Kur, Faiz, DİBS, BIST, Reyting, CDS Özetle

Mahfi Eğilmez – 21.07.2013

Döviz ve Döviz Kuru Nedir ve Nasıl Belirlenir?

Döviz (ya da kambiyo), yabancı ülke paralarına verilen genel addır. Dolar, Euro, Pound, Yen, Yuan bizim açımızdan dövizdir.

Döviz kuru, bir ülkenin parasının yabancı paralar karşısındaki değerini belirleyen katsayıya verilen genel addır. Bu çerçevede örneğin TL’nin Dolar karşısındaki değerine kısaca Dolar Kuru deniyor. Bugünlerden 1 Dolar, piyasada 1,91 TL dolayında alınıp satıldığı için TL’nin Dolar kuru 1,91 diyoruz.

Eğer bir ülkede dalgalı kur rejimi (floating exchange rate regime) uygulanıyorsa ülke parasının yabancı paralar karşısındaki değeri yani döviz kuru piyasada belirleniyor demektir. Dövizi de bir çeşit mal gibi kabul edersek onun fiyatı olan döviz kurunun da öteki malların fiyatı gibi arz ve talep kurallarına göre belirlendiğini görebiliriz. Bir ülkede döviz bol, yerli para kıtsa döviz kuru düşük, döviz kıt, yerli para bolsa döviz kuru yüksek olacak demektir. Dalgalı kur rejiminde döviz kurları piyasadaki hareketlere göre sürekli iner ya da çıkar. Eğer bir ülkenin parası yabancı paralara karşı değer kaybediyorsa buna değer kaybı, değer kazanıyorsa buna değer kazanımı diyoruz.

Eğer bir ülkede sabit kur rejimi (fixed exchange rate regime) uygulanıyorsa o ülkedeki merkez bankası ülke parasının döviz kurunu tek tek bütün dövizler için belirler ve bu kurlar yeni bir karar alınana kadar değişmeden kalır. Bu döviz kurunun merkez bankası tarafından ülke parasına değer kazandıracak biçimde düşürülmesine revalüasyon, ülke parasına değer kaybettirecek biçimde düşürülmesine de devalüasyon deniyor.

Eğer bir ülkede müdahaleli döviz kuru rejimi (dirty float) uygulanıyorsa, döviz kuru esas olarak piyasada belirlenmekle birlikte merkez bankası bu kuru çeşitli müdahalelerle yönlendirerek istediği düzeyde olmasına çalışır. Merkez bankalarının günümüzde dalgalı kur rejiminde, döviz kurunun aşırı oynaklığını önlemek için yaptığı müdahaleler dalgalı kur rejiminden müdahaleli kur rejimine geçiş olarak kabul edilmemektedir. Bununla birlikte bu yargıya varabilmek için müdahalenin boyutu ve süresine bakmak gerekir. Eğer müdahale sürekli ve yüksek boyutlu bir hal alıyorsa o zaman dalgalı kur yerini müdahaleli kur rejimine terk etmiş sayılır.

Faiz Nedir? Nasıl Belirlenir?

Piyasa açısından bakarsak faizi, tasarruf sahibinin, tasarrufunu, ihtiyacı olana belirli süre için kullandırmasının karşılığı olarak aldığı bedel olarak tanımlayabiliriz. Ekonomi bilimi açısından faiz iki farklı biçimde tanımlanır: (1) Bir borç anlaşmasının satışı sonrasında elde edilen getirisi. (2) Üretim amaçlı olarak kullanılan sermayenin getirisi.

Türkiye’de bankaların uyguladığı mevduat ve kredi faizleri bankalar tarafından serbestçe belirleniyor. Buna karşılık bankalar bu belirlemede TCMB’nin faiz kararlarından ve zorunlu karşılıklar uygulamalarından etkileniyorlar.

TCMB, kendi uyguladığı faizleri Para Politikası Kurulu kararıyla belirliyor.

Hazine’nin yaptığı iç borçlanmada ihraç ettiği DİBS’lerin faizleri ise bunların satışa çıkarıldığı ihalelerde ya da endekslendiği değerlerin faizlerine veya endeks değerlerine göre belirleniyor.

Faiz konusunda ayrıntılı bilgi için bu sitede yayınlanmış olan Güncellenmiş Faiz Dersi yazıma bakılabilir: http://www.mahfiegilmez.com/2013/07/guncellenmis-faiz-dersi.html

DİBS, Tahvil, Bono, Kira Sertifikası

Hazinenin bir yıl ve daha uzun vadeli iç borçlanmada kullandığı senetlere Devlet Tahvili (ya da kısaca Tahvil), bir yıldan kısa vadeli iç borçlanmalarda kullandığı senetlere ise Hazine Bonosu (ya da kısaca Bono) adı veriliyor. Her iki borçlanma senedine ortaklaşa olarak Devlet İç Borçlanma Senetleri deniyor ve DİBS kısaltmasıyla gösteriliyor. Piyasada bunlara “Hazine Kağıtları” da deniyor.

DİBS’ler, Hazine’nin yaptığı borçlanmanın vade yapısına göre yukarıdaki gibi farklılık göstermesinin yanı sıra faiz yapısına göre de farklılık gösterir. Kuponsuz (faizsiz) DİBS’ler, sabit getirili, iskontolu kağıtlardır. Bunların faiz getirisi kağıdın vade sonunda ulaşacağı nominal değeri ile satış fiyatı arasındaki farktan oluşur. Örneğin Hazine, ihaleyle 100 TL’lik tahvili satışa sunuyor ve diyelim ki 93 TL teklif edene satıyor. Yani bu DİBS’i alan kişi Hazine’ye 93 TL ödeyip bu kağıdı alacak ve bir yılın sonunda bunu Hazine’ye götürdüğünde 100 TL alacak demektir. Bu durumda bu kağıdın faizi (100 – 93)/100 = % 7,5 olarak belirlenmiş oluyor. Kuponlu DİBS’ler ise yatırımcıya belirli dönemlerde kupon ödemesi (faiz ödemesi) yapan, sabit ya da değişken faizli kağıtlardır. Kuponlu DİBS’ler TL ve döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak ihraç edilebilmektedir. Bu kağıtlar faiz yapısına göre farklı olabiliyor. Sabit faizli DİBS’ler faizi, ihraç sırasında belirlenmiş ve değişmeden kalacak olan senetleri ifade ediyor. Değişken faizli DİBS’lerde ihraç edilmiş olan kağıtların faizleri vadeden önce belirli bir sürede Hazine borçlanma ihalelerinde oluşan faizlerin ortalaması alınarak belirleniyor. Bunlar TÜFE endeks değerine bağlı olarak da ihraç edilebiliyor. Bu durumda faiz vade tarihindeki TÜFE endeks değerine göre belirleniyor.

Kira Sertifikası, Hazine Müsteşarlığı Varlık Kiralama AŞ tarafından kendi adına ve kira sertifikası sahiplerinin hesabına satın almak veya kiralamak suretiyle edinilen varlıkların finansmanını sağlamak amacıyla çıkarılan ve satın alanların bu varlıklardan elde edilen gelirlerden payları oranında gelir elde etmelerini sağlayan senetlerdir. Bunlardan elde edilen gelir kira olarak adlandırılıyor.

BIST ve BIST Endeksleri Nedir?

BIST Borsa İstanbul deyiminin kısaltmasıdır. Hisse senetlerinin işlem gördüğü İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB), Vadeli İşlemler ve Opsiyon Piyasası (VOB) ve İstanbul Altın Borsası’nın (İAB) bir araya gelmesiyle oluşturulmuş borsadır. İlk kez hisselerini halka açacak olan şirketler Sermaye Piyasası Kurulundan izin alarak hisse senetlerini aracı kurumlar aracılığıyla satarlar. Bu satıştan sonraki işlemler BIST’de yapılır. Yani bir hisse senedinin ikici elden satışı BIST’de gerçekleşir. Her hisse senedinin bir kodu vardır bu senetlere gün içinde alım satım teklifleri girilir ve bu fiyatlardan alım satım işlemleri gerçekleştirilir.

BIST 100 Endeksi; Borsa İstanbul Pay Piyasası için temel endeks olarak kullanılmaktadır. Ulusal Pazar’da işlem gören şirketlerle, Kurumsal Ürünler Pazarı’nda işlem gören gayrimenkul yatırım ortaklıkları ve girişim sermayesi yatırım ortaklıkları arasından seçilen 100 şirketin hisse senedinden oluşuyor, BIST 30 ve BIST 50 endekslerine dahil payları da kapsıyor. BIST 50 Endeksi; Ulusal Pazar’da işlem gören şirketlerle, Kurumsal Ürünler Pazarı’nda işlem gören gayrimenkul yatırım ortaklıkları ve girişim sermayesi yatırım ortaklıkları arasından seçilen 50 paydan oluşuyor ve BIST 30 endeksine dahil payları da kapsıyor. BIST 30 Endeksi; Ulusal Pazar’da işlem gören şirketlerle, Kurumsal Ürünler Pazarı’nda işlem gören gayrimenkul yatırım ortaklıkları ve girişim sermayesi yatırım ortaklıkları arasından seçilen 30 paydan oluşuyor. BIST 10 Banka Endeksi; Ulusal Pazar’da işlem gören bankalar arasından seçilen 10 paydan oluşuyor. Bunların yanı sıra şehir endekslerinin de aralarında olduğu başka endeksler de bulunuyor. Buna karşılık İstanbul Borsası değeri denildiği zaman BIST 100 endeksi esas alınıyor.

BIST 100 endeksi ilk seans ve ikinci seans kapanışları ayrı ayrı yayınlansa da günlük değer olarak ikinci seans kapanışı esas alınıyor.

Reyting Nedir? Nasıl Ölçülür ve Neye Yarar?

Bir ülke ya da şirketin kredi değerliliğinin ölçülmesine reyting (rating), bu ölçme işlemini yapan kuruluşlara da reyting kuruluşu deniyor. Başlıcaları Standard and Poor’s (S&P), Moody’s ve Fitch olan reyting kuruluşları, ülkeler için kredi ölçümlemesi yaparlarken (sovereign rating) ekonomik durum, siyasal durum ve riskler, yönetim riskleri gibi unsurları ele alıyorlar ve buna göre notlama yapıyorlar. Farklı reyting kuruluşlarınca reytinglerde farklı notasyonlar kullanılmakla birlikte en çok kullanılan ve en fazla bilinen reyting notlaması büyük harflerle yapılan notlamadır. Buna göre en yüksek not AAA ve en düşük not D’dir (default yani iflas.) Bu notlar arasında yer alan öteki notlar AA, A, BBB, BB…C diye alt bölümlere ayrılır. Ayrıca bu harflerin sonuna olumlu olumsuz yönde ayırımlar yapmak amacıyla artı ya da eksi işaretleri ve parantez içinde olumlu, olumsuz, durağan gibi açıklamalar yazılabiliyor. Moody’s, bu notasyon yerine büyük ve küçük harflerden oluşan bir notasyon kullanıyor. Örneğin Moody’s jargonunda AAA’nın karşılığı Aaa’dır. Yine Moody’s artı veya eksi işareti yerine sayı yerleştirmektedir (Baa3 gibi.)

Reyting kısa ve uzun vade için farklı değerler taşıyabilir. Kısa vadeli reyting, bir borçlunun bir yıl içinde temerrüt olasılığını ölçmeyi hedeflerken, uzun vadeli reyting, borçlunun ömür boyu durumunu değerlendirmeye yönelen değerlendirmedir. Ayrıca bir ülkenin kendi parası cinsinden ve yabancı paralar cinsinden borçlanma yeteneğini test eden farklı reytingler söz konusudur.

Türkiye Cumhuriyeti’nin bugün itibariyle yabancı para cinsinden uzun vadeli kredi notları şöyledir:

Reyting kuruluşu
Uzun Vadeli Yabancı Para
Uzun Vadeli TL
Standard and Poor’s
BB+ (durağan)
BBB (durağan)
Moody’s
Baa3 (durağan)
Baa3 (durağan)
Fitch Rating
BBB- (durağan)
BBB (durağan)

CDS Nedir?

CDS, Credit Default Swap deyiminin kısaltmasıdır. Türkçede tam bir karşılığı olmadığı için CDS olarak kullanılıyor. Biraz zorlamayla da olsa zaman zaman “kredi risk primi” olarak adlandırılabiliyor.

CDS, bir kişi ya da kuruluşun, kredi sahibinin karşılaşabileceği alacağın ödenmemesi riskini belirli bir bedel karşılığında üstlenmeyi kabul etmesinin bedelidir. Bu çerçevede bir anlamda kredi sigortası gibi çalışır. Yunanistan devletinin borçlanma tahvilini alan bir kurum düşünelim. Bu kurum bu tahvil karşılığında Yunan devletine belirli bir faiz karşılığında belirli bir süre için kredi vermiş olur. Vade sonunda tahvili verecek ve anaparasını, birikmiş faiziyle birlikte geri alacaktır. Diyelim ki bu kurum Yunanistan’ın bu tahvilin bedelini geri ödeyeceğinden endişe duyuyor olsun. Bu durumda bu kurum bu tahvili CDS işlemi yapan kuruluşa götürecek ve ona belirli bir bedel ödemek suretiyle Yunan devletinin vade sonunda ödememesine karşılık CDS şirketinin ödemesi garantisini satın alacaktır. İşte bu kurumun CDS şirketine ödediği prime CDS primi (risk primi) deniyor. Bugünlerde Türkiye tahvilleri için CDS primi 185 dolayında bulunuyor. Türkiye’nin CDS primi Fed açıklamalarının ardından benzer yükselen ülke CDS primleriyle birlikte yükseldikten sonra tekrar düşüşe geçti. Bugün itibariyle bir Türk tahvili alan ve bunu CDS garantisine bağlamak isteyen kişi ya da kurumun tahvilin değerinin yüzde 1,8’i oranında risk primi ödemesi gerekmektedir.

Bir ülkenin ya da şirketin CDS primi ne kadar yüksekse borçlanma maliyeti de o kadar yüksek demektir. Çünkü bu prim ister istemez faize yansımaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir