Borsa Yorumu / İnfo Yatırım – (27.01.2026)

BİST100 endeksinde yatay başlangıç gerçekleşmesini bekliyoruz.

TCMB ve TÜİK iş birliğiyle hazırlanan 2026 Ocak ayı Sektörel Enflasyon Beklentileri yayımlandı. Piyasa katılımcılarında beklentiler bir önceki aya göre 1,15 puan azalarak %22,20 seviyesine indi. İmalat sanayi firmalarının temsilcileri arasında beklenti 1,90 puan düşüşle %32,90 olarak gerçekleşti. Piyasa ve reel sektörün aksine, hanehalkının enflasyon beklentisi Ocak ayında da artış eğilimini sürdürdü. Hanehalkının 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi 1,18 puan artarak yüzde 52,08 seviyesine tırmandı. Buna karşın, hanehalkı içinde “enflasyonun düşeceğini” düşünenlerin oranında sınırlı bir kıpırdanma yaşandı. Gelecek 12 aylık dönemde fiyat artış hızının yavaşlayacağını öngörenlerin oranı 1,64 puan artışla %26,17’ye çıktı.

Altın ve gümüşte rekorlar tazelendi. Trump’ın Grönland’a yönelik açıklamalarının yarattığı jeopolitik belirsizlik, küresel piyasalarda risk algısını artırarak yatırımcıların güvenli liman arayışını güçlendirirken ve bu durum altın fiyatlarını yukarı yönlü destekledi. Grönland’ı almak için egemenlik tartışmalarını ve büyük güç rekabetini tetikleyen bu tür söylemler siyasi risk primini yükseltirken, portföylerin daha korumacı bir yapıya kaymasına neden oluyor. Artan jeopolitik tansiyonla birlikte DXY ve tahvil piyasalarında dalgalanma yaşanırken, enflasyona ve küresel belirsizliğe karşı korunma aracı olarak görülen altına olan talep belirgin şekilde artıyor. Bu kapsamda Trump’ın açıklamaları, yalnızca diplomatik düzlemde değil, finansal piyasalar üzerinde de etkili olmuş, güvenli liman talebini güçlendirerek altın fiyatlarının yukarı yönlü seyrini destekleyen bir unsur olarak öne çıkıyor.

Fed Başkanı Powell’ın görev süresi Mayıs’ta sona erecek. Trump’ın kendi kafa yapısına uygun Fed Başkanı’nı seçeceğini açık şekilde dile getirmesi, Fed’in bağımsızlığına yönelik soru işaretlerini artırarak piyasalarda güveni zedeleyen bir unsur olarak öne çıkıyor. Para politikasının siyasi baskılara daha açık hale gelebileceği algısı, enflasyon beklentilerinin bozulmasına, uzun vadeli faizlerde risk priminin yükselmesine ve doların güvenli liman niteliğinin sorgulanmasına yol açıyor. Bu ortamda yatırımcılar, parasal genişleme ve gevşek politika ihtimaline karşı satın alma gücünü koruma refleksiyle altına yönelmekte, reel faizlerin düşebileceği beklentisi de altın talebini desteklemekte. Dolayısıyla Fed’in bağımsızlığına dair tartışmaların yoğunlaşması, yalnızca ABD para politikasına ilişkin belirsizliği artırmakla kalmamakta, aynı zamanda küresel ölçekte güvenli liman arayışını güçlendirerek altın fiyatlarının yukarı yönlü seyrini besleyen önemli bir faktör haline getiriyor.

ABD’de çekirdek enflasyon verilerinin beklentilerin altında kalması ile Fed’in faiz indirimlerine yönelik beklentilerin güçlenmesi, altın fiyatları açısından yapısal olarak destekleyici bir unsur olarak öne çıkarıyor. Piyasalar bu hafta açıklanacak faiz kararında odaklanırken, faiz indirimleri nominal ve özellikle reel faizlerin gerilemesine yol açarak getirisi olmayan altının alternatif maliyetini düşürüyor. Bu durum, portföy dağılımında altının cazibesini artırırken, aynı zamanda daha gevşek para politikasının orta vadede enflasyonist riskleri besleyebileceği algısı da değer saklama aracı olarak altına olan talebi güçlendiriyor. Buna ek olarak, faiz indirim beklentilerinin dolar üzerinde yaratabileceği baskı, altının dolar bazlı fiyatını yukarı yönlü destekleyen bir durum olarak öne çıkıyor. Sonuç olarak Fed’in faiz indirim patikasına ilişkin beklentiler, hem reel getiri dinamikleri hem de döviz ve risk algısı kanalları üzerinden altın fiyatlarında yukarı yönlü eğilimi destekleyen temel makro faktörler arasında yer alıyor.

Kaynak: İnfo Yatırım Hisse & VİOP Günlük Bülten

@ParaBorsaNet'i X'te Takip Et!

ÖNEMLİ HABERLER VE GÜNCEL PİYASA YORUMLARINI KAÇIRMAMAK İÇİN BURAYA TIKLAYARAK HEMEN X'TE BİZİ TAKİP EDİN!