıllık tahvil faizlerinde yukarı yönlü baskı yaratırken, altının alternatif maliyetini artırarak fiyatlar üzerinde aşağı yönlü bir etki oluşturmaktadır. Dolayısıyla jeopolitik riskler, doğrudan altını desteklemek yerine faiz ve dolar kanalı üzerinden ters bir etki yaratabilmektedir. Enerji fiyatlarındaki gevşeme ile birlikte enflasyon beklentilerinde oluşabilecek aşağı yönlü hareket, faiz tarafındaki baskıyı azaltarak altın fiyatları açısından daha destekleyici bir zemin oluşturabilir.
Bununla birlikte Fed tarafındaki görünüm, altın fiyatlarındaki yukarı yönlü potansiyelin sınırlı kalabileceğine işaret etmektedir. Fed politika faizini %3,75 seviyesinde sabit tutarken, 2026 yıl sonu için medyan faiz beklentisini %3,4 seviyesinde korudu. Büyüme beklentisinin %2,3’ten %2,4’e revize edilmesi, ekonomik aktivitenin dirençli seyrine işaret ederken; PCE enflasyon beklentisinin %2,4’ten %2,7’ye yükseltilmesi, enflasyon tarafındaki yukarı yönlü risklerin güç kazandığını göstermektedir.
Karar metni ve Başkan Powell’ın açıklamaları, Fed’in temkinli duruşunu koruduğunu ortaya koyarken, enflasyonda kalıcı bir iyileşme görülmeden faiz indiriminin gündeme gelmeyeceği mesajı net bir şekilde verildi. Küresel ölçekte ise merkez bankaları arasında belirgin bir ayrışma dikkat çekmektedir. Artan enerji fiyatları nedeniyle Avrupa Merkez Bankası’na yönelik faiz artırım beklentileri yeniden gündeme gelirken, Barclays ve Morgan Stanley ECB’nin bu yıl iki faiz artışı yapabileceğini öngörmektedir. Ancak Avrupa ekonomisinde büyüme tarafındaki kırılganlıklar dikkate alındığında, bu sürecin sınırlı kalabileceğini düşünüyoruz.
Öte yandan Fed’in bağımsızlığına yönelik tartışmalar, ticaret politikalarına bağlı belirsizlikler, tarifeler ve merkez bankalarının rezerv tercihlerinde altına yönelimin devam etmesi, altın fiyatlarında uzun süreli ve geniş bantta bir yatay seyir ihtimalini güçlendirmektedir. Kur tarafında sınırlı hareketlerin devam etmesiyle birlikte gram altının, ons altına kıyasla daha dengeli ve sınırlı pozitif ayrışma gösterebileceğini değerlendiriyoruz.

Ons altında bir önceki teknik analiz değerlendirmemizde vurguladığımız, 50 günlük hareketli ortalama ile çakışan 0,5 düzeltme seviyesi ve psikolojik 5000 dolar bölgesinin aşağı yönlü kırılmasıyla birlikte satışların derinleştiği görülüyor.
Bu kırılımın ardından orta vadeli yükselen trendin de aşağı yönlü geçilmesi, teknik görünümde belirgin bir zayıflamaya işaret ederken gün içerisinde oluşan tepki yükselişi ve bırakılan iğne, söz konusu kırılımın teknik olarak onaylandığını gösteriyor. Bu çerçevede fiyatın yeniden trend üzerine yerleşememesi durumunda, yukarı yönlü denemelerin riskli olmaya devam ettiğini değerlendiriyoruz.
Kısa vadede zayıflayan göstergelerin etkisiyle sınırlı bir tepki yükselişi potansiyeli korunmakla birlikte, bu hareketin ana trendde kalıcı bir değişim yaratmak yerine kırılan seviyelere yönelik bir “onay hareketi” olarak çalışması daha olası görünüyor.
Aşağıyönlü hareketlerde 4380 dolar seviyesi kritik yatay destek bölgesi olarak öneçıkmaktadır. Bu seviyeye doğru yaşanabilecek geri çekilmeler kısa vadeli alım fırsatı sunabilir. Ancak bu bölgeden gelebilecek tepki hareketlerinin sınırlı kalabileceğini ve genel görünümde yatay-aşağı yönlü eğilimin korunabileceğini düşünüyoruz.
Destekler: 4550 – 4500 – 4380
Dirençler: 4680 – 4725 – 5000
Kaynak: Ahlatcı Yatırım