Dolar/TL 3,60’ı kırabilecek mi?

Şenay Şerefoğlu – 20.02.2017

Yurt içindeki risklerin artması ile lirada rekor kayıplar yaşanmıştı 2016’da, özellikle son çeyrekte doların da yükselişe geçmesi ile Dolar/TL kurunda her gün yeni bir seviye görüldü.

Ocak ayında dolar düşüş yaşarken Dolar/TL, liradaki kayıplar ile rekor tazeledi, ilk olarak 11 Ocak’ta 3,94 üzerine yükselen kur, ardından 27 Ocak’ta da 3,91’e atak gösterdi. 30 Ocak’tan itibaren kurda düşüş başladı.

-İlk olarak beklendiği gibi Fitch’in de not indirimine gitmesi ve fiyatlamanın önceden yapılmış olması ile kurda gerileme yaşandı, ancak bir günde 3,88’den 3,78’e yaşanan bu sert düşüşün somut bir nedeni yoktu.

– TCMB, Kasım toplantısında marjinal fonlama oranını %8,25’ten %8,50’ye; bir haftalık repo faizini %7,50’den %8,0’e; MB borç verme faizini (geç likidite) de %9,75’ten %10,0’a çıkardı. Aralık’ta ise faiz oranlarında değişikliğe gidilmedi ve TCMB’nin ilk etapta sınırlı kalan bu müdahaleleri liranın kayıplarını durduramadı. Ocak toplantısında marjinal fonlama oranını %8,50’den %9,25’e; ;MB borç verme faizini de %10’dan %11’e yükseltti, bir haftalık repo faizini ise %8’de sabit tuttu.

– Faiz silahını öncelikli kullanmak istemeyen TCMB, diğer alanlara ağırlık verdi; swap oranlarında, döviz repo ihalesindeki oranlarda ve geri ödeme tarihlerinde düzenlemeye giden kurul, haftalık repo ihalesi açmayarak da likidite yaratmaya çalıştı.

– TCMB’nin bu hamlelerinin liraya pozitif etkisi oldu, hatta doların yükseliş yaşadığı günlerde de kur günü düşüşle kapattı ve Dolar/TL 3,91 seviyesinden 3,65’e kadar düşüş yaşadı.

-18 Şubat Cuma günü ise, gün içi en yüksek 3,68’i gören kur, ardından TCMB’nin döviz reeskontlarına TL ödeme imkanı getirmesi ile 3,6250’ye kadar düşüş yaşadı.

*Önümüzdeki süreçte kurdaki fiyatlamada etkili olacak en önemli iç ve dış nedenlere bakarsak;

-Dolar tarafında en yakından takip edilecek iki önemli gelişme var: Bunlardan ilki Trump’ın bu ay sonunda açıklayacağını belirttiği vergi indirimi planı. Diğeri ise, Mart FOMC toplantısı.

-Lira tarafında ise, enflasyon rakamları ve yaklaşan referandum son derece önemli. %9 üzerine yükselen enflasyonun çift haneye ulaşması lira için son derece olumsuz. Ayrıca son işsizlik rakamlarından sonra bu verinin de yakından takip edileceğini ve fiyatlanacağını düşünüyoruz. 16 Nisan’da yapılacak referandum öncesinde siyasi tarafta tansiyonun artması da lirada baskı oluşturabilir.

-2016’da lira üzerinde oluşan risklerde düzelme yaşanmadığına sadece mevcut sürecin kanıksandığına dikkat çekmek istiyoruz. Çünkü AB ile yaşanan müzakere sorunu, başkanlık sistemi, idam cezası (referandumdan sonra en çok tartışılacak başlık olacak gibi görünüyor), OHAL süreci gibi sorunlar hala devam ediyor. Diğer ülkelerle yapılan görüşmelerin sınır ötesi operasyonları durdurması liraya pozitif yansıyacak en yakın gelişme olarak görünüyor, ancak henüz netlik kazanmış değil.

Yeni haftanın ilk işlem gününde 3,6125’e gerileyen Dolar/TL kurunda 3,60 tabanı üzerindeki toparlanmalarda haftanın kalanında 3,70-3,74 dirençlerini takip edeceğiz. 3,60’ın kırılması durumunda ise 3,55 en yakın destek konumunda.

Sadece 2016’daki yükseliş trendinden yola çıktığımızda kurda şu anda yaşanan düşüşün orta vadeli bir trende dönüşmesi için ilk olarak 2017 Ocak seviyesi olan 3,50’nin kırılması gerekiyor, yani kur böylece yılbaşındaki kazançlarını geri vermiş olacak. Düşüşün devam edebilmesi için de şimdikinin üzerine yeni lira pozitif gelişmeler eklenmesi gerekiyor. Çünkü kur zaten dolarla paralel bir seyir izlemiyor, dolayısıyla dolarda yaşanacak düşüşten ziyade lirada yükseliş yaratacak gelişmelere ihtiyaç var.