Borsa Yorumu / İntegral Yatırım – (19.01.2026)

Piyasa Beklentimiz

Borsa endeksi geçen haftayı %3,8 artıda kapattı. Bankacılık endeksi %0,71 düşüş sergilerken, Tüm endeksten BİST100 çıktıktan sonraki kalan hisselerde %2,8 yükseliş izlendi. Geçen haftanın yıldızı BİST30 endeks içindeki banka harici hisselerdi. 30 endeks geçen hafta %5,05 yükseldi. BİST 30 endeksi içinde havacılık ve bankacılık hisseleri aşağı yönde bir eğilim izledi. Genel olarak genele yayılan bir yükseliş olduğundan bahsetmek hala zor. Ancak BİST100 hisseleri dışında kalan orta ölçekli şirketlere de yavaş yavaş iyimserlik geldi diyebiliriz.

Bu hafta 22 Ocak haftasında Merkez Bankasının faiz kararını takip edeceğiz. 150 baz puanlık faiz indirim bekliyoruz. Piyasa beklentisinin ortak kararı da 150 baz puanlık faiz indirimi gelmesi yönünde. Bu zaten fiyatlar içinde. Dolayısıyla farklı bir faiz kararı gelmesi halinde piyasa daha farklı bir fiyatlama içine girebilir. Bununla birlikte Merkez bankasının yönlendirmesi ve karar metnindeki ifadeler de önemli olacak. 23 Ocak’ta ise hem Fitch hem de Moody’ faiz not değerlendirmesini alacağız. Notta bir artış beklememekle birlikte görünüm pozitife dönebilir. Bunun iyimserliğini bir sonraki hafta alabiliriz.

2026 yılının ilk yarısı Venezuela’da Maduro rejiminin devrilmesi, İran’a yönelik askeri güç kullanma tehditleri ve Grönland’ın ilhak olasılığı gibi tarihte eşine az rastlanır bir jeopolitik yoğunlukla başladı. Ancak bu ağır manşetlere rağmen, küresel hisse senedi piyasaları adeta bir bağışıklık kazanmışçasına yükselişini sürdürüyor. S&P 500’ün yeni yıla %1,5’lik bir artışla girmesi ve Nasdaq’ın teknoloji rallisiyle %3’e yakın prim yapması, yatırımcıların bu krizleri uzun vadeli ekonomik birer çöküşten ziyade nokta atışı ve kısa süreli olaylar olarak fiyatladığını gösteriyor. ABD dolarının (DXY) güvenli liman arayışıyla %1 değer kazanması, piyasa aktörlerinin riskleri öngörmek yerine olay anında tepki vermeyi tercih eden bekle-gör modunda kaldığını kanıtlıyor. Kısacası borsa, jeopolitik gerilimler henüz küresel ticaret hatlarını kalıcı olarak bozmadığı sürece, Washington’dan gelen gürültüyü bir satış dalgasına dönüştürmeye niyetli görünmüyor.

2026’nın ilk ayları jeopolitik başlıklar açısından son derece yoğun başladı. Venezuela’da Maduro yönetiminin geleceği, İran’a yönelik sertleşen askeri söylemler ve hatta Grönland’ın statüsüne dair tartışmalar, normal şartlarda piyasalarda ciddi dalgalanmalara yol açabilecek gelişmeler. Ancak tabloya bakıldığında, küresel hisse senedi piyasalarının bu gündeme oldukça soğukkanlı yaklaştığı görülüyor. Yılın başından bu yana S&P 500’ün %1,5 civarında yükselmesi, Nasdaq’ın ise teknoloji hisseleri öncülüğünde %3’e yaklaşan bir performans sergilemesi, yatırımcıların bu riskleri sistemik bir tehditten ziyade geçici ve sınırlı etkiler yaratabilecek olaylar olarak değerlendirdiğine işaret ediyor. Jeopolitik gürültü yüksek olsa da, piyasa fiyatlamaları küresel büyüme ve şirket kârlılıkları üzerinde kalıcı bir hasar beklentisi taşımıyor. ABD dolar endeksinin (DXY) yaklaşık %1 değer kazanması ise, riskten kaçıştan çok temkinli bir pozisyonlanmaya işaret ediyor. Yatırımcılar şu aşamada sert senaryoları önden fiyatlamak yerine, gelişmeleri izleyip gerektiğinde hızlı tepki vermeyi tercih ediyor. Bu da piyasaların klasik bir bekle-gör modunda olduğunu gösteriyor.

Haftaya ABD piyasalarının tatil nedeniyle kapalı olduğu sakin bir başlangıç yapıyoruz. Ancak Asya kanadında Çin’in GSYİH, sanayi üretimi ve işsizlik verileri haftanın ilk büyük makro sınavı olacak. Salı günü Çin Merkez Bankası’nın faiz kararı ve Avrupa’nın ekonomik moralini ölçen ZEW endeksleri ön plandayken, Çarşamba günü odağımız İngiltere enflasyonuna ve AMB Başkanı Lagarde ile ABD Başkanı Trump’ın yapacağı konuşmalara kayacak. Perşembe günü ise içeride TCMB’nin faiz kararı, dışarıda ise ABD’nin GSYİH büyüme rakamları ve Fed’in enflasyon göstergesi olarak en çok önemsediği Kişisel Tüketim Harcamaları verileri küresel piyasalarda yönü tayin edecek. Haftayı kapatırken ise Japonya Merkez Bankası’nın faiz kararı ve ardından Almanya, Euro Bölgesi, İngiltere ve ABD’den art arda gelecek olan PMI verileriyle ekonomilerin 2026’nın başında imalat ve hizmet sektörüyle ilgili bilgi almış olacağız.

BIST 100 Endeksi

Teknik olarak, Borsa endeksindeki güçlü eğilim devam ediyor. Saatlik grafikte 12500 seviyesinde yakın destek bulunuyor. Bununla birlikte hem kısa hem de haftalık grafiklerde eğilim yukarı yönlü olmaya devam ediyor. Ancak bir süredir düzeltme yapmadığından dolayı 12500 seviyesine doğru bir geri çekilme beklenebilir. Burasının kısa vadede ne kadar güçlü bir destek oluşturup oluşturmayacağını göreceğiz. Kısa vadede çok güçlü bir düzeltme yapmadığı takdirde ise kazandığı hızın 13000 seviyesine doğru sürmesi beklenebilir.

Dirençler: 12.850 / 13.000 / 13.580
Destekler: 12.500 / 12.225 / 12.000

Bugün hareketli olmasını beklediğimiz hisseler:

ASTOR, BTCIM, DOAS, DOHOL, EREGL, FROTO, KCHOL, TRMET, MGROS, MPARK: Güçlü teknik görünümün devamı
CWENE: 22 günlük ortalama üzerinde güçlenme beklentisi
GRSEL, KRDMD, ENKAI: 22 günlük ortalaması üzerindeki tepkinin sürme ihtimali

VIOP Strateji – XU030 Spot Endeks

30 endeks vadeli işlemlerde spot piyasadaki fiyatta güçlü teknik görünüm devam ediyor. İlk aşamada 13675 seviyesi üzerinde fiyatlama devam ettiği sürece vadeli uzun pozisyonlar korunabilir. Spot endekste bu seviyenin kırılması durumunda uzun pozisyonların sonlandırılıp kısa pozisyona geçilmesinde fayda olacaktır. Ancak henüz dönüş sinyali yok. Görünüm güçlü devam ediyor diyebiliriz.

Kaynak: İntegral Yatırım BİST Günlük Bülten

@ParaBorsaNet'i X'te Takip Et!

ÖNEMLİ HABERLER VE GÜNCEL PİYASA YORUMLARINI KAÇIRMAMAK İÇİN BURAYA TIKLAYARAK HEMEN X'TE BİZİ TAKİP EDİN!