Haftalık Bülten / Kuveyt Türk Yatırım – (2-6 Şubat 2026)

Haftalık Bülten

Geçtiğimiz hafta küresel piyasalarda Fed’in faiz kararı, yoğunlaşan bilanço takvimi, Trump’ın ticaret politikalarına ilişkin sert söylemleri ve ABD’de bütçe konusundaki belirsizlikler yakından takip edildi. Haftaya ABD Başkanı Donald Trump’ın Güney Kore ve Kanada’ya yönelik gümrük vergisi tehditleri ve teknoloji hisselerindeki yükselişle başlayan piyasalarda, Fed’in politika faizini beklentilere paralel olarak %3,50-%3,75 aralığında sabit bırakması haftanın ana gündem maddesi oldu. Karar metninde ekonomik faaliyetin sağlam bir hızda genişlemeye devam ettiği ve istihdam tarafından istikrar işaretleri görüldüğü vurgulanırken, Başkan Powell’ın enflasyonun hedefin üzerinde seyretmesi nedeniyle “bekle-gör” stratejisini sürdüreceklerini belirtmesi, piyasalarda faiz indirim döngüsüne ilişkin temkinli havayı korudu. Beyaz Saray cephesinde ABD Başkanı Trump, Fed başkanlığı için aday göstereceği ismi Cuma günü açıklayacağını ifade etti. Ayrıca hafta başında ABD’de hükümetin yeniden kapanma riski yeniden gündeme geldi. Haftanın son işlem gününe girilirken Trump ve Senato Demokratları geçici bir anlaşmaya vararak kapanma riskini erteledi. Bilanço sezonunda ise Meta ve IBM gibi teknoloji devlerinin beklenti üzeri karlılıkları risk iştahını desteklese de, Microsoft’un bulut gelirlerindeki yavaşlama öngörüsüyle sert değer kaybetmesi teknoloji endekslerini baskılayan temel unsur oldu. Tesla ise net karındaki çeyreksel düşüş nedeniyle zayif bir görünüm sergiledi. Makro veri cephesinde ABD’de dayanıklı mal siparişlerinin beklentileri aşarak %5,3 artması ekonomideki canlanlanma eğilimine işaret ederken, tüketici güveninin 2014’ten bu yana en düşük seviyeye gerilemesi kafa karışıklığı yarattı. Jeopolitik riskler ve Trump’ın zayıf dolar söylemleriyle ons altın ve ons gümüş rekor tazelerken, hafta kapanışına doğru satış baskısı görüldü. Bu gelişmeler ışığında 3 majör endeks hafta genelinde dalgalı bir görünüm sergiledi. Perşembe günü kapanışına göre S&P 500 ve Nasdaq Composite %0,8 değer kazanırken Dow Jones yatay seviyeden haftayı tamamladı.

Yurt içinde ise BIST 100 endeksinin bankacılık sektörü öncülüğünde tarihi zirvelerini yenilediği ve yabancı yatırımcı girişlerinin ivme kazandığı bir hafta geride kaldı. Fitch Ratings’in 9 Türk bankasının kredi notu görünümünü durağandan pozitife yükseltmesi sert yükselişleri tetiklerken, haftalık bazda bankacılık endeksi %8’in üzerinde artış gösterdi. Makro tarafta işsizlik oranının Aralık ayında 0,8 puan azalarak %7,7 ile 2005’ten bu yana en düşük seviyeye gerilemesi ekonomik aktivitedeki pozitif görünümü teyit ederken, TCMB verilerine göre yabancı yatırımcıların 23 Ocak haftasında hisse senedi piyasasında 491 milyon dolar, DİBS piyasasında ise 1,256 milyon dolarlık net alım gerçekleştirmesi, piyasalarda artan risk iştahının bir diğer göstergesi oldu. Aynı dönemde brüt rezervler 215,6 milyar dolara, SWAP hariç net rezervler ise 85,5 milyar dolara yükseldi. Diğer yandan TCMB tarafından yayımlanan PPK toplantı notuna göre Ocak ayında enflasyonun gıda fiyatları öncülüğünde aylık bazda yükseliş eğilimi gösterebileceği ifade edildi. Azalan 12 aylık enflasyon beklentilerine vurgu yapılarak dezenflasyon süreci genelindeki etkisinin ise sınırlı olduğu belirtildi. Endekste yeni rekor seviyelerin test edildiği haftada Türkiye’nin 5 yıllık Kredi Risk Primi (CDS) hafta genelinde hafif yükselişle 221 baz puan seviyesine yükseldi. Perşembe günü kapanışı itibarıyla haftalık bazda BIST 100 endeksi %6,5, Katılım 100 endeksi ise %5 değer kazanmış oldu.

Yeni Haftada Gözler Ocak Ayı Enflasyon Verilerinde Olacak…

Önümüzdeki haftada, ABD Başkanı Trump’ın Fed başkanlığı için eski Fed Yönetim Kurulu Üyesi Kevin Warsh’ı aday göstermesinin yansımaları piyasalarda yakından izleniyor olacak. 2008 Küresel Krizi döneminde Fed’de görev almış olan Warsh, faiz indirimlerini destekler tutumuyla Trump ile uyumlu bir profil çiziyor. Bununla birlikte ABD’nin İran’a yönelik askeri müdahale endişelerinin önümüzdeki haftada risk iştahındaki baskıyı sürdürmesini öngörüyoruz. Ayrıca Küba’ya petrol satışı yapan ülkelere ek gümrük vergisi getirilmesi ve Trump’ın Çin’le olan görüşmeleri sebebiyle Kanada ve İngiltere’ye yönelik tehditleri risk algısındaki zayıf görünümü güçlendirebilir. Makro tarafta ise İmalat ve Hizmet PMI verileri ile işsizlik göstergeleri takip ediliyor olacak. 4Ç25 bilanço döneminin sürmesiyle de şirket bazlı ayrışmaların gözlenmesini bekliyoruz.

Yurt içinde ise piyasaların ana gündem maddesi Ocak ayına ilişkin TÜFE verileri olacak. Kuveyt Türk Yatırım Araştırma olarak Ocak ayı TÜFE tahminimiz %4,18 seviyesinde bulunurken piyasa beklentileri %4,2 seviyesinde şekillendi. Diğer yandan Pazartesi günü açıklanacak olan İmalat PMI, Salı günü açıklanacak olan Ticaret Dengesi ve Perşembe günü açıklanacak olan Reel Efektif Döviz Kuru verileri makro tarafta öne çıkıyor. Orta ve uzun vadede CDS’teki istikrarlı duruş ve yabancı sermaye girişi ile desteklenen pozitif görünümün sürmesini bekliyoruz. Öte yandan 4Ç25 bilanço sezonu devam etmekte olup, gıda perakende, sağlık ve petrol rafineri sektörlerinin bu dönemde pozitif ayrışma potansiyeli taşıdığını düşünüyoruz. Bu bağlamda önümüzdeki hafta Cuma günü açıklanacak olan Tüpraş finansal sonuçlarını da yakından takip ediyor olacağız. Sektörel kısımda ise Tüpraş ürün marjları ve ODMD aylık otomotiv verilerinin gelmesini bekliyoruz.

Teknik olarak geçtiğimiz hafta rekor hacimle zirve tazeleyen BIST 100 endeksinde 14,000 psikolojik direncine dikkat edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu noktada aşağı yönlü hareketlerde 13,700 ve 13,500 seviyelerini destek olarak izliyoruz.

Sektör ve Şirket Haberleri

Ticaret Bakanlığı polyester ithalatında dampinge karşı önlem alındığını açıkladı.

Ticaret Bakanlığı, Hindistan, Çin Tayvanı ve Tayland menşeli polyester elyaf ithalatına yönelik yürüttüğü nihai gözden geçirme soruşturmasını tamamladı. Resmî Gazete’de yayımlanan tebliğe göre, söz konusu ülkelerden yapılan ithalata uygulanan dampinge karşı önlemlerin kaldırılması halinde damping uygulamalarının ve yerli üreticiye yönelik zararın devam etmesinin muhtemel olduğu sonucuna varıldı.

Bu kapsamda, 2019 yılından bu yana yürürlükte olan anti-damping vergilerinin, CIF bedelin %3,20 ile %12 arasında değişen oranlarla uygulanmaya devam edilmesine karar verildi. Önlemler, firma ve ürün bazında farklılaşırken, söz konusu düzenlemenin yürürlük tarihinden itibaren 5 yıl süreyle geçerli olacağı bildirildi.

Söz konusu kararın, yerli polyester elyaf üreticilerini ithalat kaynaklı fiyat baskısına karşı koruması beklenirken, ithalatçı firmalar ve tekstil sektöründe maliyetleri artırıcı bir etki yaratabileceği değerlendiriliyor. Düzenleme, Türkiye’nin tekstil sektöründeki stratejik ara mallarda yerli üretimi destekleme politikasının sürdüğüne işaret ediyor.

Rapor için tıklayınız.

Kaynak: Kuveyt Türk Yatırım

@ParaBorsaNet'i X'te Takip Et!

ÖNEMLİ HABERLER VE GÜNCEL PİYASA YORUMLARINI KAÇIRMAMAK İÇİN BURAYA TIKLAYARAK HEMEN X'TE BİZİ TAKİP EDİN!