YEP, bilgi ekonomisi ve 5G

Kerem Alkin – 26.09.2018

Yeni Ekonomik Program’ın (YEP) ‘dengeleme-disiplin’ dönemi tamamlandıktan sonra geçilecek olan ‘üretim ve ihracatta yüksek katma değere odaklı değişim’ dönemi, Türkiye’yi ‘orta gelir tuzağı’na düşme riskinden kurtarmak adına, gerçek manada bir ‘bilgi ekonomisi’ hamlesine odaklanmayı gerektiriyor. Bu nedenle, salt ekonomi alanında alınacak tedbirler ve yatırımların verimliliğini, kalitesini arttıracak, ihracatı destekleyecek tedbir ve yapısal reformlar değil, Türkiye’ye bilgi ekonomisine dayalı bir ‘bilim-teknoloji-inovasyon’ ekosistemi kazandıracak yasal altyapı ve zihinsel dönüşümün de tamamlanması gerekiyor.

TBMM’nin yeni yasama döneminde hızla hayata geçirilebilecek ‘bilgi ekonomisi’ne dayalı yeni bir ‘bilim-teknoloji-inovasyon’ ekosistemi yasası, genel kurulda onaylandıktan sonra, Türkiye’yi 2023, 2053, 2071’e taşıyacak tarihi bir zihinsel dönüşüm için yol haritası netlik kazansa da, bu zihinsel dönüşümün teknik altyapısına dönük olası tıkanma, Türkiye’yi önümüzdeki 10 yıl içerisinde küresel rekabette ulaşabileceği seviyenin gerisinde bıraktıracaktır.

Bu noktada, 5G teknolojisinin nasıl okunduğu, nasıl algılandığı ve 5G teknolojisinin başarısı adına, Türkiye’nin ne düzeyde bir ulusal geniş bant altyapısına sahip olması gerektiği iyi okunmalı, iyi analiz edilmeli ve üzerinde çalışılmalı. Her şeyden önce, Türkiye 5G teknolojisine insanlar akıllı cihazlarıyla daha rahat konuşsun, daha kolay sohbet etsin, daha kolay sosyal paylaşım yapsın, müzik indirsin, daha hızlı video, dizi seyretsin diye geçtiğimiz zannediliyor ise, vahim bir hatanın eşiğindeyiz demektir.

Devamı için TIKLAYINIZ!
Finkafe'de Paylaş