Güney Kore ve Kuzey Kore Ekonomilerinin Karşılaştırılması

Mahfi Eğilmez – 30.07.2017

Güney ve Kuzey Kore’nin bölünmesi

Japonya, 1905 yılında Rusya’yı yenerek Kore’ye egemen oldu. Bu egemenliğini II. Dünya Savaşı sonuna kadar sürdürdü. II. Dünya Savaşı sonuçlanırken Birleşmiş Milletlerin geliştirdiği güvenlik planı gereğince 38’inci paralelin kuzeyini Rusya (o zamanki adıyla Sovyetler Birliği), güneyini de ABD kuşatarak Japonların elinden aldılar. İlerleyen yıllarda bu kuşatmalar işgale dönüştü. 1948 yılında bu iki bölgede iki ayrı hükümet kuruldu ve Kore resmen ikiye bölündü. Kuzey’de kurulan Sovyet stili sosyalist modele dayalı devlet Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti (kısaca Kuzey Kore diye anılıyor), güneyde kurulan batı stili kapitalist modele dayalı devlet de Kore Cumhuriyeti (kısaca Güney Kore diye anılıyor) adlarını aldılar. 1950 yılının Haziran ayında Kuzey Kore Sovyet tanklarını ve silahlarını kullanarak Güney Kore’yi işgale girişti. ABD ve Nato Güney Kore’ye asker yolladı. Savaş 1950 – 53 yılları arasında 3 yıl sürdü. Nato’ya üyeliği kabul edilmeyen Türkiye, bu savaşı fırsat bilerek Güney Kore’ye destek vermeye giden Nato kuvvetlerine katılmak üzere 5090 kişilik bir tugay yolladı. Kore savaşına asker gönderme kararı TBMM kararı olmaksızın alınmış ve çok eleştirilmiştir.

Savaş, yaklaşık 3 milyon insanın ölümüyle ve iki tarafın da hiçbir kazanım elde edememesiyle sonuçlandı. O tarihten bu yana Güney ve Kuzey Kore, ilk kuruluşlarındaki ideolojiyle yollarına devam ediyorlar.

Aşağıdaki haritada iki Kore’nin yeri ve komşuları görülüyor. Kuzey Kore (yüzölçümü 120.530 km2) üstte Çin ve Rusya aşağıda Güney Kore ile komşu, iki yanı da denizle (Sarı Deniz ve Japon Denizi) çevrilidir. Güney Kore (yüzölçümü 100.210 km2) üstte Kuzey Kore ile komşudur üç yanı denizle (Sarı Deniz, Doğu Çin Denizi ve Japon Denizi) çevrilidir.

Güney ve Kuzey Kore ekonomilerinin bugünkü durumunun karşılaştırılması

1950’de Güney ve Kuzey Kore arasında pek bir fark olmadığı varsayımıyla yola çıkarsak bugün geldikleri nokta önemli bir karşılaştırma noktası olacaktır. Güney Kore ile ilgili verilere 1980’e kadar geri gidip ulaşabilmemize karşılık Kuzey Kore ile verilerin son durumunu bile toparlamamız pek kolay olmuyor. Çünkü Kuzey Kore bugün dünyanın en kapalı ekonomilerinden birisi konumunda bulunuyor. IMF üyesi de olmadığı için verileri elde etmek kolay değil. Ayrıca bu verilerin bazıları birkaç yıl öncesine ait, bazıları tahmin içeriyor, bazıları da doğruluğu tam olarak bilinmeyen veriler.

Aşağıdaki tablo iki Kore’nin ekonomilerini 2016 verileri itibariyle karşılaştırıyor (Kaynaklar: Güney Kore verileri için IMF, WEO Database, April 2017, Kuzey Kore verileri için CIA Factbook, Trading Econonomics.)

Göstergeler Güney Kore Kuzey Kore
Yüzölçümü (kilometrekare) 100.210 120.530
GSYH (Milyar USD) 1.411 40
Nüfus 51 25
Kişi Başına Gelir (USD) 27.666 640
Kişi Başına Gelir (SAGP, USD) 36.390 1.700
Büyüme (%) 2,8 3,9
Enflasyon (%) 1,1 55
İşsizlik Oranı (%) 3,7 4,3
Bütçe Dengesi / GSYH (%) 0,3 -0,4
Toplam Kamu Borcu / GSYH (%) 38 50
Dış ticaret Dengesi / GSYH (%) 5,8 -2,6

 

Tabloya göre Güney Kore, Kuzey Kore’den yaklaşık 20 bin kilometrekare (yaklaşık yüzde 17) daha küçük bir ülke olduğu halde nüfusu Kuzey Kore’nin yaklaşık iki katıdır. Güney Kore, Kuzey Kore’nin yaklaşık 35 katı daha büyük bir GSYH’ya sahiptir. Güney Kore’nin nüfusu, Kuzey Kore’nin nüfusunun iki katı olmasına karşılık Güney Korelilerin kişi başına geliri Kuzey Korelilerin gelirinin 45 katına yakındır. Kişi başına gelire satın alma gücü paritesi açısından bakarsak bu fark 21 kata düşmektedir. Kuzey Kore’nin açıklanmış son enflasyon verisi 2013 yılına aittir ki o da bize o yılki enflasyonun yüzde 55 gibi çok yüksek bir orana işaret ettiğini göstermektedir. İki ekonomi arasındaki ekonomik farklardan birisi de Güney Kore’nin dış ticaret fazlası vermesine karşılık Kuzey Kore’nin dış ticaret açığı vermesidir.

Güney Kore elektronikte zirveye oynuyor, Kuzey Kore balistik füze atıyor

Kuzey Kore 2017 yılının başından bu yana 17 balistik füze attı. Başkent Pyongyang’dan fırlatılan füze 3000 km yüksekliğe ulaşıp, havada 45 dakika kaldıktan sonra Japonya açıklarında denize düştü.

Balistik füze; sahip olduğu güç sisteminden elde ettiği hareketle hedefe yönelen, kimyasal, nükleer ve biyolojik başlık veya başlıklar taşıyabilen güdümlü veya güdümsüz füzelere verilen addır. Farklı çeşitleri vardır. Kuzey Kore’nin denediği füze kıtalararası balistik füze denilen en uzun menzilli füzedir.

Bir ülkenin elindeki imkânları kullanarak yapamayacağı şey yoktur. İsterse milli araba yapar, isterse milli savaş uçağı yapar, isterse köprüler, otoyollar, hava alanları yapar, isterse de balistik füze yapar. Bu bir siyasal tercih meselesidir. Bu tür işleri yapma aşamasındayken siyasetçi ön yargısız bir iktisatçının düşüncesini sorarsa o iktisatçının yanıttan önce öğrenmesi gereken tek şey böyle bir girişimin alternatif maliyetinin ne olduğudur.

Ekonomiyle içli dışlı olmayanlar için alternatif maliyetin ne olduğunu açıklayayım. Kaynakların kıt olduğu bir dünyada alternatif maliyet; herhangi bir mal ya da hizmeti üretmeye ya da satın almaya karar verdiğimizde ona alternatif olabilecek olan başka bir mal veya hizmeti üretmekten ya da satın almaktan vazgeçmek anlamına gelir. Örneğimizde Kuzey Kore’nin bu balistik füzeleri yapabilmek için başka işleri yapmaktan vazgeçmesi alternatif maliyettir. Alternatif maliyet, ekonomideki en önemli kavramlardan birisidir. Bir malı satın almaya aklımıza koymuşsak paramız yetmese bile onu borçlanarak satın alabiliriz. Dolayısıyla direkt maliyetine katlanabiliriz. Ama o malı satın aldığımızda başka malları almaktan vazgeçiyoruz demektir. İşte ona katlanmak daha zordur. Elimizde 60 bin lira olduğunu ve bununla bir araba almak ya da yurt dışında yüksek lisans yapmak arasında kaldığımızı düşünelim. Araba öteden beri istediğimiz bir şey, yüksek lisans ise hem yeni şeyler öğrenmek hem de yabancı dilimizi geliştirmek ve dolayısıyla bizi daha iyi işler bulmaya yöneltecek imkân olsun. Arabayı seçtiğimizi düşünelim. Bu durumda yurt dışında yüksek lisans yapmaktan vazgeçiyoruz demektir. Arabayı seçmenin maliyeti 60 bin lira gibi görünse de alternatif maliyeti yurt dışında yüksek lisans yapmaktan vazgeçmek ve ikinci sınıf işlerde çalışmaya razı olmaktır.

Kuzey Kore ile Güney Kore meselesine dönersek Güney Kore’nin olanaklarını ülkeyi refaha götürmek için seferber ederek insanlarını zenginliğe taşıdığını buna karşılık Kuzey Kore’nin varlığını savaş işlerine harcayarak ve o alana yoğunlaşarak halkını fakir bıraktığını görüyoruz.

Not: Burada ortaya koymaya çalıştığım konu sosyalizm ile kapitalizmden hangisinin iyi olduğu meselesiyle ilgili değildir. Buradaki konu iyi yönetimle kötü yönetimi karşılaştırma meselesidir.