Borsa Yorumu / İnfo Yatırım – (5.05.2026)

BİST100 endeksinde yatay açılış gerçekleşmesini bekliyoruz.

2026 yılının Nisan ayında TÜFE, yaklaşık %3,3 olan konsensüs beklentilerin üstünde %4,18 oranında artış gösterirken, yıllık bazda TÜFE, Mart ayındaki %30,87 seviyesinden Nisan ayında %32,37 seviyesine yükseldi. Bizim beklentimiz Nisan ayında enflasyonun aylık bazda %2,5 olması yönündeydi. Çekirdek enflasyon, yıllık bazda %29,83 oldu.
TÜFE tarafında aylık bazda en fazla artış %8,94 giyim ve ayakkabı, 7,99 konut, 4,29 ulaştırma tarafında olurken, Nisan ayında düşüş gösteren grup olmadı. Enflasyonun altı kırımlarına bakıldığında bir önceki aya göre en çok yükselen %44,47 ile doğalgaz ve ilgili abonelik ücretleri, %19,32 ile hava yolu ile yurt içi yolcu taşımacılığı %16,90 ile elektrik, %16,79 ile hava yolu ile yurt dışı yolcu taşımacılığı oldu. Geçen aya göre en çok düşen madde %11,14 ile yumurta oldu.

ÜFE ise aylık bazda %3,17 oranında artış gösterirken, yıllık artış bir önceki aydaki %28,08 seviyesinden Nisan ayında %28,59’a yükseldi. ÜFE tarafında aylık bazda en fazla artış %39,63 ile ham petrol ve doğalgazda gerçekleşti.

ABD ile İran arasında yaşanan çatışmanın etkileri, enflasyon üzerinde Nisan ayında Mart ayından daha yüksek görüldü. Savaş sonrasında özellikle Hürmüz Boğazı’nın kapanması, küresel enerji arzı üzerinde şok etkisi yaratırken, buna bağlı olarak petrol ile doğalgaz fiyatlarında hızlı bir yükselişe neden oldu. Enerji maliyetlerindeki bu artış, üretim ve lojistik giderleri üzerinden reel sektöre doğrudan yansırken, küresel tedarik zincirlerinde de aksamalara yol açıyor. Artan navlun fiyatları ve uzayan teslim süreleri, firmaların maliyet yapısını bozarken, bu durum nihai ürün fiyatlarına da yukarı yönlü geçişkenlik yaratıyor. Özellikle enerjiye ve ithal girdilere bağlı olarak maliyet enflasyonu belirgin şekilde hız kazanırken, firmaların ileriye dönük belirsizlikleri fiyatlama davranışlarına daha ihtiyatlı ve yukarı yönlü yansıtması, enflasyonist baskıları daha da güçlendirmiş görünüyor. Bu kapsamda, jeopolitik risk kaynaklı arz şokunun hem maliyet kanalı hem de beklenti kanalı üzerinden enflasyonu besleyen çift yönlü bir etki yarattığını Nisan ayında gördük.

TCMB, PPK metninde Mart ayında enflasyonun ana eğiliminde bir miktar iyileşme gözlenmesine rağmen Nisan ayında sınırlı bir yukarı yönlü hareketin öngörüldüğünü belirtmişti. Buna bağlı olarak da jeopolitik gelişmelere bağlı olarak enerji fiyatlarında süregelen yüksek seyir ve oynaklığın enflasyon görünümü açısından risk unsuru olmaya devam ettiği ifade edilmişti.

Geçtiğimiz ay açıklanan enflasyon verisinin piyasa beklentilerinin altında kalması, dezenflasyon sürecine yönelik iyimserliği desteklerken, içinde bulunduğumuz ayda açıklanan verinin konsensüsün üzerine çıkması kısa vadeli risklerin yeniden fiyatlanmasına neden oldu. Mevcut görünümde, maliyet yönlü baskıların öne çıktığı bir enflasyon dinamiği izlenirken, bu kapsamda yıl sonu enflasyon beklentimizi %29,8 seviyesine revize ediyoruz. Jeopolitik risklerin özellikle enerji fiyatları üzerinden yaratabileceği yukarı yönlü baskılar nedeniyle enflasyonun %31–32 bandına yükselme ihtimalini göz ardı etmiyoruz. Para politikası tarafında ise TCMB’nin Haziran ayındaki Para Politikası Kurulu Toplantısı’nda politika faizini sabit tutarak mevcut sıkı duruşunu korumasını bekliyoruz. Bununla birlikte, artan/belirsiz olan jeopolitik durumlar doğrultusunda yıl sonu politika faizi tahminimizi %32’den %33’e revize ediyoruz.

Kaynak: İnfo Yatırım Hisse & VİOP Günlük Bülten

@ParaBorsaNet'i X'te Takip Et!

ÖNEMLİ HABERLER VE GÜNCEL PİYASA YORUMLARINI KAÇIRMAMAK İÇİN BURAYA TIKLAYARAK HEMEN X'TE BİZİ TAKİP EDİN!