BIST 110.530 Direncini Kıracak Mı?

Aydın Eroğlu – 01.11.2017

Enflasyon Raporu Açıklanacak!

Dikkat ediyorum, halen çok yanlış gündem ve algılarla uğraşıyoruz! Enflasyon raporu açıklanması öncesi yapılan yorumlara bakınca, enflasyonun bir süre düşmeyeceği söyleniyor. Arkadaşlar, ben artık bu konudaki yazılarımın sayısını unuttum. Ama içeriklerinde enflasyonu bir süre dikkata almayın diye yazdığımı hepiniz bilirsiniz.

Yine yanlış bir yorum dalgasını ekranlarda hakim! Faizler yüksek olduğu için, enflasyonun düşme ihtimali yok diye anlatılıyor. Yanlış yöne dikkat çekilmeye devam ediliyor bence. Çünkü enflasyon zaten düşen faizler sayesinde düşmez. Düşen faizler kredi faizlerini düşürdüğünden yatırım – üretim ve işletme maliyetleri düştüğü için daha az zam ihtiyacı olur mantığından gidenler basit bir sebep sonuç yanılgısı nedeniyle bu görüşte oluyorlar diye düşünüyorum. Ama bu sefer de yani faizler düşünce tüketici kredileri arttığı için, talep enflasyonu artar. Bunu göz ardı ediyorlar. Bu durumun en güzel örneği konut fiyatlarının kredi faizi ile ilişkisidir. Kredi faizleri düştükçe, konut talebi arttığı için, konut fiyatlarının ters orantılı olarak yükseldiğini görürüz. Ama arzı artınca, o zaman otomatikman yetmeyen talep nedeniyle fiyatlarda düşüşler yaşanır.

Kısacası enflasyonun asıl nedeni yetersiz yani arzı karşılamayan üretimdir. Hatta iç talebi karşılayamayan arz açığı eğer ithalat ile karşılanıyorsa, artan kurların hakim olduğu dönemlerde ithal girdilerin kur karşılıkları arttığı için enflasyonu da olumsuz etkiler. Kısacası eğer enflasyon belasından kurtulmak istiyorsak, sadece para piyasası tedbirleri ile bu işin olmayacağını, maliye, yatırım politikaları ile her türlü ve özellikle de katma değerli üretimin desteklenmesi gerektiğini bilmemiz gerekir.

Ne zaman ki üretim talebi aşar işte o zaman enflasyon kontrol altına girer. Yapısal bir üretim reformu yapılacaksa, her türlü üretim teşvik edilmeli ve düşük faizlerle üretim-yatırım kredisi imkanı yaratılmalıdır. Ama enflasyon altında bir yatırım kredisi faizi sürecinde ilk anda kurlar ve dolayısı ile faizler yukarı çıkacağı için enflasyon yüksek gelir. İşte buna hiç aldırmamalıyız. Hatta konu bile etmemeliyiz. O yüzden de her zaman yapısal reformların yapıldığı süreçte hükümetler bir kaç yıl enflasyonun yüksek geleceğini peşinen kamuoyuna açıklamalılar diye yazıyor ve uyarıyorum. Maalesef bu yapılmıyor. Özellikle de ekonomi alanındaki hocalarımızın ağzından enflasyon hep ön planda tutulup kriz uyarıları yapıldığı için de, yüksek enflasyon öncelikli korkumuz olarak bir çok kararımızı etkiliyor.

Neyse, kısacası enflasyonda düşüş yerine kur ve faiz artışı nedeniyle yükseliş görülmesi beklentisindeyim. Ama bunu yapısal reform açıklamaları öncesinde yazıp da bir süre bu süreçte enflasyon yüksek gelecektir bundan korkmayın diye yazdığım için açıkçası ben böyle bir sonuçtan korku duymuyorum. Kaldı ki, görüyorsunuz hisseler de pek korkmuyor gibi.

Enflasyon konusundaki uyarılarıma dikkat çektiğim en yakın tarihli yazım olan ”Bir Süre Enflasyonu Unutun!” başlıklı yazımın linkini tıklayıp ekim başında yazdığım görüş tekrarlamalarımı yeniden okuyabilirsiniz.

BİST 110.530 Direncini Kıracak Mı?

BİST’in en az % 30 iskontolu olduğu görüşümü de ısrarla tekrarlıyorum. Hatta bu görüşlerimi izah ederek paylaştığım ortamlarda hangi ülkede yaşadığım ya da siyasi yandaşlık eleştirileri yapan yorumlara bile maruz kalıyorum. Ben yine de nedenlerini izah ettiğim beklentilerimi korumayı sürdüreceğim. Sonuçta tüm amacım hiç bir siyasi amaç ile değil, tamamen objektif bir bakış ile piyasaları doğru yorumlamaktır. Ama içinde bulunduğumuz riskler, enflasyon ve kredi fazleri vs. gibi olumsuzluklar nedeniyle şimdilik bu direncin kalıcı geçilmesini beklemediğimi de yazmıştım. En önemli yakın sorunumuz da bankalarımız için yaratılan spekülasyonlar ve Zarrab davasının olası akıbetidir. Bu risklere dahil olan Irak ve Suriye’deki gelişmeler korktuğumuz riskler gerçekleşmeden ilerliyor. Bu durum da pozitif etki yaratıyor. Bankalarımız için de dünkü yazımda dikkat çektiğim şekilde ABD Hazine Bakanı spekülasyonu yapılan bir ceza olmadığını açıklayınca bankaların da kısmen rahatladığını görüyoruz.

Kısacası öyle ya da böyle 110.530 direncine geldik. Şimdi konu bu direnç kırılacak mı, kırılmayacak mı? Bankaların karlarına göre kırılması ve destek-dirençlerde bir iki ay öncesinden beri gösterdiğim üst seviyelere gitmesi teknik olarak beklentimdi. Ama yine de bunun bu sefer olmayıp, kısmı bir düzeltme sonrası yaşanmasını bekliyorum. Halen ABD kapsamlı bir takım risklerden çekiniyorum. Önümüzdeki günlerde başbakan ABD’ye gidiyormuş. Muhtemelen vize, S-400, FETÖ ve Zarrab davası konu olacak, ABD’nin de bunlara karşılık Suriye ve k.Irak’ta planladığı kürt devleti gündeme gelecektir. Bu görüşmenin neticilerine göre BİST ekstra yükseliş yapma imkanı bulabilir ama, ziyaretin sonuçlarını görmeden öncesinde ekstra yükseliş yine de risk olabilir diyorum. Ama benim BİST beklentimin yüksek olduğunu hepiniz bilin isterim. Sadece stratejik zamanlama olarak çekincelerim var.

Enflasyon yüksek olursa, BİST düşer gibi beklentilere sahip olan yorumların hatalı olduğu görüşündeyim. İkisi birbirinden ayrı şeyler. Yüksek enflasyon kur ve faizleri olumsuz etkileyebilir ama çok daha yüksek enflasyon dönemlerinde bile borsamızın bir çok rekorlar kırdığını kimse unutmasın. Borsa bilançolarla ve Türkiye hikayeleriyle yön bulur. Gelen bilançolar endeksi en yüksek oranda etkileyen bankalar dahil gayet iyi. O nedenle borsa ve bilanço dışı spekülasyon ve riskler şu an bu tereddütlerimin nedeni olarak izah edilebilir ama enflasyon artışı borsa yükselişine bir engel değildir.

Bu nedenle de BİST olarak değil, hisse bazlı hedefleri ön planda tutuyor ve bu hisseleri de zaman zaman yazılarımda sizlerle paylaşıyorum. Lakin endeks genelinde 110.530 seviyesini kalıcı geçmeyi şimdilik beklemediğim için yeni öngörü sayım oldukça düşük. Maalesef yapacak bir şey yok. Bazen böyle çelişkiler içinde kalabiliyorsunuz. Ben bildiğimi ve hissettiğimi yapmayı sürdüreceğim. Kim bilir belki de gereksiz korkuyorum. Yaşayıp göreceğiz. Ama olası yeni rekorlar kırılacak olursa, kimse neden diye şaşırmasın. Nedenlerini zaten biliyorsunuz. Sadece muhtelif riskler nedeniyle tereddütlerimiz var o kadar.

BİST dirençleri kırarsa sizler hiç merak etmeyin, her türlü riske rağmen yeni hikaye yok diyenler bir çok yeni hikayeyi bulacaktır. Ne diyelim hayırlısı olsun. Ama ben yeni öngörü yapmıyorum desem de, açık öngörülerimdeki ve hisse olarak ön planda dikkat çektiğim netas, petkm, aksa, tkfen, soda vs. gibi bir çok öngörü hisselerimdeki yükselişleri de göz ardı etmeyiniz. Yani aslında bir şey kaçırdığımız yok.

Küçük bir uyarımı da tekrarlayayım! Adı geçen hisselerin bazıları misal soda, tkfen gibi bazen dokuz aylık bilançolarında altı aylıklar civarında açıklamalarda bulunabiliyorlar. O nedenle bu hisselerde kısmi bir durgunluk görülebiliyor. Ama eğer böyle bir bilanço bile açıklasalar, mevcut işleri, kur avantajları nedeniye 12 aylık bilançolarında çok ciddi sıçrama göstermelerini beklediğimden, olası kısmen zayıp dokuz aylıklar gelecek olursa, yaşanacak kısmi düşüşleri alım fırsatları olarak görüp bu hisseler ile ilgili yeni teknik analiz öngörüleri vereceğimi bilmenizi isterim. Bu nedenle sitemdeki Al/Sat ve Destek-Direnç Tablolarını yakın takip etmenizde yarar görüyorum.

Hepinize bol kazançlar dilerim.

www.borsaanalizci.com