Haftalık Borsa Yorumu – (5-9 Ocak 2026)

Zayıf geçen 2025 yılının ardından Borsa İstanbul 2026 yılına iyi bir başlamıştı. Ancak hafta sonu ABD ile Venezuela arasındaki gerginliğin çatışmaya dönmesi piyasalarda tedirginliğe neden oldu. Fakat dış kaynaklı ilk tepkilere bakıldığında olayın sakin karşılandığı söylenebilir. Geçen yıl küresel borsalarda en zayıf performans gösterenler arasında yer almıştı. Daha iyi bir getiri için yerli ve yabancı yatırımcıların ilgisinin artması belirleyici olacak. Son haftalarda kısmen de olsa hisse senetlerine bir yabancı girişinden söz etmek mümkün. Dört haftalık yabancı alımları 819 milyon doları buldu. Geçtiğimiz yıl yüksek faiz nedeniyle daha çok tahvil ve bonoya ilgi göstermişlerdi. Dezenflasyon sürecine bağlı olarak TCMB’nin devam eden faiz indirimleri yatırımcıları henüz çok fazla cezbetmiş görülmüyor. Ancak faizin daha da düşmesi karşısında hisselere ilginin artması beklenebilir. Sermaye fırsat gördüğü yere akar. Şimdiye kadar faiz ile güvenli limanlar olarak görülen altın ve gümüşte ciddi kazançlar sağlandı. Hem küresel ölçekte hem de Türkiye’de faizlerdeki düşüşün devamı bekleniyor. Bu durumda 2025 yılını reel olarak kayıpla kapatan Borsa İstanbul’un ciddi bir alternatif olarak öne çıkması olasılığı mevcut. Bir de güven sorunu aşılabilirse iyi olacak. Geçen yıl siyasetin gölgesinde kalındığı için bu gerçekleşmedi. Enflasyon muhasebesi devam etse de düşen enflasyon ile bilançolar üzerindeki etkileri azalabilir. Son dönem bilançolarında bu durum gözlenmeye başlandı. İyi kâr eden şirketler bile geçen yıl baskı altında kaldı. Bankalar dahil lokomotif bazı şirketlerin fiyat kazanç oranları oldukça düşük. Bu görünümün kazanca dönüşmesi için talep artışı yanında dış piyasalardaki iyimserliğin sürmesi ve içeride siyasette sakin bir görünüm önemli olacak. İçeride ilk sıcak gündem ise bugün açıklanacak aralık ayına ait enflasyon verileri. Enflasyonda düşüş eğiliminin devam etmesi beklenirken dikkatler en kârlı ve faize en duyarlı sektör olan bankalarda olacak. 23 Ocak’ta ise Fitch ve Moody’s Türkiye’nin kredi notunu açıklayacak. Kredi notundaki bir iyileşme piyasalar için ayrı bir fiyatlama konusu olabilir. Özellikle Türkiye’ye dış bakışı gösteren ve 204 seviyesine gerileyen Türkiye’nin ülke risk primindeki düşüş ayrıca önemli. Bunların piyasalarda bir karşılığının olması muhtemeldir. Bunlar iyimser temenniler. Geçtiğimiz yıl da buna benzer beklentiler birçok defa gündeme geldi. Bu açıdan para girişleri dahil gerçekleşmeleri görerek ileriye yönelik projeksiyon yapmak yerinde olacak. Yıla iyimser bir görünüm ile başlayan Borsa İstanbul’da ABD’nin Venezuela’yı vurmasıyla öne çıkan jeopolitik gelişmelerin etkisi hissedilebilir.

Yeni yıl ABD başkanı Trump’ın Venezuela operasyonu ile başladı. ABD’nin Venezeula’yı vurması ve başkan Mudoru’yu alı koyması gerginliği artırdı. Zaten bir süredir tehdit ediyordu. Ancak geçtiğimiz günlerde Çin ve Rusya açık bir uyarıyla “Venezuela’nın yanındayız” demişti. Hatta Rusya, Venezuela bizim “müttefik ve ortağımızdır” diyerek daha üst noktada bir destekten söz etmişti. Bu açıdan Rusya ve Çin olaya müdahil olursa ekonomik ve siyasi çok farklı sonuçları olur. Venezeula en yüksek petrol rezervine sahip ülke konumunda. Ancak olay petrol ile sınırlı kalmaz. Artacak güvenli liman ihtiyacı nedeniyle altın ve buna bağlı olarak gümüş ile diğer kıymetli madenleri de etkileyecek. Her ne kadar Rusya-Ukrayna ve Gazze konusunda insiyatif alıp barış çabası gösterse de Trump başkan olduğu günden bu yana gerilim politikasını hiç bırakmadı. Savaşta ve barışta ben varım dercesine süper güç rolünü oynamaya devam ediyor. Piyasaların dikkati Venezuela gündemiyle açılacak ve haliyle dikkatler petrol ve altın fiyatlarında olacak. Diğer yandan, İran’da %48’e ulaşan enflasyon, riyalin değer kaybı ve ekonomik gerekçeler ile başlayan gösterilerle birlikte Trump’ın İran’a da müdahale tehditleri var. Venezuela’nın üzerine bir de İran’a müdahale söz konusu olursa olay çok farklı mecralara taşınır. İran, Rusya ve Çin ile işbirliği halinde. Ayrıca Çin ve Tayvan konusu tekrar gündeme geldi. Anlaşılan piyasalar bir süre jeopolitik gelişmelerin etkisinde kalacak. Pazartesi sabaha kadar olay daha fazla netlik kazanır piyasalar da ona göre gardını alır. Ancak altın, gümüş, petrolü daha fazla konuşacağımızı şimdiden söylemek mümkün. Jeopolitik gelişmeleri hariç tutsak dahi, parlak geçen 2025 yılının ardından bu yıl da kıymetli metaller hep takipte olacak. Japonya hariç küresel ölçekte düşük faiz ortamının sürecek olması, jeopolitik risklerin gündemden düşmemesi, dolar ve ABD tahvillerine olan güvenin azalmasına bağlı olarak altın, gümüş, platin ve paladyum gibi emtialara ilgi devam edebilir. Bu yıl bunlara bakırın da eklenmesi olası görülüyor. Görünen o ki yatırımcılar kağıtlar yerine reel varlıklara daha fazla ilgi göstermesi muhtemel. Dış piyasalara Venezuela olayının “bu aşamada” sınırlı bir etki yaptığını söylemek mümkün.

@ParaBorsaNet'i X'te Takip Et!

ÖNEMLİ HABERLER VE GÜNCEL PİYASA YORUMLARINI KAÇIRMAMAK İÇİN BURAYA TIKLAYARAK HEMEN X'TE BİZİ TAKİP EDİN!