Verimlilik yatırımları nihayet karşılığını vermeye başlıyor…
Öneri: AL
Hedef Fiyat (TL/hisse): 55.70
Getiri Potansiyeli: 32%
Erdemir’i, yüksek kapasite kullanımı, ton başına karlılıkta belirgin toparlanma potansiyeli ve verimlilik yatırımlarının orta vadeli katkısıyla BIST’te en cazip toparlanma hikayelerinden biri olarak görüyoruz. İki yıl süren zayıf marjlar ve yüksek yatırım harcamalarının ardından, 2026’nın şirket için daha güçlü operasyonel karlılığa geçiş yılı olmasını bekliyoruz.
Hammadde bağımlılığını azaltmayı, enerji verimliliğini artırmayı ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) öncesinde şirketin rekabetçi pozisyonunu güçlendirmeyi hedefleyen yatırım programı, Erdemir’in orta vadeli yatırım temasının merkezinde yer alıyor.
12 aylık hisse hedef fiyatımız 55,7TL olup, %32 getiri potansiyeline işaret etmektedir. Erdemir, 2026T FD/FAVÖK bazında 9,4x çarpanla işlem görmekte olup, ton başına FAVÖK’te toparlanma, güçlü yurt içi talep ve verimlilik yatırımlarının kademeli katkısına rağmen global benzerlerine göre iskontoludur. Erdemir için tavsiyemizi “Gözden Geçiriliyor (GG)”dan “AL”a yükseltiyoruz.
Yurt içi talep, 2026’da Erdemir’in karlılığı için ana destek unsuru olmaya devam edecek. Küresel çelik talebi genel olarak görece zayıf seyretmekte olup, Türkiye pazarı otomotiv, beyaz eşya, altyapı ve inşaat talebiyle daha güçlü bir görünüm sunmaktadır. 2026’da beklenen %3,0 seviyesinde GSYH büyümesi ve orta vadede %3,5-4,0 bandındaki sürdürülebilir büyüme patikası, yurt içi çelik tüketimi ve sıcak haddelenmiş rulo (HRC) fiyatları için destekleyici bir zemin oluşturmaktadır. Erdemir’in önümüzdeki iki aylık üretim/satış programının dolu olması da iç talepteki güçlü seyrin devam ettiğini göstermektedir.
Önümüzdeki dönemde çelik sektörü için karlılık hacim artışından ziyade maliyet verimliliğiyle daha görünür olacak. Artan rekabet, ticaret bariyerleri ve sınırlı kamu desteği dikkate alındığında, Bingöl pelet yatırımı, güneş enerjisi projeleri ve kapasite artışları Erdemir’in ton başına FAVÖK görünümünü destekleyen temel unsurlar olarak öne çıkmaktadır. Tahminlerimiz, ton başına FAVÖK’ün 2026’da 89USD/ton seviyesinden, yatırım katkısının en belirgin hale geleceği 2031’de 171USD/ton’a yükseleceğine ve sonrasında hafif dengeleneceğine işaret etmektedir. İhracat tarafında, 1 Temmuz 2026’dan itibaren sıkılaşacak AB kotaları Türkiye’nin Avrupa’ya yönelik toplam çelik ihracat hacimleri üzerinde baskı yaratabilir. Buna karşılık, Erdemir’in mevcut müşteri ilişkileri ve Serbest Ticaret Anlaşması (STA) destekli pazar erişimi, şirketin pazar payını koruma kabiliyetini desteklemektedir.
Erdemir’de yatırım harcamaları 2024’te zirveyi görmüş olsa da yatırım döngüsünün 2030’a kadar yüksek kalmaya devam etmesini bekliyoruz. 2024-2030 döneminde kalan 3,2bn USD tutarındaki yatırım programı; modernizasyon projeleri, 550mn USD tutarındaki 3,0mn ton/yıl kapasiteli Bingöl-Avnik peletleme tesisi, kapasite artışları ve karbonsuzlaşma odaklı yatırımlardan oluşmaktadır. Elektrik ark ocağı (EAO) ve Doğrudan İndirgenmiş Demir (Direct Reduced Iron, DRI) yatırımları, Erdemir’in 2030 yılına kadar karbon emisyonlarını azaltma ve yeşil çelik üretimine geçiş stratejisinin merkezinde yer almaktadır. Bu yatırımlarla birlikte yıllık ham çelik üretim kapasitesinin 13,6mn tonun üzerine çıkarılması hedeflenmektedir. 2011-2020 döneminde yıllık ortalama 211mn USD seviyesinde gerçekleşen yatırım harcamalarına karşılık, 2026’da 600mn USD ve 2030’a kadar yıllık ortalama 600-650mn USD bandında yatırım harcaması öngörüyoruz.
Sağlıklı bilanço yapısı korunuyor. Yüksek yatırım harcamalarına rağmen Erdemir’in borçluluk seviyesinin yönetilebilir kalmasını bekliyoruz. Net borç/FAVÖK oranının 2024 sonundaki 3,06x seviyesinden 2027’de 1,40x’e gerileyeceğini tahmin ediyoruz. Yatırımlar uzun vadede karlılığı desteklerken, kısa vadede serbest nakit akımı üzerinde baskı yaratmaya devam edecektir.
Katalistler: Artan yurt içi talep, Çin kaynaklı ithalata karşı daha sıkı koruma önlemleri, sıcak haddelenmiş rulo (HRC) fiyatlarında toparlanma, Bingöl-Avnik yatırımının beklentilerden hızlı devreye alınması ve altın rezervi kaynaklı potansiyel yukarı yönlü katkı.
Riskler: Çin’deki kapasite fazlası, zayıflayan sıcak haddelenmiş rulo (HRC) fiyatları, daha sıkı ihracat kısıtlamaları ve/veya artan tarife yükleri ve makroekonomik/finansman koşullarında bozulma.
Raporun tamamı için tıklayın.
Kaynak: Global Menkul
