YEP ‘stagflasyon’ riskini önleyecek

Kerem Alkin – 24.09.2018

1988’de yüksek lisans tezimi ‘stagflasyon’ konusunda yazdığımda, ana mesele, ülke ekonomisinin aynı anda hem yüksek enflasyon, hem ağır ekonomik durgunluk, hem de yüksek işsizlik oranı yaşaması anlamına gelen ‘stagflasyon’un gelişmekte olan ekonomilerde de görülüp görülemeyeceği konusuydu.

1980’li yılların şartlarında, temel tespit ‘stagflasyon’un bir gelişmiş ekonomi sendromu olduğu, gelişmekte olan ülkelerde görülmediydi.

Çünkü gelişmekte olan ülkeler, yapıları gereği, gelişmiş ülkeler ölçüsünde ‘ağır durgunluk’ dönemine girmiyordu. Peki, gelişmiş ülkeler ‘ağır durgunluk’ dönemine neden girmişlerdi?

Çünkü 1970’lerin ortasından itibaren, OPEC’in petrol fiyatlarını artırmasının tetiklediği ‘maliyet enflasyonu’ basıncını dünyanın önde gelen merkez bankaları faizleri aşırı yükselterek durdurmaya çalışmış; gelişmiş ülkeler ağır durgunluk dönemine girmişti.
Ağustos sonu itibariyle yüzde 32’ye dayanmış olan Yurtiçi ÜFE, maliyet enflasyonunun göstergesi olarak, TÜFE yıllık artış oranına 14 puan fark atmış durumda.

Maliyet enflasyonu salt para politikasıyla halledilemez; maliye politikası ve hükümetin direkt kontrol politikalarını da gerektirir.

Devamı için TIKLAYINIZ!
Finkafe'de Paylaş